Makaleler


Yurtdışı Borçlanmasında Son Değişiklik Ne Anlama Geliyor?


ŞEVKET TEZEL - SOSYAL GÜV. MÜŞAVİRİ - 27 Ağustos 2019

MDERGI/8740A.020

(Eylül 2019 Sayı 189)

 

YURTDIŞI BORÇLANMASINDA SON DEĞİŞİKLİK NE ANLAMA GELİYOR?

 

Şevket TEZEL

Sosyal Güvenlik Müşaviri

 

Özet

Döviz darlığının yoğun olarak yaşandığı yıllarda yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın döviz birikimlerini ülkeye çekme amaçlı olarak verilen bir hak olan yurtdışı borçlanması hakkında 1 Ağustos 2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere önemli bir değişiklik yapılmış bulunmaktadır. Yapılan değişikliğin yurtdışında çalışan vatandaşlarımız açısından üç önemli olumsuz noktası bulunmaktadır. Dünyada başka örneği bulunmayan bu hakkın misyonunun bu değişiklikle hemen hemen tamamen sona ereceğini söylemek kehanet olmayacaktır.

Anahtar Kelimeler:Yurtdışı borçlanması, 7186, kısmi borçlanma.

 

1.Giriş

Yurtdışı borçlanması ülkemizde 41 yıldır kullanılan bir haktır. Döviz darlığının yoğun olarak yaşandığı yıllardan 1978 yılında düşünülen ve getirilen bu hakkın amacı son yıllarda SGK aktüeryal dengesi bakımından sistem aleyhine dönmüş bulunmaktaydı. Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının birikim ve yatırımlarını ülkemize çekme amacını taşıyan bu hak, pratikte yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak ülkemiz sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye'de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlayarak ülkemizden emeklilik hakkını sağlamayı amaçlamıştır. Bu hakkın hayata geçmesi amacıyla bugüne kadar iki borçlanma kanunu yürürlüğe girmiş olup bunlardan ilki 07.06.1978 tarihinde yürürlüğe giren 2147 sayılı Kanun, ikincisi ise 22.05.1985 tarihinde yürürlüğe giren 08.05.1985 tarihli 3201 sayılı Kanun'dur.

 

2.Yurtdışı Borçlanmasında Yeni Kanun Değişikliğinin Anlamı

Yurtdışı borçlanması yurtdışında Türk vatandaşı ve 18 yaşını doldurmuş iken çalışan erkekler ve yurtdışında yine Türk vatandaşı ve 18 yaşını doldurmuş iken çalışan veya ikamet eden kadınların bu süreleri için yazılı talepleri ile kullanabildikleri bir hak olmaktadır.

Yurtdışında çalışan ve 5,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerinde yerleşik yaklaşık 6 milyon vatandaşımızın bulunması bahse konu hakkın önemini göstermektedir.

Yurtdışında geçen bu çalışma ve/veya ikamet sürelerinin tamamı borçlanılabildiği gibi ihtiyaca göre kısmen de borçlanılabilmektedir.

Yurtdışında çalışan vatandaşımızın hem bu hizmetleriyle bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik sistemi bağlamında emeklilik hakkı kazanması, aynı zamanda yurtdışı borçlanmasıyla ülkemizden de emeklilik hakkını kazanması yasal olarak mümkün bulunmaktadır.

Ödeme rakamı bağlanacak aylığı etkilemekte olup 31.07.2019 tarihine kadar borçlanma günlük brüt asgari ücretin %32'si ile bu rakamın 7,5 katı arasında başvurucunun belirleyebildiği rakam üzerinden yapılabilmekte idi.

Bağlanacak aylığı etkileyen bir başka husus da aylığın bağlanacağı statü olmaktadır. Yine 31.07.2019'a kadar geçerli olan uygulamada sigortalı yurtdışı borçlanması başvuru tarihi itibariyle en son hangi statüye tabi ise ödeyeceği borçlanma tutarının dönüştürüleceği sigortalılık süresi o kapsamda sayılmakta idi.

Konunun burasında sigortalılık statülerine göre birbirine göre apayrı emeklilik koşullarına değinmekte yarar bulunmaktadır. Ülkemizde 01.10.2008 tarihi öncesi üç büyük sosyal güvenlik kurumu bulunmakta iken 01.10.2008 tarihinden itibaren bu kurumlar birleştirilmiştir. 01.10.2008'den sonrası için tam olarak gerçekleşen bu birleşme, kanunların geriye yürümeyeceğinden hareketle 01.10.2008 öncesi için farklı kalmış olduğundan önceki farklı hak ve uygulamaların etkisi sürmektedir. 5510 sayılı Kanun kapsamında SSK sigortalılığı 4/a sigortalılığı, Bağ-Kur sigortalılığı 4/b sigortalılığı, kamu çalışanlarının sigortalılığı ise 4/c sigortalılığı olarak adlandırılmıştır.

