
5 Puanlık SGK Prim İndirim Oranında Düzenleme Yapan 7538 Sayılı Kanun Yayımlandı
15 Ocak 202515.1.2025 tarihli Resmi Gazete’de 7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 87’nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Çalışma gücü kayıp oranına göre emekli olunmasında norm ve standart birliğinin sağlanması, aynı statüde olanlara aynı mevzuat hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacı ile bu düzenleme yapılmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan “tedaviye yönelik hizmet alımları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun ile 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yurt dışından gerçekleştirilecek beşeri tıbbi ürün alımları ve bunlara ilişkin hizmet alımları” ibaresi eklenmiştir.
Bu düzenleme ile genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için gerekli görülen ancak yurt içinden temin edilemeyen beşerî tıbbi ürünlerin, Sağlık Bakanlığı’nca verilecek onay ile SGK tarafından yurt dışından temin edilerek sigortalılara hızlı bir biçimde sağlanması amaçlanmıştır.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile Sağlık Bakanlığı teşkilat yapısında yaşanan değişiklikler göz önüne alınarak mülga kurum ibareleri ile pilot uygulama dönemine ilişkin ibareler madde metninden çıkarılmış, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının mesai dışında aile hekimliği birimlerinde sunulmasının sağlanması, yabancılara sunulan birinci basamak sağlık hizmetlerinin ücretlendirme hususunun belirlenmesi, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında ücretli olarak verilmekte olan özel amaçlı raporların daha düşük bedelle aile hekimliği birimleri üzerinden düzenlenmesi, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında yaşanan başvuru yoğunluğunun önüne geçilmesi ve gereksiz başvuruların azaltılması amaçlanmıştır.
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 35 inci maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “bu Kanun ve diğer mevzuatla verilen görevleri” ibaresi “görevlerini” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci cümlesinde yer alan “kamu idareleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20'nci maddesi kapsamındaki bankaların, sigorta ve reasürans şirketlerinin, ticaret odalarının, sanayi odalarının, borsaların veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş bulunan sandıklar” ibaresi eklenmiştir. Bu düzenleme ile sigortalılara yönelik iş ve işlemlerinin hızlandırılması ve özellikle yersiz ödemeler yapılmasının önlenmesi amacı ile SGK tarafından işlenen kişisel verilerin, 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesi kapsamında sosyal güvenlik hizmeti vermeye devam eden banka sandıklarıyla paylaşılmasına imkân tanınmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 60’ıncı maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ilk kayıt tarihinden” ibaresi “eğitim öğretim yılı başlangıç tarihinden” şeklinde, “olurlar” ibaresi “sayılır” şeklinde değiştirilmiş; ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye fıkra eklenmiştir. Türkiye’de öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin genel sağlık sigortasından yararlanabilmeleri için başvuru süreleri ilk kayıt tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlandırılmış olup bu durum talepte bulunmayan öğrencilerin sigortalı olmalarına engel olduğundan bu düzenleme ile söz konusu öğrencilerin kayıtlarının devam etmesi şartıyla herhangi bir eğitim öğretim yılının başlangıç tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunarak genel sağlık sigortalısı olmalarına imkân tanınmıştır. Ek olarak Uluslararası Öğrenciler Değerlendirme Kurulu kararı ile veya Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından burs verilen öğrencilerin diğer kamu kurumlarında olduğu gibi prim ödeme süreçleri ile bunlar için ödenecek prim tutarı düzenlenmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 63'üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“g) Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmek üzere, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklenen, Sağlık Bakanlığınca izin ve onay verilen kamu hastaneleri ve devlet üniversitelerinde yapılan klinik araştırmalarda, araştırma ürünlerinin sağlanması hariç olmak üzere, bu madde kapsamında Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri.”
Bu düzenleme ile hastaların yeni tam ve tedavi ürünlerine daha fazla erişim imkânına sahip olması, SGK'nın uzun vadede üzerindeki mali yükün görece azalması, yerli ilaç, tıbbi cihaz ve tıbbi malzeme sektörünün yeni ürünler geliştirmesinin teşvik edilmesi ve ülkemizde daha fazla klinik araştırma yapılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 67'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) 60 ıncı maddenin yedinci fıkrasına göre genel sağlık sigortalısı sayılanların, (c) bendinde sayılan şartlarla birlikte, bir eğitim öğretim yılına ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin tamamını tescil tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri,”
Bu değişiklik ile bir eğitim yılına ilişkin primlerin tamamının ödenmesi için öngörülen bir aylık sürenin, tescil tarihinden itibaren başlatılması sağlanarak var olan düzensizlik giderilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “2” ibaresi “20” şeklinde değiştirilmiş, altıncı cümlesinde yer alan “önceki basamaklardan sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı gibi hususları göz önünde bulundurarak on katına kadar artırmaya” ibaresinden sonra gelmek üzere “, birinci basamak sağlık hizmeti sunucularından sevk edilenler için yarısına kadar azaltmaya” ibaresi eklenmiş ve fıkranın son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu fıkrada belirtilen 1 Türk lirası, 20 Türk lirası ve 3 Türk lirası, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı kadar her yıl artırılır.”
