Seçilmiş Gelir İdaresi Özelgeleri

03 Aralık 2018

 

Recep BIYIK

Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle özelgeler oldukça önemli ve izlenmesi gereken kaynaklar.

Gelir İdaresi’nce verilen özelgelerden seçilmiş bazılarının özetine, yorum yapmadan zaman zaman bu köşede yer vermeye çalışıyorum.

İşte son zamanlarda verilen özelgelerden seçtiğim bazılarının özeti. Özelgelerin tam metinlerine Gelir İdaresinin internet sitesinden ulaşmak mümkün.

 

Mevbank Vergi

 

- Ödeme kaydedici cihaz fişleri defterlere toplu olarak kaydedilebilir mi?

(08.10.2018 tarih ve 390819 sayılı özelge)

Vergi Usul Kanunu’nda, tutulan defterlerin kayıt şekilleri konusunda, herhangi bir hüküm yer almamakta; ancak kayıtlarda bulunması gereken asgari bilgi, kayıt zamanı ve maksat konusunda düzenlemeler yer almaktadır.

Ödeme kaydedici cihaz fişleri, defterlere ayrı ayrı kaydedilebileceği gibi; en fazla 10’ar günlük muhasebe kayıt periyodu dikkate alınarak oluşturulacak bir icmale bağlanmak suretiyle, her bir icmal itibariyle, tek bir yevmiye maddesi olarak da kaydedilebilir.

- Vadeli olarak alınan gayrimaddi hak hangi bedelle aktifleştirilir?

(21.09.2018 tarih ve 108337 sayılı özelge)

Vadeli olarak alınan 49 yıl süreli işletme hakkının, vade farkı dahil alım bedeli dikkate alınarak aktifleştirilmesi ve Amortisman Listesi’nin “55. Gayrimaddi İktisadi Kıymetler” bölümü kapsamında 15 yılda ve % 6,66 oranı ile itfa edilmesi gerekmektedir.

- Mahsup talebinin kabul edilmemesi nedeniyle vadesinde ödenmeyen vergi, vergi indirimi olanağını ortadan kaldırır mı?

(11.06.2018 tarih ve 548774 sayılı özelge)

Geçici vergi beyannamesi yasal süresi içerisinde verilmekle birlikte, tahakkuk eden vergiye ilişkin mahsup talebinin bir kısmının yerine getirilmeyerek gecikme zammı ile birlikte vadesinden sonra ödenmesi halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi” başlıklı mükerrer 121. maddesi hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

- Gerçek kişi ortaktan yapılan borçlanmaların vergisel sonuçları nelerdir?

(08.10.2018 tarih ve 57752 sayılı özelge)

Gerçek kişi ortaktan alınan borç için herhangi bir faiz ödemesi durumunda, gerçek kişi ortağa ödenecek faiz bedelinin emsallere uygun olması gerekmektedir. Şirket tarafından ortaktan alınan borcun örtülü sermaye kapsamında olması halinde, bu borç nedeniyle ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin gider olarak yazılması mümkün bulunmamaktadır. Bununla birlikte, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda oluşacak kur farkı gelirleri de söz konusu borcun örtülü sermaye olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak, vergiye tabi kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınmayacaktır.

Öte yandan, şirketin nakit ihtiyacı olmadığı halde gerçek kişi ortaktan alınan paralara ilişkin ortaya çıkan kur farklarının, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgisi olmadığından, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.

- Bedeli döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenen işlemlerde faturada dikkate alınacak kur ve ödeme tarihinde ortaya çıkan kur farkının belgelendirilmesi nasıl olmalıdır?
(21.09.2018 tarih ve 375281 sayılı özelge)

Vergi Usul Kanunu uygulamasında, döviz cinsinden veya dövize endeksli işlemlere ilişkin olarak;
- Düzenlenen sözleşmede döviz kurunun taraflarca belirlenmiş olması halinde, (avans olarak yapılan ödemeler dahil) düzenlenecek satış faturalarında Türk Lirası karşılığının gösterilmesi şartıyla, sözleşmede belirlenen döviz kuru üzerinden ilgili bedel Türk Lirasına çevrilerek defter kayıtlarına geçirilmektedir.

- Düzenlenen sözleşmede döviz kurunun taraflarca belirlenmemiş olması halinde, satış faturasında yer alan bedel T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek defter kayıtlarına geçirilmektedir.

- Fatura düzenleme tarihinden, ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar satıcı lehine oluşan kur farkları için satıcı tarafından alıcı adına, satıcı aleyhine oluşan kur farkları için ise mükellefiyeti bulunmasına bağlı olarak alıcı tarafından satıcı adına fatura düzenlenmekte; kur farkının hesaplanmasında, kayıtlara ilgili borcun kaydedildiği kur ile ödemenin yapıldığı günkü kur arasındaki fark esas alınmaktadır.

Kaynak: Dünya Gazetesi