TSRS 2’de Önemli Değişiklikler: Sera Gazı Emisyonlarının Açıklanmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler ve İşletmeler Açısından Etkileri
Saliha GÖKKAYA - K. Mehmet GÜLBURUN - - 02 Eylül 2026
Özet
“Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) 2- İklimle İlgili Açıklamalar” Standardı kapsamında sera gazı emisyonlarının ölçümü ve açıklanmasına ilişkin hükümler, 2026 yılında yapılan değişikliklerle yeniden düzenlenmiştir. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 22 Temmuz 2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/44275] sayılı Kararı ile TSRS 2 İklimle İlgili Açıklamalar Standardı’na sera gazı emisyonlarının açıklanmasına ilişkin değişiklikler getirilmiş ve söz konusu düzenleme 28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Değişiklikler; sera gazı emisyonlarının ölçümünde belirli koşullarda alternatif yöntemlerin kullanılabilmesi, Küresel Isınma Potansiyeli (GWP) değerlerine ilişkin düzenlemeler, Kapsam 3 Kategori 15 emisyonlarının ölçümü ve açıklanması, türev araçlara ilişkin hükümler, finanse edilen emisyonların ara toplam olarak açıklanması, sektör sınıflandırma sistemlerinde GICS kullanımına ilişkin zorunluluğun kaldırılması ve yeni geçiş hükümleri gibi temel alanları kapsamaktadır. Değişiklikler, 1 Ocak 2027 tarihinde veya sonrasında başlayan raporlama dönemlerinde uygulanacak olup erken uygulamaya izin verilmiş; erken uygulama halinde bu durumun açıklanması öngörülmüştür.
Bu çalışmada TSRS 2’de yapılan değişiklikler önceki hükümlerle karşılaştırmalı olarak ele alınmakta ve değişikliklerin işletmelerin sürdürülebilirlik raporlama süreçleri, veri altyapıları ve 2027 yılı hazırlıkları açısından taşıdığı sonuçlar değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler
TSRS 2, sürdürülebilirlik raporlaması, sera gazı emisyonları, Kapsam 3, Kategori 15, finanse edilen emisyonlar, Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı (2004), Küresel Isınma Potansiyeli (GWP), Küresel Endüstri Sınıflandırma Standardı (GICS).
1. Giriş
Türkiye’de 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren gerekli koşulları taşıyan işletmeler için zorunlu sürdürülebilirlik raporlamasının başlamasıyla birlikte, işletmeler açısından TSRS 2 kapsamında sera gazı emisyonlarının ölçülmesi ve açıklanması sürdürülebilirlik raporlamasının en teknik alanlarından biri haline gelmiştir.
Özellikle Kapsam 3 emisyonlarının ölçülmesi, finansal kuruluşların finanse edilen emisyonlarının hesaplanması, kullanılan emisyon faktörleri ve sektör bazlı sınıflandırmalar, uygulamada önemli veri ve metodoloji sorunlarını beraberinde getirmiştir.
Uluslararası düzeyde de benzer uygulama sorunlarının ortaya çıkması üzerine Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB), IFRS S2 İklimle İlgili Açıklamalar Standardında sera gazı emisyonlarının açıklanmasına yönelik değişiklikler gerçekleştirmiştir.
Aralık 2025’te yayımlanan bu değişiklikler, sera gazı emisyonlarının ölçümüne ilişkin belirli alanlarda uygulama esnekliği sağlarken, bazı alanlarda yeni açıklama ve gerekçelendirme yükümlülükleri getirmiştir.
Türkiye’de ise söz konusu değişiklikler, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 22 Temmuz 2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/44275] sayılı Kararı ile TSRS 2’ye aktarılmış ve 28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Değişikliklerin temelinde, sera gazı emisyonlarının ölçümü ve açıklanmasına ilişkin uygulamada ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesi ve farklı uygulamaların daha açık kurallara bağlanması bulunmaktadır. Bu çerçevede değişiklikler, bir yandan bazı alanlarda işletmelere uygulama esnekliği sağlarken, diğer yandan kullanılan yöntemlerin, kapsamın ve yapılan tercihlerin açıklanmasına yönelik yeni yükümlülükler getirmektedir.