Bu düzenleme ile ayakta tedavilerde hekim ve diş hekimi muayenesi için alınan katılım payları yeniden düzenlenmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 81'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin birinci cümlesinde yer alan “beş” ibaresi, 1.2.2025 tarihinden geçerli olmak üzere, “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile özel sektör işverenleri için beş puanlık prim teşviki; hali hazırda 15 ayrı teşvik uygulaması bulunması, kamu harcamalarının gözden geçirilmesi ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacıyla dört puana düşürülmüştür.
5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “(c) ve (d) bentlerinde” ibaresi “(c), (d) ve (g) bentleri ile 60'ıncı maddenin sekizinci ve onuncu fıkralarında” şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile burs verilen yabancı uyruklu öğrencilerin, avukatlık stajı yapanların ve 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanunu kapsamında hizmet öncesi eğitime alınanların genel sağlık sigortası primlerinin ilgili Kurum tarafından ödenme sürelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
5510 sayılı Kanun'un geçici 2’nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan 28 inci maddenin beşinci fıkrasına göre aylık talebinde bulunanların Kanunun yürürlük tarihinden önceki hizmet sürelerine ilişkin aylıklarının hesabında, birinci fıkranın (a) bendine göre esas alınacak aylık bağlama oranı 506 sayılı Kanunun mülga 61 inci maddesinin dördüncü fıkrası dikkate alınarak belirlenir.”
Bu fıkra ile 5510 sayılı Kanunun 28’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre aylık talebinde bulunan mezkûr Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların 2008 yılı Ekim ayı öncesi döneme ilişkin aylık hesaplamalarında mevcut uygulamanın devamına imkân sağlanmıştır.
5510 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilenlerden öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, yetim aylıklarının bağlanmamasını veya bağlanan yetim aylıklarının kesilmesini gerektirmez.”
“Bu madde kapsamında aylık alan ya da hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylığa hak kazanacak erkek çocuklar için 5434 sayılı Kanunun mülga 74 üncü maddesinin altıncı fıkrası hükümleri uygulanmaz. Bu fıkranın ikinci ve üçüncü cümlesi hükümleri bu Kanunun geçici 18 inci maddesi kapsamındaki yetimler hakkında da ilgisine göre uygulanır.”
Eklenen bu cümleler ile harp okulu, polis akademisi öğrencileri ile astsubay ya da polis olarak naspedilmek üzere öğrenim/eğitim gören öğrencilere 5510 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun kapsamında ödenmekte olan yetim aylıklarının kesilmesindeki farklılıklar giderilmektedir. Bu düzenleme ile söz konusu öğrencilere 5510 ve 5434 sayılı Kanun kapsamında ödenmekle olan yetim aylıklarının kesilmemesi konusunda norm ve standart birliği sağlanmıştır. Ek olarak 5434 sayılı Kanun kapsamında, ikinci üniversite veya yüksek lisans programlarına devam eden öğrencilere, 5510 sayılı Kanun’a tabi olanlarda olduğu gibi, 25 yaşını dolduruncaya kadar ikinci lisans veya yüksek lisans eğitimi süresince yetim aylığı ödenmesi sağlanmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un geçici 6’ncı maddesinin yedinci fıkrasının (d) bendinin (1) numaralı alt bendi ve (e) bendinin (1) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1) 31/12/2008 (dahil) tarihinden önce sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,”
“1) 31/12/2008 (dahil) tarihinden önce sigortalı sayılanlar için 4100 gün olarak,”
Bu değişiklik ile 506 sayılı Kanunun geçici 87’nci maddesinin yürürlükten kaldırılmasına yönelik değişiklik ve 5510 sayılı Kanunun geçici 10’uncu maddesinde yapılan değişiklikler ile 1/10/2008 tarihinden önce sigortalılığı başlayanlara aylık bağlanmasında çalışma gücündeki kayıp oranlarının esas alınması öngörüldüğünden, madde ile bu değişikliklere uyum sağlanarak sigortalılığı 31/12/2008 (dâhil) tarihinden önce başlayan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan çalışma gücü kayıp oranı; %40 ila %49 arasında olanların 18 yıl sigortalılık süresi ve 4100 gün prim ödemeleri, %50 ila %59 arasında olanların ise 16 yıl sigortalılık süresi ve 3700 gün prim ödemeleri şartıyla yaşlılık aylığından yararlanmaları amaçlanmıştır.
