Kanuni Faiz Oranı Değiştirildi!
ERDOĞAN SAĞLAM - 24 Ağustos 2026Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen gecikme zammı oranı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen tecil faiz oranları bakımından Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont işlemlerinde için geçerli iskonto oranı ile avans işlemleri için geçerli olan faiz oranının dikkate alınmamasını daha önce eleştirmiştim. Bence tüm mevzuatlar gereğince uygulanan faiz oranlarının birbiriyle uyumlu olması gerekir!
Değerli okurlar, bugün temmuz ayı sonunda yapılan kanuni faiz oranındaki değişikliği irdeleyeceğim.
Önce “faiz” kavramını açıklamakta yarar var. Anayasa Mahkemesi aşağıdaki kararında faiz kavramını çok güzel bir şekilde açıklamış:
“Faiz alacaklının talep etmeye yetkili olduğu bir miktar paradan yoksun kalmasına karşılık olarak mahrum kalınan süreye bağlı olarak ödenmesini talep edebileceği miktardır. Bir başka yönüyle faiz; alacaklının zararını karşılama işlevi olan, edimini taahhüde uygun biçimde, süresinde, muaccel borcunu vadesinde ödemeyen borçlunun bu süreden yararlanma sonucunda alacaklı lehine doğan bir nakdi bir ödentidir (AYM, E.1997/34, K.1998/79, 15/12/1998)”
Kanuni faiz, tarafların sözleşmeyle bir faiz oranı kararlaştırmadığı durumlarda borç ilişkisine kanun gereği uygulanan faizi ifade eder. Para borcunun ifasında temerrüde düşülmesi durumunda alacaklı, zarar ispatına gerek olmaksızın, kanuni faiz isteyebilir.
Temerrüt faizi ise borçlunun temerrüde düşmesiyle işlemeye başlayan faizdir.
Kanuni faiz ve temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1'inci ve 2'nci maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanuni Faizi Oranı
3095 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmeden önceki 1'inci maddesine göre; Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde miktarı sözleşme ile tespit edilmemiş ise kanuni faizin yıllık yüzde 12 olarak uygulanacağı düzenlenmişti. Ayrıca Cumhurbaşkanı’na bu oranı aylık olarak belirleme, yüzde onuna kadar indirme ve bir katına kadar arttırma yetkisi verilmişti.
20 Mayıs 2024 tarihli ve 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren kanuni faizin yıllık yüzde 24 olarak uygulanmasına karar verilmişti.
Temerrüt Faizi Oranı
3095 sayılı Kanunun 2'nci maddesine göre, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1'inci maddede belirlenen orana (yani kanuni faiz oranına) göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan orandan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.
Mevbank Neo e-bültenine kaydolun, mevzuattaki her güncellemeyi ilk siz öğrenin. Hemen kayıt olun!
Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki belirtilen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz. Akti faiz, taraflar arasında miktarı kararlaştırılan ve borcun doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlayan faizdir. Türk Borçlar Kanunu m.120/2 hükmüne göre, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Kanuni Faize İlişkin Anayasa Mahkemesi'nin İptal Kararı
Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesi, deprem sonucunda taşınmazın yıkılması nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebiyle açılan bir davada, 3095 sayılı Kanun’un kanuni faize ilişkin 1 inci maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Kanuni faiz oranı sözleşmeden kaynaklanan borç ilişkilerine uygulanabildiği gibi haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden ya da -yargı uygulamaları gözetildiğinde- kamu hukukundan kaynaklanan borç ilişkileri bakımından da geçerlidir.
Anayasa Mahkemesi tarafından konu sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden incelenmiştir.
Anayasa Mahkemesi 22/7/2025 tarihli ve E: 2024/24, K: 2025/164 sayılı kararıyla, maddenin “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden iptaline ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (1/9/2026 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde kanuni faiz oranının gerçek zararı telafi edememesi sebebiyle, bu düzenlemenin, Anayasanın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40 ıncı maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturduğuna hükmetmiştir.
Anayasa Mahkemesi, kanuni faizin, paranın zaman içindeki değer kaybını telafi etmesi gerektiğini, aksi durumda alacaklının uğradığı ekonomik kayıptan kurtulamayacağını, enflasyonun çok yüksek olduğu dönemlerde kanuni faizin buna yetişmediğinin açık olduğunu, bu durumun bireyin malvarlığının korunması güvencesiyle bağdaşmayacağını vurgulamıştır.
Anayasa Mahkemesi söz konusu maddede, borcun geç ödenmesi nedeniyle belli bir oranda faiz ödenmesi öngörülmekle birlikte paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi eden mekanizmaların öngörülmemesini ve hukuk sisteminde alacağın değer kaybının önlenmesi için etkili bir hukuk yolunun bulunmamasını mülkiyet hakkına aykırı bulmuştur.
7589 Sayılı Kanun'la Yapılan Değişiklik
7589 sayılı Kanunla Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen ancak 1 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek iptal kararının gerekçesini de karşılayacak bir şekilde, 3095 sayılı Kanunun 1'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirildi:

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren bu değişiklikle, kanuni faiz ödenmesi gereken hallerde miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödemenin yıllık, Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılması ve söz konusu reeskont oranının, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı olması halinde, yılın ikinci yarısı için belirlenen oranın yüzde sekseninin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
Değişiklikten önce kanuni faiz oranı sabitti ve en yüksek yüzde 24 oranı uygulanabilmekteydi. Değişiklikten önce zaten bu sınıra gelinmişti. Bu durum, enflasyon oranının yüzde 24’ü geçtiği durumlarda alacaklının çok mağdur olmasına neden olmaktaydı. Yapılan değişiklikle, alacaklı ve borçlunun menfaatleri arasındaki denge önemli ölçüde sağlanmıştır. Hâlâ bu oran güncel mevduat ve kredi faizlerinin gerisindedir, ancak yine de bu değişiklik önemlidir.
Güncel Kanuni Faiz Oranı Nedir?
Merkez Bankası'nın 20 Aralık 2025 tarihli ve 33113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliği ile son kez belirlediği kısa vadeli kredi işlemlerine ilişkin reeskont (iskonto) oranı yıllık yüzde 38,75'tir. 2025 sonu itibariyle bu oran geçerli idi.
Yeni düzenlemeye göre, bu oranın yüzde 80’i olan (yüzde 38,75 × yüzde 80 =) yüzde 31 oranı 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli kanuni faiz oranıdır. Başka bir ifade ile kanuni faiz oranı 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yüzde 24’ten yüzde 31’e çıkarılmıştır.
2026 yılı sonuna kadar yeni bir oran belirlenmediği sürece bu oran geçerli kalmaya devam edecektir.
30 Haziran 2027 günü itibarıyla, 31 Aralık 2026 günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı yeni bir oran belirlenmediği taktirde, 2027 yılının ikinci yarısı için de yüzde 31 oranı geçerli olacaktır.
Oranlar Arası Uyum
Mevzuatımız gereğince ticari ve vergisel işlemlerde farklı oranlar uygulanmaktadır.
30 Ekim 2025 tarihli yazımda, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen gecikme zammı oranı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen tecil faiz oranları bakımından Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont işlemlerinde için geçerli iskonto oranı ile avans işlemleri için geçerli olan faiz oranının dikkate alınmamasını eleştirmiştim.
Bence tüm mevzuatlar gereğince uygulanan faiz oranlarının birbiriyle uyumlu olması gerekir!
Yazar: Erdoğan Sağlam
Kaynak: https://t24.com.tr/