MDERGI/8737A.008

(ARALIK 2019 Sayı 192)

 

TÜRK VERGİ YARGISI YÖNÜNDEN YARGILAMANIN YENİLENMESİ

 

 

Özkan AYKAR

Gelir Uzmanı

 

Özet

Vergisel işlemlerle ilgili yapılan yargılama neticesinde verilen kararların kanun yolu denetiminden geçmesi süreci 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri doğrultusunda yerine getirilmektedir.

Yargılamanın yapıldığı sırada elde olmayan sebeplerden dolayı yargılamanın sonucunu etkileyecek bazı belge ve bilgilerin yargılama tamamlandıktan sonra ortaya çıkması halinde, hukuka uygunluğun sağlanması için, taraflara "Yargılamanın Yenilenmesi" hakkı tanınmıştır.

Bu yazıda, Danıştay'ın, bölge idare mahkemelerinin, idare ve vergi mahkemelerinin kesin hüküm halini alan kararlarının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53'üncü maddesinde düzenlenen "yargılamanın yenilenmesi" başvurusuna konu olabilecek birtakım bilgilere yer verilerek, bahse konu durum Türk vergi yargısı açısından açıklanmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Türk vergi yargısı, yargılamanın yenilenmesi, vergi davaları, olağanüstü kanun yolu.

 

 

 

 

1.  Giriş

Kanun yolu davanın taraflarına tanınan hukuki bir yoldur. Bu itibarla yanlış olduğu iddia edilen kararların tekrar incelenmesi ve değiştirilmesi sağlanır. Kararların kanun yollarından geçirilmesi veya kanunda belirtilen süre içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kanun yolu tükenir ve kararlar kesinleşir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun (İYUK) 45, 46, 51 ve 53 maddelerinde vergi mahkemesi kararlarına karşı başvuru yolları düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45'inci maddesinde düzenlenen istinaf, 46 ve müteakip maddelerinde düzenlenen temyiz ve 54'üncü maddesinde düzenlenen kararın düzeltilmesi olağan kanun yollarını ifade ederken, 53'üncü maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi ve 51'inci maddesinde düzenlenen kanun yararına temyiz de olağanüstü kanun yollarını oluşturmaktadır.

Söz konusu Kanunun 53'üncü maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, bahse konu maddede yazılı sebepler dolayısıyla istenebilir.

Bu yazıda, 2577 sayılı Kanununun 53'üncü maddesine göre belirtilen yargılamanın yenilenmesi başvurusuna konu olabilecek kararlar hakkında birtakım bilgilere yer verilerek, konu Türk vergi yargısı kapsamında açıklanmaya çalışılacaktır.

 

2.  Kararlara Karşı Başvuru Yolları

Mahkeme kararlarının, hukuk kurallarına uygunluğun sağlanması ve yapılan eksikliklerin düzeltilmesi amacıyla bir üst mahkemede incelemeden ve denetimden geçirilmesi için, taraflara haklarında verilen kararlara karşı başvuru yolları tanınmıştır.

İlk derece mahkemesinin verdiği kararda, hukuka aykırılık bulunduğu iddiası ile ortaya çıkan uyuşmazlığın, daha yüksek bir yargı makamının önüne getirilmesi ile "kanun yolu" davası açılmış olur 1.

Kanun yolu davanın taraflarına tanınan hukuki bir yoldur ki, bununla yanlış olduğu iddia edilen kararların tekrar incelenmesi ve değiştirilmesi sağlanır 2.

