MEVZUATTAKİ SON
DEĞİŞİKLİKLER

R.Gazete No: 32855

R.G. Tarihi: 28.3.2025

 

 

 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:

 

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLÂMI

 

Esas No: 2025/87

Karar No: 2025/591

 

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi

TARİHİ: 21.12.2022

SAYISI: 2022/302 E., 2022/1440 K.

DAVACI: ...

DAVALI: ...

DAVA TARİHİ: 27.03.2022

 

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I.     DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı 3. kişinin davalı şirketten satın almış olduğu 16 ALH 321 plakalı, Volkswagen marka, Polo model, 2020 model aracı 26.11.2020 tarihinde satın aldığını, araçtan ses gelmesi nedeniyle Tüketici Hakem Heyetine onarım talebiyle başvuruda bulunduğunu, Kadıköy İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 18.03.2022 tarihli ve 030320220001638 sayılı kararı ile şikayet başvurusunun husumet yönünden reddedildiğini, garantinin satıcıya değil mala verildiğini, bu nedenle satıcı ve distribütör olarak davalı firmanın araçtaki ayıplardan garanti taahhüdü gereğince sorumlu olduğunu belirterek husumetten redde ilişkin Kadıköy İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 18.03.2022 tarihli ve 030320220001638 karar sayılı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

 

II.     CEVAP

Davalı vekili; davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir satış/ servis ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın davalıdan satın alınmadığı ve davalının distirübütörlüğünü yapmadığı, dava konusu aracın iddia edildiği üzere bayiden alınıp alınmadığının tespit edilemediği, noter kayıtlarına göre önceki sahibinin Hacı Mehmet Çakal olduğu, ayıp iddialarının önceki sahibe yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

 

IV.     KANUN YARARINA TEMYİZ

A.     Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, davacı tüketicinin satın aldığı malın ayıplı olduğu iddiasıyla aracın ücretsiz onarımı, mümkün değil ise bedel indirimi istemini davalı satıcıya karşı ileri sürebileceği göz önünde bulundurularak yapılacak yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ayıp iddiasının aracın önceki malikine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.

B.     Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, aracın ayıplı olması nedeniyle onarım talebi, mümkün değilse bedelde indirim istemine ilişkin Tüketici Hakem Heyetine yapılan başvurunun reddine dair Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, kanun yararına temyiz yolunda uyuşmazlık, davalı tarafa husumet düşüp düşmediği noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu aracın satış tarihi itibariyle dava konusu olayda uygulanması gereken 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 8. maddesinde; "Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır."

"Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet partalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir." ve yine 6502 sayılı Kanun'un 11/2. ve 3. fıkrasında ise " Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. " düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler çerçevesinde malın ayıplı olması halinde ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değişimi talebi halinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Satıcı haricinde üretici ve ithalatçının sorumluluğu iki seçimlik hak yönünden sınırlandırılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinde; davacının dava konusu aracını dava dışı 3. kişiden satın aldığı, davalı aleyhine aracın ayıplı olması nedeniyle onarım, mümkün olmaması halinde bedelde indirim talebinde bulunduğu, dava konusu aracın satıcısının dava dışı Hacı Mehmet Çakal olduğu, davalının sorumluluğunun ise tüketici kanununda düzenlenen malın ayıplı olması halinde üretici ve ithalatçı sıfatıyla iki seçimlik hak yönünden olduğu anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece, davalının üretici ve/veya ithalatçı firma olup olmadığının araştırılması, üretici ve/veya ithalatçı firma olduğunun tespiti halinde davalının sorumluluğunun 6502 sayılı Kanun'un 11/2. maddesi gereğince iki seçimlik hak (onarım ve misli ile değişim) yönünden olduğu gözetilerek davacının talebi değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

 

V.  KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanunun 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


----------o----------

 

 

 

E-Bültenimizi İnceleyin