Bu yönüyle yapılan değişiklikler yalnızca mevcut uygulamaların değiştirilmesiyle sınırlı olmayıp, işletmelerin sera gazı emisyonlarına ilişkin veri toplama, ölçüm, sınıflandırma ve açıklama süreçlerini de etkilemektedir. Özellikle Kapsam 3 Kategori 15 emisyonları, finanse edilen emisyonlar ve sektör sınıflandırmasına ilişkin yeni hükümler, ilgili işletmeler açısından 2027 yılı raporlama dönemine yönelik hazırlıklar yapılmasını gerekli kılmaktadır.
2. TSRS 2 İklimle İlgili Açıklamalar Standardı’nda Yapılan Değişikliklere Genel Bakış
TSRS 2’de yapılan değişiklikler; sera gazı emisyonlarının ölçümünde alternatif yöntem ve GWP değerlerinin kullanımından Kapsam 3 Kategori 15 emisyonlarının ölçüm ve açıklanmasına, sektör sınıflandırmasında GICS kullanımından geçiş hükümlerine kadar TSRS 2’nin farklı hükümlerinde önemli düzenlemeler içermektedir. Söz konusu değişikliklerin önceki düzenlemelerle karşılaştırmalı olarak ve işletmeler açısından taşıdığı anlamla birlikte değerlendirilmesi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
TSRS 2 İklimle İlgili Açıklamalar Standardı’nda Yapılan Değişikliklerin Karşılaştırılması
|
Konu / İlgili Paragraf |
Önceki Düzenleme / Uygulama |
Yeni Düzenleme (Temmuz 2026) |
Değişikliğin İşletmeler Açısından Anlamı |
|
1. Kısmi Alternatif Ölçüm Yöntemi (Par. 29(a)(ii), B24) |
Sera Gazı Protokolü Kurumsal Muhasebe Raporlama (2004) dışındaki farklı bir ölçüm yöntemi, yalnızca emisyonların tamamı için bir zorunluluk bulunması halinde kullanılabiliyordu. |
Yetkili bir makam veya borsa tarafından sera gazı emisyonlarının tamamı veya bir kısmı için farklı bir ölçüm yöntemi zorunlu tutulursa, ilgili emisyonlar için alternatif yöntem kullanımına izin verildi. |
İşletmelerin emisyonlarının yalnızca belirli bir bölümü için alternatif ölçüm yöntemlerini kullanabilmesi netleştirildi. |
|
2. Farklı GWP Değerleri Kullanımı (Par. B21, B22) |
GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) değerlerinde istisnasız en güncel IPCC 100 yıllık KİP değerlerinin kullanılması zorunluydu. |
Yetkili makam veya borsa tarafından (emisyonların tamamı veya bir kısmı için) zorunlu kılınması halinde, farklı GWP değerlerinin kullanılmasına izin verildi. |
Yerel mevzuat veya borsa kuralları nedeniyle uluslararası IPCC verilerinden farklı GWP değerleri kullanmak zorunda kalan işletmelere esneklik sağlandı. |
|
3. Dönüştürülmüş ve Dönüştürülmemiş Emisyon Faktörleri (Par. B22) |
Halihazırda CO₂ eşdeğerine dönüştürülmüş faktörlerde yeniden hesaplama yapılmıyordu. Dönüştürülmemiş faktörlerde ise istisnasız en güncel IPCC 100 yıllık GWP değerlerinin kullanımı zorunluydu. |
Halihazırda CO₂ eşdeğerine dönüştürülmüş faktörlerde yeniden hesaplama yapmama kuralı korundu; dönüştürülmemiş faktörlerde ise yetkili makam/borsa zorunluluğunda tamamı veya bir kısmı için farklı küresel ısınma potansiyeli kullanımına imkân tanındı. |
Dönüştürülmüş emisyon faktörlerinde operasyonel kolaylık sürdürülmüş; dönüştürülmemiş faktörlerde ise yerel mevzuat veya borsa düzenlemeleriyle IPCC KİP değerleri çakıştığında işletmeye mevzuata uyum esnekliği sağlanmıştır. |
|
4. Alternatif Yöntem Kullanımında Açıklama (Par. B28) |
Alternatif ölçüm yöntemi kullanımına ilişkin açıklama gereksinimleri genel ilkelerle yürütülüyordu. |
Başka bir yönteme göre ölçülen emisyonlar açıklandığında; kullanılan geçerli yöntem, ölçüm yaklaşımı ve bu yöntemin seçilme nedeni kullanılan her bir alternatif yöntem için açıklanmak zorundadır. |