Anayasa Mahkemesi bir kararında; "Yargı yerlerinde görev yapan hakimler de her insan gibi yanılabilirler, usul ve kanuna aykırı düsen bazı kararlar vermiş olabilirler veya verdikleri kararlar taraflar için doyurucu sayılmayabilir. Diğer taraftan hakimlerin belli olaylarda uyguladıkları kanunları ve ilgili öteki hukuk kurallarını kendi kanılarına göre başka biçimde yorumlama olasılığı vardır. İste, yargı yerlerinin verdikleri kararlarda, gerek yanılma gerekse başka şekilde ortaya çıkan ve olağan sayılması gereken kanuna ve hukuka aykırılıkların zamanında giderilmesini sağlamak amacıyla bazı uygun metotların konulması zorunlu olmuştur. Genel olarak kanun yolu diye tanımlanan bu metotlara başvurulması olanağı ile, gerek taraflar gerekse toplum için güvence sağlanması görevi de yerine getirilmiş olmaktadır. Böylece bir temel uyuşmazlığın yargı yerlerince çözülmesi sonunda esastan verilecek kararların, gerek bireylerin gerekse toplumun adalet duygularını daha büyük ölçüde doyurması da gerekecektir. O halde denilebilir ki, kanun yollarına başvurulması olanağı, kişi haklarına ve topluma güvence sağlanması bakımından Anayasa'ya tüm olarak uygun düşmektedir." şeklinde kanun yolu ile ilgili birtakım açıklamalara yer vermiştir 3.

Kanun yolu davanın taraflarına tanınan hukuki bir yoldur. Bu itibarla yanlış olduğu iddia edilen kararların tekrar incelenmesi ve değiştirilmesi sağlanır.

Kararların kanun yollarından geçirilmesi veya kanunda belirtilen süre içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kanun yolu tükenir ve kararlar kesinleşir.

Türk vergi yargısının kendine özgü "vergi yargılama usulü" gibi bir kanuni düzenlemesi yoktur. Yapılan yargılama ile yargılama sonucunda verilen kararların kanun yolu ile denetimden geçmesi süreci 2577 Sayılı İYUK hükümleri doğrultusunda yerine getirilmektedir.

Söz konusu Kanunun 45, 46, 51 ve 53 maddelerinde vergi mahkemesi kararlarına karşı başvuru yolları da düzenlenmiştir.

Anılan Kanunun 45'inci maddesinde düzenlenen itiraz (istinaf), 46 ve müteakip maddelerinde düzenlenen temyiz ve 54'üncü maddesinde düzenlenen kararın düzeltilmesi olağan kanun yollarını ifade ederken, 53'üncü maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi ve 51'inci maddesinde düzenlenen kanun yararına temyiz de olağanüstü kanun yollarını oluşturmaktadır 4.

Kural olarak, vergi uyuşmazlıkları iki derecede çözümlenmekte idi. Uyuşmazlıklar birinci derecede vergi mahkemeleri tarafından görülür ve mahkemece verilen kararlar (ikinci derecede) itiraz yoluyla Bölge İdare Mahkemelerinde veya temyiz yoluyla Danıştay'da denetlenmekte idi.

Ancak idarî yargı alanında vergi davaları ile ilgili olarak 28.06.2014 günlü Resmî Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile birtakım yeni düzenlemeler yapılmıştır.

Yeni düzenlemeler doğrultusunda istinaf sistemine geçişle birlikte "ikili yargılama" sistemi yerine "üçlü yargılama" sistemine geçilmiştir. Buna göre; vergi mahkemelerinin kararlarına karşı doğrudan temyize başvurma imkânı ortadan kaldırılmış, kararlarına karşı önce ilk derece mahkemesinin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemelerine istinafbaşvurusunda bulunulması öngörülmüş olup, 2577 sayılı İYUK'un 45'inci maddesinde düzenlenen itiraz ile 54'üncü maddesinde düzenlenen kararın düzeltilmesi yolu kaldırılmıştır.