5510 sayılı Kanun'un geçici 10’uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrasında yer alan “ve ikinci” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
“Engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanarak yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlar hakkında 28 inci maddenin beşinci fıkrası ile 94 üncü madde hükümleri uygulanır.”
Bu düzenleme ile 2008 yılı Ekim ayından önce sigortalı olan engelliler için de vergi indirim belgesi esas alınarak yürütülen emeklilik işlemlerinin, 5510 sayılı Kanun kapsamında çalışma gücü kaybına göre belirlenmesi ve tüm uygulamanın SGK tarafından yürütülmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, yürürlük tarihinden önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananların mevcut aylıklarının ödenmesine devam edilmesi, bunlardan kontrol muayenesine tabi tutulanların yeni sağlık kurulu raporlarına göre çalışma gücü kayıp oranlarının, Gelir İdaresi Başkanlığı merkez sağlık kurulu yerine SGK sağlık kurullarınca aylık bağlanmasına esas rapor tarihindeki yürürlükte olan tıbbi mevzuat da dikkate alınarak değerlendirilmesi suretiyle kazanılmış haklarının korunması amaçlanmaktadır.
5510 sayılı Kanun'a aşağıdaki geçici 107. madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 107- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında faaliyette bulunanların tarımsal faaliyetlerinin başlaması ve sonlanmasına ilişkin olarak ilgili meslek kuruluşlarınca 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen bu maddenin yürürlük tarihinden önceki sürelere ait bildirim yükümlülüklerinin bu maddenin yürürlük tarihinden önce kanuni süresi dışında yerine getirilmiş olması veya bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde yerine getirilmesi durumunda idari para cezası uygulanmaz. Bu yükümlülükler için bu maddenin yürürlük tarihinden önce uygulanan idari para cezaları, kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın terkin edilir, ancak tahsil edilmiş tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez.
Bu madde ile maddenin yürürlük tarihinden önceki süreler ile sınırlı olmak üzere, tarımsal faaliyette bulananlara ilişkin bildirim yükümlüğünü yerine getirmemiş olan ziraat odalarına uygulanan idari para cezalarının terkin edilmesine, bildirim yükümlüğünü 6 ay içinde yerine getirecek olan ziraat odalarına da idari para cezası uygulanmaması hüküm altına alınmıştır.
5510 sayılı Kanun'a 1.2.2025 tarihinden geçerli olmak üzere, aşağıdaki geçici madde 108 eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 108- 81 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinin birinci cümlesinde yer alan “dört” ibaresi; aynı bentte yer alan şartlarla birlikte işverenlerin imalat sektöründe faaliyet göstermesi halinde “beş” olarak uygulanır.
Bu madde hükümleri 31/12/2026 tarihine kadar uygulanmaya devam edilir. Cumhurbaşkanı, bu maddenin uygulanma süresini 31/12/2027 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”
Bu madde ile 5510 sayılı Kanun’un 81’inci maddesinde özel sektör işverenleri için öngörülen ve işbu Kanun ile 5 puandan 4 puana düşürülen teşvik uygulamasının; imalat sektöründe faaliyet gösteren işyerleri için 31/12/2026 tarihine kadar 5 puan olarak devam etmesi hüküm altına alınmış ve yararlanma süresini 31/12/2027 tarihine kadar uzatma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (ş) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“d) Eğitim kurumu: Bu Kanun ile bu Kanuna dayanılarak düzenlenen alt mevzuat hükümleri uyarınca eğitim vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşları,”
“ş) Diğer sağlık personeli: İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirilmek üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, diğer sağlık personeli belgesine sahip ebe, hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknikeri, acil tıp teknisyeni, çevre sağlığı teknikeri veya çevre sağlığı teknisyeni diplomasına sahip olan kişileri,”
“t) Çalışan sağlığı merkezi (ÇASMER): Sağlık Bakanlığına bağlı, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sunmak üzere bu Kanun kapsamında Bakanlıkça yetkilendirilen, gerekli donanım ve personele sahip birimi,
u) Ekipman muayene kuruluşu: İşin yapılmasında kullanılan her türlü makine, alet, ekipman, tesis, teçhizat, cihaz ve koruyucu sistemlerin iş sağlığı ve güvenliği yönünden; mevzuat, ilgili standart ve kontrol kriterlerine uygun kullanımının sağlanması ve sürdürülmesi adına bakım veya muayene, test ve kontrol yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşları,”
Bu düzenleme ile 6331 sayılı Kanunda yer alan eğitim kurumu tanımı genişletilerek bu alanda yetkilendirilecek diğer kurum ve kuruluşların da yetkilendirilme ve denetim süreçlerinin 6331 sayılı Kanunda yer alması amaçlanmaktadır. Diğer yandan 6331 sayılı Kanun kapsamında yer alan ancak tanımlanmayan diğer sağlık personeli ile kamu adına iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen Çalışan Sağlığı Merkezleri (ÇASMER) ve ekipmanların güvenli kullanımım sağlamak üzere bakım veya muayene, test ve kontrol yapmak üzere yetkilendirilen ekipman muayene kuruluşlarının da tanımlanması ile kavramların açıklanması amaçlanmıştır.