Başka bir yönteme göre ölçülen sera gazı emisyonları açıklandığında, ölçüm yaklaşımına ilişkin açıklamanın genel nitelikte değil, her bir alternatif yöntem için yapılması yükümlülüğü getirildi. |
|
5. Kategori 15 Kapsamının Sınırlandırılması (Par. 29A-29B) |
Kapsam 3 Kategori 15 (Yatırımlar) finansal kuruluşlar açısından son derece geniş bir kapsama sahipti. |
Kategori 15 ölçümünün yalnızca "finanse edilen emisyonlar" (kredi, proje finansmanı, tahvil, özkaynak yatırımları, çekilmemiş kredi taahhütleri vb.) ile sınırlandırılmasına izin verildi. |
Finansal kuruluşlar açısından veri temini ve hesaplanması en güç alanlardan biri olan finanse edilen emisyonların kapsamı daha yönetilebilir hale getirildi. |
|
6. Türev Araç Esnekliği (Par. 29A) |
Türev araç kaynaklı emisyonların Kategori 15 kapsamında hesaplanıp hesaplanmayacağı güçlük oluşturuyordu. |
Türev araçlarla ilişkilendirilebilen sera gazı emisyonlarının Kategori 15 ölçümünden hariç tutulmasına izin verildi. |
Finansal kuruluşlara karmaşık türev ürün yapılarını portföy emisyonu ölçümünün dışında tutabilme imkânı sağlandı. |
|
7. Türev Araç ve Hariç Tutma Açıklamaları (Par. 29B) |
Hariç tutulan finansal faaliyetlerin ve araçların kapsamı kullanıcılar tarafından net olarak izlenemeyebiliyordu. |
İşletmenin neleri türev araç kabul ettiğini (TFRS/GKGMİ tanımı) ve Kategori 15 ölçümünden hariç tuttuğu finansal faaliyetleri tanımlaması zorunlu kılındı. |
Hariç tutma ve muafiyet uygulamalarında şeffaflık artırılarak kullanıcıların sınırları net görmesi sağlandı. |
|
8. Kategori 15 Ara Toplam Sunumu (Par. 29C) |
Kategori 15 emisyonları tek bir toplam rakam olarak sunulabiliyordu. |
Toplam Kategori 15 emisyonları ile bu toplam içinde yer alan finanse edilen emisyonların ara toplamının ayrı açıklanması zorunlu oldu. |
Finansal rapor kullanıcılarının toplam Kategori 15 emisyonları ile doğrudan finanse edilen emisyon ayrımını kolayca analiz etmesi sağlandı. |
|
9. Sektör Sınıflandırma Esnekliği (GICS) (Par. B62A, B63A) |
Ticari bankacılık ve sigortacılık faaliyetinde bulunan işletmelerin Küresel Endüstri Sınıflandırma Standardı (GICS) 6-haneli endüstri-seviyesi kodu kullanması zorunluydu. |
GICS’in zorunlu kullanımına ilişkin hükümler kaldırıldı; işletmelere, karşılaştırılabilirliği destekleyen yaygın kullanılan uygun sektör sınıflandırma sistemi seçme esnekliği getirildi. |
Tek bir uluslararası kod sistemine (GICS) olan bağımlılık kaldırıldı; piyasada yaygın kullanılan alternatif sistemlerin seçimine imkân tanındı. |
|
10. Seçilen Sektör Sisteminin Gerekçelendirilmesi (Par.B62A(a)(ii), B63A(a)(ii)) |
GICS kullanımı tek seçenek olarak zorunlu tutulduğundan, seçilen sektör sınıflandırma sisteminin açıklanmasına ve gerekçelendirilmesine yönelik bir açıklama zorunluluğu yoktu. |
Kullanılan sektör sınıflandırma sisteminin ve bu sistemin neden tercih edildiğinin gerekçesiyle açıklanması hükme bağlandı. |
Sınıflandırma sisteminde sağlanan seçim esnekliği gerekçelendirme yükümlülüğü ile dengelenmiş; şeffaflık ve hesap verilebilirlik artırılarak rapor kullanıcılarının tercihin iş modeline uygunluğunu değerlendirmesi sağlanmıştır. |
|
11. Yürürlük Tarihi ve Erken Uygulama (EK C: Par. C1 B) |
- |
Değişiklikler 1 Ocak 2027 ve sonrasında başlayan raporlama dönemlerinde uygulanır; erken uygulamaya izin verilir. |
İşletmelere yeni hükümlere ve veri ihtiyaçlarına uyum için hazırlık süresi tanınmıştır. |
|
12. Karşılaştırmalı Bilgilerin Düzeltilmesi (EK C: Par. C6) |
- |