Anılan düzenlemeler ile birlikte, 5 bin TL'yi geçmeyen vergi uyuşmazlıkları için; istinaf ve temyiz yolları da kapatılmıştır. Miktarı 5 bin lirayı aşan ihtilaflar; ilk derece vergi mahkemelerinde görüldükten sonra, istinaf incelemesine konu edilebilecek, 100.000-TL'ye kadar olanları da Danıştay'da temyize götürülemeyecektir. Miktarı 100.000 TL ve üzerindeki ihtilaflarda Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlar, istenirse bu aşamadan sonra Danıştay'da temyize konu edilebilecektir 5.

Danıştay'ın istinaf kararını bozması ve bölge idare mahkemesinin olası direnme kararı halinde dördüncü bir safha olan Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu incelemesi de söz konusu olabilecektir.

2577 sayılı İYUK'un 51'inci maddesinin 1 nci fıkrasına göre; idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir.

2577 sayılı İYUK'un 51'inci maddesinin 2 nci fıkrasında ise; "Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. " hükümlerine yer verilmiştir.

Kanun yararına bozma esas itibariyle, hukuk sistemine yanlış bir yargısal içtihadın yerleşmesini önlemeyi amaçlayan bir kurumdur. Daha önce kesinleşmiş olan mahkeme kararları üzerine her hangi bir etkisi yoktur 6. Kanun yararına bozma istemleri üzerine verilen kararların, karar düzeltme ve yargılamanın yenilenmesine konu edilmeleri mümkün değildir 7. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır.

Kanun yararına bozma kararının Resmi Gazete'de yayımlanması da, uygulanan hukuk kuralının ülkenin her yerinde aynı biçimde yorumlanmasını sağlamaya dönük bir düzenlemedir 8.

 

3.   Yargılamanın Yenilenmesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53'üncü maddesinde;

"Madde 53

1. (Değişik birinci cümle: 5.4.1990 – 3622/22 md.) Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,

b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,

c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,

d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,

e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,

f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,

g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,

h) (Değişik: 10.6.1994 – 4001/23 md.) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,

ı) (Ek: 15.7.2003 – 4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Ek ibare: 25/7/2018 – 7145/4 md.) veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.

2. Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.

3. (Değişik birinci cümle: 15.7.2003 – 4928/6 md.) Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için 10 yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için 60 gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır."

şeklinde hükümlere yer verilmiştir.

2577 sayılı İYUK'un 53'üncü maddesinin 1'inci fıkrasına göre Danıştay'ın bölge idare mahkemelerinin, idare ve vergi mahkemelerinin kesin hüküm halini alan ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalar Yargılamanın yenilenmesi başvurusuna konu olabilecek kararlardır.

Bir davanın yargı yerlerinde görülmesi sırasında taraflardan biri elinde olmayan nedenlerle hakkını gereği gibi savunamayarak haksız duruma düşmüş olabilir. Ancak, kararın kesinleşmesinden sonra ortaya çıkabilecek yeni bazı durumlar, söz konusu kesinleşmiş kararın yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılabilir 9.

Yargılamanın yenilenmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53/1 maddesinde belirtilen sebeplerin varlığı halinde istenebilir.

2577 sayılı İYUK'ın 53'üncü maddesinde yargılamanın yenilenmesi isteğinin esas kararı vermiş olan mahkemeden isteneceği belirtilmiştir. Buna göre, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararla, temyiz mercii sıfatıyla 49 uncu maddenin 2 nci fıkrası uyarınca verdiği kararlarda yargılamanın yenilenmesi, Danıştay'dan (kararı vermiş olan dairesinden) istenecektir. Vergi ve idare mahkemelerinin temyiz ve itiraz sürelerinin geçirilmesi ile kesinleşmiş olan kararlarında ise, yargılamanın yenilenmesi, kararı vermiş bulunan bu mahkemelerden talep edilecektir 10.