01.10.2008 öncesi koşul farklılığının sonucu olarak 506 sayılı Kanunun 60'ıncı ve geçici 81'inci maddeleri kapsamında SSK sigortalılığından normal emeklilik koşulları sigorta giriş tarihine göre 5000 ile 5975 gün arasında belirlenmiş, yaştan emeklilik koşulları ise 3600 gün üzerinden kadınlar için 58 yaş ve erkekler için 60 yaşta sınırlanmış bulunmaktadır.

Aynı Kanun kapsamında sigortalılık girişi 08.09.1999'dan sonra olanların SSK statüsünden 7000 günle emeklilikleri kadınlar için 58 yaş, erkekler için 60 yaşında; 4500 günle emeklilikleri ise 25 yıl sigortalılık süresi ve kadınlar için 58 erkekler için 60 yaşında gerçekleşebilmektedir.

Yine aynı dönem koşullarına bağlı olarak sigortalılığa 08.09.1999'dan önce başlamış olanların Bağ-Kur sigortalılığından normal emeklilikleri 1479 sayılı Kanunun 35'inci ve geçici 10'uncu maddelerine göre kadınlar için 7200 erkekler için 9000 günle ve 01.06.2002 tarihinde bu gün sayılarını doldurmalarına kalan süreye göre belirlenmektedir. 5400 günle Bağ-Kur yaştan emekliliğinde ise kadınlar için 56 erkekler için 58 yaşını doldurmak gerekmektedir.

08.09.1999 sonrasında işe girenler bakımından ise kadın ve erkek fark etmeksizin 9000 gün ile ve erkekler için 60 kadınlar için 58 yaşında emekli olunabilmekte, 5400 günle yaştan emeklilikte ise kadınlar 60 erkekler 62 yaşında emekli olabilmektedirler.

Yine aynı dönemde 23.05.2002 tarihi itibariyle 3 yıldan çok hizmeti olanların 5434 sayılı T.C. emekli Sandığı Kanunun 39'uncu ve geçici 205'inci maddeleri kapsamında T.C. Emekli Sandığı iştirakçiliğinden normal emeklilikleri kadınlar için 7200 erkekler için 9000 günle ve 23.05.2002 tarihi itibariyle kalan hizmetine göre belirlenen yaşta, 5400 günle T.C. Emekli Sandığı yaştan emekliliğinde ise 61 yaşında emekli gerçekleşebilmektedir.

23.05.2002 tarihi itibariyle üç yıldan az hizmeti olanların T.C. Emekli Sandığı iştirakçiliğinden normal emeklilikleri 9000 günle ve kadınlar için 58 yaş ve erkekler için 60 yaşında, 5400 günle T.C. Emekli Sandığı yaştan emekliliğinde ise cinsiyet ayrımı olmaksızın 61 yaşını doldurmuş olma aranmaktadır.

Görüleceği üzere emekli olma bakımından en kolay emeklilik şartlarını arayan statü SSK statüsü olmaktadır.

Yurtdışı borçlanması hakkı ile ilgili olarak 8 Temmuz 2019 tarihinde TBMM'ye getirilen değişiklik yasa tasarısı 12 Temmuz günü Plan Bütçe Komisyonundan olduğu gibi geçmiş, 17 Temmuz 2019'da Genel Kurulda kabul edilerek 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun adıyla yasalaşmış ve 19 Temmuz 2019 tarihinde ise Cumhurbaşkanınca onaylanıp Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.08.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Değişikliğin en önemli noktası en yaygın sigortalılık türü olan SSK (4/a) sigortalılığına tabi olarak borçlanma hakkı yok edilmekte, yurtdışı borçlanması yapacak olanların bu süreleri Bağ-Kur (4/b) sigortalılığı kapsamında sayılarak görece olarak olumsuz koşulları taşıyan Bağ-Kur emekliliğine zorlanmış olmaktadırlar.

Bu durumda bahse konu 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 8'inci ilâ 13'üncü maddeleri hem zam, hem de statü değişikliği nedeniyle yurtdışı borçlanması hakkını fiilen kadük hale getirmektedir.

Zira 7186 sayılı Kanun 10'uncu maddesindeki "Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir." hükmü yurtdışı borçlanması yapacak olanların elde edecekleri hizmeti Bağ-Kur süresi olarak tespit etmekle emekliliklerini de Bağ-Kur'a geçirmiş olmaktadır.

Konu ile ilgili haberlerde öne çıkarılan ve bizce bu değişikliklerin en önemsizi olan yurtdışı borçlanması kapsamındaki günlük ödemenin %40 artırılmasıdır. Bu zam 7186 sayılı Kanunun 9'uncu maddesi ile " Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %32'sidir." ibaresinin " Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45'idir." olarak değiştirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Örneğin Türkiye'de 1980 yılında bir aylık çalışması olup daha sonra yurtdışına gitmiş ve orada yıllarca çalışmış bulunan erkek sigortalı eğer 60 yaşından küçük ise 5000 günlük, 60 ve daha büyük yaşta ise 3600 günlük bir tutar ödeyip kesin dönüş yapmış olmak koşuluyla emekli olabilecek iken, şimdi 60 yaşından küçük ise 9000 günlük, 60 ve daha büyük yaşta ise 5400 günlük bir tutar ödeyip emekli olabilecektir.Yani asıl mesela, 5000 günle emekli olabilecek sigortalı için % 40'lık artışla ilave 54.580 TL fazla ödeme değil, 9000 gün gerekecek olması nedeniyle ilave 54.580 TL'nin yanında ayrıca aranan fazla günden kaynaklı en az 153.504 TL daha ödenecek olması ilave masrafın en düşük 208.084 TL'yi bulmasıdır.