TSRS 2 değişiklikleri ilk kez uygulanırken, uygulanmasının mümkün olmadığı durumlar dışında, karşılaştırmalı bilgiler geriye dönük düzeltilir. Ölçüm yöntemi değişmişse önceki dönemde değiştirilmiş gibi; Kategori 15 raporlanmışsa 29C hükmü önceki dönemde uygulanmış gibi; sektör sınıflandırması değişmişse seçilen sınıflandırma sistemi önceki dönemde kullanılmış gibi düzeltilir. |
Yapılan değişikliklerin yalnızca cari dönemi değil, önceki döneme ait karşılaştırmalı verileri de doğrudan etkileyeceği esası getirildi. |
TSRS 2’de yapılan değişikliklerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde, Standardın sera gazı emisyonlarının ölçümünde temel olarak “Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı (2004)” esasına dayanan yaklaşımını koruduğu; ancak yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa tarafından zorunlu tutulduğu durumlarda sera gazı emisyonlarının tamamı veya bir kısmı için farklı bir ölçüm yönteminin kullanılmasına imkân tanındığı görülmektedir. Benzer şekilde, raporlama tarihinde mevcut en güncel IPCC değerlendirmesinden elde edilen ve 100 yıllık bir zaman dilimini temel alan küresel ısınma potansiyeli (GWP) değerlerinin kullanılması temel yaklaşım olmaya devam etmekte; farklı GWP değerlerinin kullanılması ise yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa tarafından zorunlu tutulduğu durumlarla sınırlandırılmaktadır.
3. Sera Gazı Emisyonlarının Ölçümünde Yeni Esneklikler
TSRS 2’nin önceki yapısında işletmelerin sera gazı emisyonlarını ölçerken “Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı (2004)’nı” esas almaları öngörülmekteydi. Yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa tarafından farklı bir ölçüm yönteminin kullanılması emisyonların tamamı için zorunlu tutulduğunda bu yöntemin kullanılmasına imkân tanınmaktaydı. (Paragraf 29(a)(ii) ve B24)
Yeni düzenleme ile bu yaklaşım korunmakla birlikte, önemli bir değişiklik yapılmıştır. Artık yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa tarafından farklı bir ölçüm yönteminin sera gazı emisyonlarının tamamı veya bir kısmı için kullanılması zorunlu tutuluyorsa, işletmenin ilgili emisyonlar bakımından bu yöntemi kullanmasına izin verilmektedir.
Dolayısıyla değişikliğin temel yeniliği, alternatif ölçüm yönteminin kullanımının yalnızca emisyonların tamamını kapsayan düzenleyici zorunluluklarla sınırlı olmaktan çıkarılarak, emisyonların bir kısmı için getirilen zorunlulukları da kapsayacak şekilde genişletilmesidir. Bununla birlikte yeni düzenleme, işletmelere sınırsız bir metodoloji seçme serbestisi vermemektedir; alternatif yöntemin kullanılabilmesi, bunun yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa tarafından zorunlu tutulmasına bağlıdır.
Ayrıca işletmenin alternatif bir yöntem kullanması halinde, kullanılan yöntem ve ölçüm yaklaşımı ile bu yöntemin seçilme nedeninin açıklanması gerekmektedir.
Bu düzenleme özellikle farklı ülkelerde faaliyet gösteren ve farklı emisyon ölçüm düzenlemelerine tabi olan işletmeler açısından önem taşımaktadır.
4. Küresel Isınma Potansiyeli Değerlerinin Kullanımına İlişkin Değişiklikler
Sera gazlarının CO₂ eş değerine dönüştürülmesinde kullanılan küresel ısınma potansiyeli (GWP) değerleri de yeni düzenlemenin önemli konularından biridir.
Sera gazı emisyonlarının ölçümünde, raporlama tarihi itibarıyla mevcut en güncel Hükümetler Arası İklim Değişikliği Panelinde (IPCC) yer alan değerlendirmeden elde edilen ve 100 yıllık bir zaman dilimini temel alan GWP değerlerinin kullanılması temel kural olmaya devam etmektedir.