Hukuk devletinin temel özelliği her türlü işlem ve eylemin yargı denetimine tabi olmasıdır. Yargı sistemi açısından hukuka uygunluğunun sağlanabilmesi için ilk derece mahkemelerinin verdiği kararların denetlenmesi ve bu kararların üst mahkemelerce incelenmesi ve yargılamada olması muhtemel hataların önlenmesi gerekir. Ancak; yargılamanın yapıldığı sırada elde olmayan sebeplerden dolayı yargılamanın sonucunu etkileyecek bazı belge ve bilgilerin yargılama tamamlandıktan sonra ortaya çıkması halinde, hukuka uygunluğun sağlanması için taraflara "Yargılamanın Yenilenmesi" hakkı tanınmıştır 11.

Yargılamanın yenilenmesi nedenleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 ücü maddesinde tek tek belirtilmiştir. Gerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, gerekse Hukuk (…) Muhakemeleri Kanununda, yargılamanın yenilenmesine getirilen sınırlama kıyas yoluyla genişletilemez. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilmek için bu nedenlerden birine ya da birkaçına dayanmak gerekir. Kanunda sayılan nedenlerin dışında başka bir nedene de dayanılarak bu yola başvurulamaz 12.

 

Tablo: Yargılamanın yenilenmesi*

* Kaynak: Özkan AYKAR, K. ÇAĞLAR, Ö. ERTEKİN, Vergisel İşlemlerde Dava Rehberi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2016, s. 362.

2577 sayılı İYUK'un 53'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında ise Yargılamanın yenilenmesi süresinin, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için 10 yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için 60 gün olduğu belirtilmiştir. Önemli olan bu sürelerin ne zaman başlayacağının bilinmesidir.

Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanacaktır.

3.1. Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri

Yargılamanın yenilenmesi nedenleri 2577 sayılı İYUK'un "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddesinde belirlenmiştir. Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

3.1.1. Bir Belgenin Sonradan Ele Geçirilmesi

Bir belgenin yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebilmesi için davanın görüldüğü sırada var olması ve aynı zamanda dava sonucu verilmiş bulunan kararı etkileyecek nitelikte bulunması gereklidir. Yani bu belge davada ibraz edilmiş bulunsa idi, dava yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafın lehine sonuçlanacak idi ise belge yargılamanın yenilenmesine sebep teşkil edebilir 13.

3.1.2. Belgenin Sahteliği

Yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden ikincisi, karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olmasıdır.

Danıştay 4. Dairesi, sahteliği resmi makam önünde ikrar olunmadıkça, karara esas olan bir belgenin yargılanmanın yenilenmesi istemine neden olamayacagına karar vermistir 14.

3.1.3. Karara Esas Alınan İlamın Ortadan Kalkması

Üçüncü neden karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesinleşen bir mahkeme kararı ile bozularak ortadan kalkmasıdır. Başka bir ifadeyle Karara esas olan bu ilam bir kesin hükümle ortadan kalkarsa bu ilama dayanılarak verilmiş bulunan hükmün yargılamanın yenilenmesi yolu ile incelenmesi istenebilir.

3.1.4. Bilirkişinin Bilerek Gerçeğe Aykırı Rapor Vermesi

Geçeğe aykırı bilirkişi beyanının yargılamanın yenilenmesi nedeni olması için  mahkeme kararını etkilemiş olması gerekmektedir. Yani mahkeme kararını bu bilirkişi beyanına dayanmadan başka deliller ışığında almış ise gerçeğe aykırı bilirkişi beyanı yargılamanın yenilenmesi nedeni teşkil etmez 15.

3.1.5. Hile Kullanılmış Olması

Beşinci neden "lehine karar verilen tarafın karara etkisi olan bir de kullanmış" olmasıdır. Burada söz konusu olan hile, tanıklık, yalan yere yemin verme, sahte belge gibi nedenlerin dışında kalan hileli bir tutumdur 16.