Değişikliğin olumsuz yönleri bununla da bitmemektedir. Aylık bağlama sistemi gereği Bağ-Kur aylıkları SSK aylıklarından daha düşük olmaktadır.

İşte bu üç önemli olumsuz içeren yasa değişikliğinden dolayı 01.08.2019 tarihinden itibaren sonuçlarını bilerek başvuran hiç kimse borçlanma yapmak istemeyecektir.

Bunun neden böyle olacağını örnekler ışığında belirtelim.

Örneğin SSK başlangıcı 2013 yılında olup 01.01.1988'den beri yurtdışında Almanya'da çalışan 58 yaşında bir kadın veya 60 yaşında bir erkek sigortalı örneğin 98244 TL bir ödeme ile 2.468 TL aylıkla emekli olabilmekte iken aynı durumda olan bir başka Türk vatandaşı yapacağı borçlanma Bağ-Kur kapsamında sayılacağı için günlüğüne 27,29 TL tutarında 3600 gün ödemesi emekliliğine yetmeyecek, hem günlüğü asgari 38,376 TL'den en az 5400 gün ödemesi istenecek, hem de aylığı 1.045 TL tutarında olacaktır.

Yani 98 bin TL verip 2468 TL aylık alacakken 207 bin TL ödeyerek 1045 TL aylık alacaktır.

Yasanın kısmen etkileyeceği durumlara da bir örnek vermek gerekirse;

Örneğin1995-2005 yılları arasında yurtdışında Fransa'da çalışmış bir vatandaşımız 2005-2019 yılları arasında 4/a sigortalılığı kapsamında 2000 gün çalışmış olsun. Bu vatandaşımız 10 yıllık bu süresini yeni kanundan sonra başvurması nedeniyle Bağ-Kur kapsamında sayılmış olsa bile 3600 günlük bu yurtdışı süresini borçlandığında son yedi yıllık süresindeki SSK üstünlüğü göz önüne alınarak yine SSK kapsamında emekli olabilecektir. Bu sigortalının mağduriyeti sadece gün başına %40 daha fazla para ödeyecek olmasıyla sınırlı kalacaktır.

Keza değişiklikten sadece yüzde 40'lık zam olarak etkilenecek bir başka kesim de haklarında yurtdışı kısmî aylığı bağlanan yurttaşlarımız olacaktır. Yurtdışı kısmî aylığı iki ülke arasındaki sözleşme gereği her iki ülkede geçen hizmetleri borçlanma şart olmaksızın birleştirilerek Türkiye'deki hizmetlerinin iki ülkede geçen hizmetler toplamına oranı kadar bağlanan aylık demektir. Bu tür aylık bağlananlar kısmî aylıklarını tam aylığa dönüştürmek istediklerinde yapacakları borçlanma işleminde satın alınacak süreler doğrudan Bağ-Kur statüsü olmayacak, kısmî bağlandığı statü esas alınacaktır.

Ancak yurtdışı borçlanmasına konu yurttaşlarımızdan çoğu yasa değişikliğinin üç olumsuzluğunu da yaşayacaktır.

 

3.Sonuç

Yurtdışında çalışmakta olan Türk vatandaşlarına adeta Türkiye'de çalışmış sayılmalarını sağlayacak para karşılığı hizmet kazanma yöntemi olan yurtdışı borçlanmasında önemli bir yasa değişikliği yapılmış bulunmaktadır.Yapılan yasa değişikliği özellikle emekliliği için emekli olmasına yetecek hizmet süresi 1259 günden fazla olan Türk vatandaşlarının emekliliklerini derinden etkileyecek nitelikte bulunmaktadır. Sonuçta bir yerde parasal hesaba dayalı olan bu hak parasal yönden getirdiği olumsuzluklar nedeniyle temelden olmasa bile pratikte kadük hale getirilmiş olmaktadır. Yani görünürde var ama aslında pratikte olmayan bir hakka dönüştürülmektedir. Yurtdışında çalışan ve ülkemizde emekli olmayıp istemesine rağmen hala ödeme koşullarını tamamlayamamış vatandaşlarımız için umut, Kanun'un iptal amacıyla Anayasa Mahkemesine götürülecek olmasındadır. Eğer yasa değişikliği Anayasa Mahkemesince iptal edilirse yurtdışındaki vatandaşlarımız için gün yeniden doğmuş olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça

- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

- 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun

- 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu

- 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu

- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu

 

----------o----------

E-Bültenimizi İnceleyin