Ancak yeni düzenleme ile önemli bir istisna getirilmiştir. Yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa farklı küresel ısınma potansiyeli değerlerinin kullanılmasını zorunlu tutuyorsa, işletmenin ilgili emisyonlar bakımından söz konusu değerleri kullanmasına izin verilmiştir.
Öte yandan, CO₂ eş değerine dönüştürülmüş emisyon faktörlerinin yeniden hesaplanmaması yönündeki mevcut uygulama korunmuştur. Dolayısıyla bu husus yeni bir değişiklik olmayıp, önceki düzenlemedeki yaklaşımın devamıdır.
Bu çerçevede değişikliğin esas yeniliği, en güncel IPCC değerlendirmesinden elde edilen 100 yıllık küresel ısınma potansiyeli değerlerinin kullanımına ilişkin temel yaklaşım korunurken, yetkili makam veya kote olunan borsa tarafından farklı değerlerin kullanılmasının zorunlu tutulduğu durumlar için açık bir istisna getirilmesidir.
5. Finansal Faaliyetlerde Bulunan İşletmelerin Kapsam 3 Kategori 15 Emisyonlarına İlişkin Yeni Düzenlemeler
TSRS 2 değişikliklerinin önemli bölümlerinden biri, varlık yönetimi, ticari bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerinde bulunan işletmelerin Kapsam 3 Kategori 15 emisyonlarına ilişkin yeni düzenlemelerdir.
Kategori 15, finansal faaliyetlerle ilişkilendirilen sera gazı emisyonlarının açıklanması bakımından önemli bir alan oluşturmaktadır. Uygulamada bu emisyonların ölçülmesi; veri temini, karşı taraf bilgilerinin elde edilmesi, finansal araçların sınıflandırılması ve emisyonların finansal faaliyetlerle ilişkilendirilmesi gibi nedenlerle çeşitli güçlükler yaratabilmektedir.
Yeni 29A paragrafı ile varlık yönetimi, ticari bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerinde bulunan işletmelere, Kategori 15 ölçümünü yalnızca finanse edilen emisyonlarla sınırlandırabilme imkânı getirilmiştir.
Ayrıca işletme, bu sınırlandırmayı uygularken türev araçlara atfedilen sera gazı emisyonlarını hariç tutabilir.
Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır:
Bu düzenleme, “Kategori 15 artık yalnızca finanse edilen emisyonlardan oluşur” anlamına gelmemektedir. Düzenleme, kapsamına giren işletmelere Kategori 15 ölçümünü finanse edilen emisyonlarla sınırlandırma imkânı vermektedir.
Bu nedenle ilgili işletmelerin, öncelikle 29A kapsamındaki sınırlandırma imkânından yararlanıp yararlanmadıklarını ve bu tercihin raporlanan Kategori 15 emisyonları üzerindeki etkilerini değerlendirmeleri gerekmektedir.
5.1. Türev Araçlar İçin Getirilen Esneklik ve Yeni Açıklamalar
Türev araçlar, özellikle finansal kuruluşların finanse edilen emisyonlarının ölçümünde uygulama güçlüğü yaratabilen alanlardan biridir.
Yeni düzenleme ile işletmelere, Kategori 15 ölçümünü finanse edilen emisyonlarla sınırlandırmaları hâlinde türev araçlara atfedilen emisyonları hariç tutabilme imkânı verilmiştir.
Ancak bu imkân herhangi bir açıklama yapılmaksızın kullanılabilecek bir istisna değildir.
29B paragrafı uyarınca işletme;
• Hangi finansal araçları türev araç olarak değerlendirdiğini,
• Türev araçların belirlenmesinde hangi tanımı esas aldığını ve
• Kategori 15 ölçümünden hangi finansal faaliyetleri hariç tuttuğunu
açıklamalıdır.
Dolayısıyla düzenlemenin yaklaşımı, ölçümde esneklik sağlanırken bu esnekliğin kullanımında şeffaflığın artırılması şeklindedir.
Bu nedenle işletmelerin yalnızca hesaplama yöntemlerini değil, kullandıkları kapsam ve sınıflandırma kararlarını da belgelendirmeleri önem kazanmaktadır.
5.2. Kategori 15 İçin Yeni Ara Toplam Zorunluluğu
Yeni 29C paragrafı ile Kategori 15 emisyonlarına ilişkin önemli bir sunum değişikliği getirilmiştir.