3.1.6. Vekil veya Yasal Temsilci Olmayan Kimselerle Davanın Karara Bağlanması

Yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden altıncısı, vekil ya da kanuni temsilci olmayan kimseler ile davaya bakılıp karara bağlanmasıdır. Bu düzenlemenin amacı, kendisini yargı önünde usulüne uygun olarak temsil ettiremeyen taraf aleyhine verilmiş hükmün yeniden gözden geçirilmesini ve bir yanlışlık varsa bunun düzeltilmesini sağlamaktır. Burada sadece davanın vekil ya da kanuni temsilci olmayan kişiler ile görülmüş olması yeterlidir. Bu sakatlığın hükmü etkilemiş olup olmaması araştırılmaz 17.

Danıştay 8. Dairesi, "...vazgeçme dilekçesinin davacı şirketçe vekil tayin edilen avukatın imzasını taşımadıgı, unvanı belirtilmeksizin şirket yetkililerinden sadece bir kişi tarafından imzalandığı görüldügünden vekil veya yeterli sayıda yasal temsilci tarafından imzalanmayan söz konusu belge geçerli sayılamaz. Bu durumda davacı isteminin 2577 sayılı Yasanın 53.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığı gerekçesiyle reddinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." şeklinde karar vermiştir 18.

3.1.7. Davaya Bakması Yasak Olan Hakimin Hüküm Vermesi

Yedinci neden "çekinmeye mecbur olan baskan üye veya hakimin katılması ile karar verilmiş" olmasıdır. Çekinmesi gereken hakimin karara katılmış olması yargılamanın yenilenmesi için yeterlidir; sonucu etkileyip etkilememesi önemli degildir. Burada da süre, kararın yazılı bildirimi tarihinden itibaren başlar 19.

3.1.8. Çekinme

Yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin birisi de davadan çekinmeye mecbur olduğu halde hakimin davayı görüp karara bağlamasıdır. Bu halde, hakimin davaya bakmış olmasının hükmü etkileyip etkilemediğine bakılmaz. Toplu mahkemelerde, hakimin birisinin bu kapsamda olması, yargılamanın yenilenmesi için yeterli olur 20.

3.1.9. Birbirine Aykırı Hüküm Verilmiş Olması

Yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden sonuncusu ise, birbirine aykırı iki hükmün ortaya çıkması durumudur. Tarafları ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki karara aykırı bir kararın verilmiş olması durumunda yargılamanın yenilenmesi istenebilir 21.

3.1.10. Hükmün İnsan Haklarına Aykırılığının, AİHM'nin Kesinleşmiş Kararı ile Tespit Edilmiş Olmasıveya Düşme Kararı Verilmesi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46'ıncı maddesine göre, sözleşmeye taraf devletler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gelen taraf oldukları davada, Mahkemenin alacağı nihai karara uyacaklarını taahhüt etmektedirler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin alacağı kararlar, Sözleşmeye taraf devletleri bağlayıcı niteliktedir. Mahkeme kararındaki hükmün İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile tespit edilmiş olması hali ve hüküm aleyhine AİHM'ye yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi yargılamanın yenilenmesi nedenleri arasında sayılmıştır.

3.2. Konuya İlişkin Danıştay Kararları

3.2.1. Çalındığı İddiasıyla İncelemeye İbraz Edilmeyen Defter ve Belgele Nedeniyle Temyiz İstemi Reddedildikten Sonra Yapılan Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusunun Kabulünde İsabetsizlik Bulunmadığı Hakkında