6331 sayılı Kanun'un 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “birimlerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ÇASMER’lerden” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”
6331 sayılı Kanuna yapılan ekleme ile ÇASMER'ler açık bir şekilde ifade edilmiş, iş sağlığı ve güvenliği örgütlenmesindeki konumunu ve işlevi açık bir şekilde ortaya koyulmuştur. Ek olarak 10'dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin, bağlı bulundukları kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşundan hizmet alarak da iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olmaksızın iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirebilmesi amaçlanmıştır.
6331 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “veya iş güvenliği uzmanınca,” ibaresi “, iş güvenliği uzmanı ve/veya ortak sağlık ve güvenlik birimi yönetimi tarafından” şeklinde değiştirilmiş ve dördüncü cümlesinde yer alan “süreyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “; ortak sağlık ve güvenlik biriminin yetki belgesi altı ay, tekrarında ise bir yıl süreyle” ibaresi eklenmiştir. Bu düzenleme ile işyerlerinin OSGB'lerden hizmet alması halinde söz konusu bildirim yükümlülüğünün, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile birlikte OSGB yönetimine de verilmesi ile bahse konu hizmetin kalitesinin artırılması amaçlanmıştır.
6331 sayılı Kanun'un 15'inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de” ibaresi “ÇASMER’lerden, aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmeti sunucularından da” şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile 6331 sayılı Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporlarının, 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ÇASMER'lerden de alınabileceği açıkça ifade edilmiştir. Ek olarak bu işyerleri için ÇASMER'ler, aile hekimleri veya diğer kamu sağlık hizmet sunucuları arasında isteğe bağlı olarak tercih yapma imkânı getirilmesi amaçlanmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisi
EK MADDE 19- Sağlık hizmeti almak üzere, kamu veya özel sağlık kuruluşları ile sağlık mesleği mensuplarına müracaat edenlerin, sağlık hizmetinin gereği olarak vermek zorunda oldukları veya kendilerine verilen hizmete ilişkin kişisel verileri işlenebilir.
Sağlık hizmetinin verilmesi, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması ve maliyetlerin hesaplanması amacıyla Sağlık Bakanlığı, birinci fıkra kapsamında elde edilen verileri alarak işleyebilir. Bu veriler, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda öngörülen şartlar dışında aktarılamaz.
Bakanlık, ikinci fıkra gereğince toplanan ve işlenen kişisel verilere, ilgili kişilerin kendilerinin veya yetki verdikleri üçüncü kişilerin erişimlerini sağlayacak bir sistem kurar.
Üçüncü fıkraya göre kurulan sistemlerin güvenliği ve güvenilirliği ile ilgili standartlar Kişisel Verileri Koruma Kurulunun belirlediği ilkelere uygun olarak Bakanlıkça belirlenir. Bakanlık, ilgili mevzuat uyarınca elde edilen kişisel sağlık verilerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirleri alır; bu amaçla, sistemde kayıtlı bilgilerin hangi görevli tarafından ne amaçla kullanıldığının denetlenmesine imkân tanıyan bir güvenlik sistemi kurar.
Sağlık personeli istihdam eden kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişiler, istihdam ettiği personeli ve personel hareketlerini Bakanlığa bildirmekle yükümlüdür.
Kişisel sağlık verilerinin işlenmesi, güvenliği ve bu maddenin uygulanması ile ilgili diğer hususlar Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.”
İlgili Kanun'un tamamına mevbank neo üzerinden ulaşmak için tıklayınız.