İstem: Çalınması nedeniyle defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilememesi sonucu katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyen yükümlü şirket adına 1991 yılının Temmuz dönemi için salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisini onayan vergi mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin reddine dair Danıştay Onbirinci Dairesi kararını müteakip defter ve belgelerin bulunması üzerine yargılamanın yenilenmesi talep edilmiştir. Ankara 5. Vergi Mahkemesi 1996/403 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz eden defter ve belgelerin sonradan ortaya çıkması karşısında olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesinin 1/a fıkrası uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeninin mevcut olduğu, öte yandan mahkemelerince defter ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, ilgili dönemde ikmali gereken katma değer vergisi (...) lira olarak gösterildiğinden, tarhiyatın bu kısmında isabetsizlik bulunmadığı, ancak defter ve belgelerin çalınmış olması ve bilirkişi raporu ile bulunan vergi farkının defter ve belgelerden çıkarılmış olması nedeniyle kaçakçılık cezasının kusura çevrilmesi icap ettiği gerekçesiyle vergi aslı indirilmek, ceza ise bu miktara göre kusura çevrilmek suretiyle tarhiyat değişiklikle onanmıştır. Vergi dairesi başkanlığınca, bilirkişi raporu tebliğ edilmeden mahkemece karar verilmiş olmasının usule aykırı olduğu, ayrıca defter ve belgelerin çalındığına dair mahkeme kararı bulunmadığı, yapılan cezalı tarhiyatın aynen onanması gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

Karar: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin reddine, Vergi Mahkemesinin kararının onanmasına karar verildi. (Danıştay 11. Dairesi, E: 1996/4656, K: 1996/3383,T: 07/10/1996)

3.2.2. Vergi Mahkemesi Kararının Temyizen İncelenmesi Sonucu Verilen Danıştay Üçüncü Dairesi Kararının 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Değişik 53. Maddesinin 1. Bendine Göre Yargılamanın Yenilenmesi Yoluyla Kaldırılması Olanaklı Bulunmadığından, İstemin Görev Yönünden ve Reddi İle Dosyanın Görevli Yetkili Vergi Mahkemesine Gönderilmesi Hakkında

İstem: Davacı kooperatif adına ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen net aktif vergisine karşı açılan davayı kabul eden Manisa Vergi Mahkemesinin 6.12.1994 gün ve E:1994/410, K:1994/745 sayılı kararını bozan Danıştay Üçüncü Dairesinin 2.10.1996 gün ve 1996/3457 sayılı kararının ortadan kaldırılması ve Manisa Vergi Mahkemesinin anılan kararının onanması yolunda verilen Danıştay Üçüncü Dairesinin 30.12.1997 gün ve 1997/4793 sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak vergi mahkemesi kararının bozulması istemidir.

Karar:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 53. maddesinin 1. bendinde; Danıştay ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerin den verilen kararlar hakkında maddede yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği; 2. bendinde de, yargılamanın yenilenmesi isteklerinin esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanacağı açıklanmış bulunmaktadır. Hukuk dilinde esas karar tanımı, yargı yerlerince ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen ve davanın tarafları arasındaki maddi uyuşmazlığı çözümleyen kararlar için kullanıldığından, anılan 53. maddesinin 1. bendinde sözü edilen Danıştay kararlarından kastın, Danıştay'ın 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar olduğu açıktır.İlk derece mahkemesince işin esası hakkında verilen kararın temyizi üzerine bu başvurunun Kanunda yazılı sebepler yönünden incelenerek reddedilmesine ve kararın onanmasına ilişkin Danıştay kararları, temyize konu kararın hukuka uygunluğu yönünden yapılan inceleme sonucu verilmiş kararlardır. Diğer bir anlatımla; ilk derece mahkemesince karara bağlanan davanın tarafları arasındaki maddi uyuşmazlığın çözümüyle doğrudan ilgili olmadıklarından, bu kararların esas karar olarak nitelendirilmelerine ve dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istemine konu edilmelerine yasal olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Manisa Vergi Mahkemesi kararını bozan Dairemiz kararının ortadan kaldırılması yolunda yapılan başvuruyu kabul ederek, vergi mahkemesi kararını onayan Dairemizin 1997/4793 sayılı kararının yargılanmanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması mümkün bulunmadığından, sözü edilen karara karşı yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin görev yönünden reddine, karar verildi. (Danıştay 3. Dairesi, E: 1998/1136, K: 1998 /1337, T: 22/04/1998)

 

4.  Sonuç

Türk vergi yargısında; yapılan yargılama neticesinde verilen kararların kanun yolu denetiminden geçmesi süreci 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri doğrultusunda yerine getirilmektedir.

Kanun yolu davanın taraflarına tanınan hukuki bir yoldur. Bu itibarla yanlış olduğu iddia edilen kararların tekrar incelenmesi ve değiştirilmesi sağlanır. Kararların kanun yollarından geçirilmesi veya kanunda belirtilen süre içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kanun yolu tükenir ve kararlar kesinleşir.

2577 sayılı Kanun'un 45, 46, 51 ve 53 maddelerinde vergi mahkemesi kararlarına karşı başvuru yolları düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45'inci maddesinde düzenlenen istinaf, 46 ve müteakip maddelerinde düzenlenen temyiz ve 54'üncü maddesinde düzenlenen kararın düzeltilmesi olağan kanun yollarını ifade ederken, 53'üncü maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi ve 51'inci maddesinde düzenlenen kanun yararına temyiz de olağanüstü kanun yollarını oluşturmaktadır.

Yargılamanın yapıldığı sırada elde olmayan sebeplerden dolayı yargılamanın sonucunu etkileyecek bazı belge ve bilgilerin yargılama tamamlandıktan sonra ortaya çıkması halinde, hukuka uygunluğun sağlanması için taraflara "Yargılamanın Yenilenmesi" hakkı tanınmıştır.

Söz konusu Kanunun 53'üncü maddesinde düzenlenen yazılı sebepler dolayısıyla istenebilir. Bahse konu maddeye göre;

-    Bir belgenin sonradan ele geçirilmesi,

-    Belgenin sahteliği,

-    Karara esas alınan ilamın ortadan kalkması,

-    Bilirkişinin bilerek gerçeğe aykırı rapor vermesi,

-    Hile kullanılmış olması,

-    Vekil veya yasal temsilci olmayan kimselerle davanın karara bağlanması,

-    Davaya bakması yasak olan hakimin hüküm vermesi,

-    Çekinme,

-    Birbirine aykırı hüküm verilmiş olması,

-    Hükmün insan haklarına aykırılığının, AİHM'nin kesinleşmiş kararı ile tespit edilmiş olması ya da düşme kararı verilmesi,

gibi durumlarda Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar hakkında yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

Anılan Kanun'un 53'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında ise yargılamanın yenilenmesi süresinin, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için 10 yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için 60 gün olduğu belirtilmiştir. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanacaktır.

 

 

Kaynakça

-  AYM, 18.02.1971 tarih ve 13890 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 31/ 21 sayılı karar.

-  ARSLAN, Murat; Türk Vergi Yargısı Sisteminde Olağanüstü Kanun Yolları, Sayıştay Dergisi, Sayı: 53.

-  AYKAR, Özkan K.ÇAĞLAR, Ö.ERTEKİN, "Vergisel İşlemlerde Dava Rehberi", Adalet Yayınevi, Ankara 2016.

-  BUYURAN, Yasemin; Vergi Yargılamasında Kanun Yolları (Yüksek Lisans Tezi), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2008.

-  DANIŞTAY 4. Dairesinin 19.10.1983 tarih ve E:1983/563, K:1983/7827 Sayılı Kararı

-  DANIŞTAY 3. Dairesinin 22.04.1998 tarih ve E:1998/1136, K:1998/1337 Sayılı Kararı

-  DANIŞTAY 11. Dairesinin 07.10.1996 tarih ve E:1996/4656, K:1996/3383 Sayılı Kararı

-  DANIŞTAY 8. Dairesinin 15.6.1989 Tarih ve E:1988/297, K:1989/553 Sayılı Kararı

-  GÖZÜBÜYÜK, Şeref, Turgut TAN; İdare Hukuku-İdari Yargılama Hukuku, C.II, Ankara,2003.

-  KIVRAKDAL, Akın; Türk Vergi Yargısında Kanun Yolları (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2006.

-  KIZILOT, Şükrü; Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 5. Baskı, Yaklaşım Yay., Ankara 2003.

-  KIZILOT, Şükrü, Zuhal KIZILOT; Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 14. Baskı, Yaklaşım Yayınları, Ankara, 2008.

-  KURU, Baki, Ramazan ARSLAN, Ejder YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 1991, ODYAKMAZ, Zehra; Türk İdari Yargılama Usulünde Kararlara Karşı Başvuru Yolları, Alfa Yayınevi, İstanbul, 1993

-  KUNTER, Nurullah; Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, 8. Baskı, Kazancı Hukuk Yayınları, İstanbul, 1986, s.923.ORTAÇ, Rıfat; Vergi Yargı Sistemimizde Yargılamanın Yenilenmesi, Yaklaşım Dergisi, 1997.

-  ÖZBALCI, Vergi Davaları, Oluş Yayıncılık, Ankara, 2008.

-  SÖNMEZ, Erdal, Garip AYAZ; Vergi Yargısı, Oluş Yayıncılık, Ankara,1999.

 

____________________________

1  Nurullah KUNTER, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, 8. Baskı, Kazancı Hukuk Yayınları, İstanbul, 1986, s.923.

2  Baki KURU, Ramazan ARSLAN, Ejder YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 1991, s. 559.

3  Anayasa Mahkemesinin 18.02.1971 tarih ve 13890 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 31/ 21 sayılı kararı

4  Murat ARSLAN, Türk Vergi Yargısı Sisteminde Olağanüstü Kanun Yolları, Sayıştay Dergisi, Sayı: 53 s. 100.

5  2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca, Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 2018 yılı için yeniden değerleme oranı %23,73 olarak belirlenmiştir. Hüküm ve oran uyarınca, düzenlemede yer alan istinaf ve temyiz için belirlenen tutarlar 2019 yılında sırasıyla; 6.000-TL ve 144.000-TL olarak hesaplanmıştır.

6   Şükrü KIZILOT, Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 5. Baskı, Yaklaşım Yay., Ankara 2003.s. 758-759.

7  Erdal SÖNMEZ, Garip AYAZ; Vergi Yargısı, Oluş Yayıncılık, Ankara,1999.s.414.

8  SÖNMEZ, AYAZ, a.g.e., s.414.

9  KIZILOT, a.g.e. s. 607.

10ÖZBALCI, Vergi Davaları, Oluş Yayıncılık, Ankara, 2008.s. 579.

11Rıfat ORTAÇ, Vergi Yargı Sistemimizde Yargılamanın Yenilenmesi, Yaklaşım Dergisi, 1997,s.59.

12Zehra ODYAKMAZ, Türk İdari Yargılama Usulünde Kararlara Karşı Başvuru Yolları, Alfa Yayınevi, İstanbul, 1993 s.94.

13Şeref GÖZÜBÜYÜK, Turgut TAN; İdare Hukuku-İdari Yargılama Hukuku, C.II, Ankara. 2003,s. 1083

14Danıştay 4. Dairesinin 19.10.1983 Tarih  ve E:1983/563, K:1983/7827 Sayılı Kararı

15   Akın KIVRAKDAL, Türk Vergi Yargısında Kanun Yolları (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2006 s.94

16   Yasemin BUYURAN, Vergi Yargılamasında Kanun Yolları (Yüksek Lisans Tezi), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2008. s.138.

17ARSLAN, a.g.m. s. 105.

18Danıştay 8. Dairesinin 15.6.1989 Tarih ve E:1988/297, K:1989/553 Sayılı Kararı

19BUYURAN, a.g.e. s. 139

20ARSLAN, a.g.m. s. 105.

21Şükrü KIZILOT- Zuhal KIZILOT, Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 14. Baskı, Yaklaşım Yayınları, Ankara, 2008 s. 633.

 

----------o----------