Kapsam 3 emisyonlarının ölçümüne Kategori 15'i dahil eden işletmeler, artık toplam Kategori 15 sera gazı emisyonlarını ve bu toplam içerisinde yer alan finanse edilen emisyonların ara toplamını ayrı olarak açıklamak durumundadır.
Bu değişiklik, özellikle finansal kuruluşların raporladığı emisyonların kullanıcılar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
Örneğin toplam Kategori 15 emisyonlarının 1 milyon ton CO₂e olduğu ve bunun 750 bin tonunun finanse edilen emisyonlardan oluştuğu varsayıldığında, kullanıcı artık yalnızca 1 milyon tonluk toplamı değil, bunun içindeki 750 bin tonluk finanse edilen emisyon ara toplamını da görebilecektir.
Bu nedenle yeni düzenleme yalnızca bir hesaplama değişikliği değil, aynı zamanda bir sunum ve açıklama değişikliğidir.
6. Finanse Edilen Emisyonların Sektör Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
Değişikliklerin bir diğer önemli alanı, finanse edilen emisyonların sektör bazında açıklanmasında kullanılan sektör sınıflandırma sistemidir.
Önceki düzenlemede ticari bankacılık ve sigortacılık faaliyetleri açısından Küresel Endüstri Sınıflandırma Standardı (GICS) 6 haneli endüstri-seviyesi kodlarına dayalı bir yaklaşım bulunmaktaydı.
Yeni düzenleme ile GICS’in zorunlu kullanımına ilişkin hükümler kaldırılmış; işletmelere karşılaştırılabilirliği destekleyen yaygın kullanılan uygun bir sektör sınıflandırma sistemi seçme esnekliği getirilmiştir.
Bu değişiklik GICS’in kullanımının yasaklanması anlamına gelmemektedir. GICS, işletme açısından uygun bir sektör sınıflandırma sistemi olmaya devam edebilir. Bununla birlikte işletme, finanse edilen emisyonların ilgili sektörlere göre sınıflandırılmasında başka bir uygun sistem de seçebilir.
Seçilen sektör sınıflandırma sisteminin açıklanması ve neden tercih edildiğinin gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca yaygın kullanılan bir sistemin, işletmeye özgü bir sisteme kıyasla karşılaştırılabilirliği daha fazla desteklemesi hâlinde tercih edilmesi beklenmektedir.
7. Yürürlük, Geçiş Hükümleri ve İşletmeler Açısından Hazırlık
Yeni hükümler 1 Ocak 2027 veya sonrasında başlayan yıllık raporlama dönemleri için uygulanacak olup erken uygulamaya izin verilmektedir. Değişiklikleri erken uygulayan işletmelerin durumu açıklaması gerekmektedir.
Değişikliklerin ilk kez uygulandığı dönemde, uygulanmasının mümkün olmadığı durumlar dışında, TSRS 2’yi daha önce uygulamış işletmelerin önceki döneme ilişkin karşılaştırmalı bilgilerini belirli konularda yeni hükümlere göre düzeltmeleri gerekecektir. Bu kapsamda ölçüm yöntemindeki değişiklikler, Kategori 15'e ilişkin yeni ara toplam sunumu ve sektör sınıflandırma sistemindeki değişiklikler, karşılaştırmalı bilgilerin ilgili hükümler önceki dönemde de uygulanmış gibi düzeltilmesini gerektirebilecektir.
Bu nedenle 2026 yılı, değişikliklerin zorunlu olarak uygulanacağı ilk raporlama dönemi olmamakla birlikte, 2027 uygulamasına hazırlık bakımından önem taşımaktadır. Özellikle emisyon ölçüm yöntemleri, emisyon faktörleri ve GWP değerleri, Kategori 15 kapsamı, türev araçların değerlendirilmesi, sektör sınıflandırma sistemi ve karşılaştırmalı verilerin hazırlanmasına yönelik mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi yararlı olacaktır.
İşletmelerin ayrıca yeni ölçüm ve açıklama gerekliliklerinin karşılanabilmesi için veri kaynaklarını, hesaplama süreçlerini, sorumlulukları ve kontrol mekanizmalarını gözden geçirmeleri önem taşımaktadır.
8. Değerlendirme ve Sonuç
TSRS 2’de sera gazı emisyonlarının açıklanmasına ilişkin yapılan değişiklikler, uygulamada bu konuda ortaya çıkan sorunlara açıklık getirmekte ve belirli durumlarda işletmelere daha fazla uygulama esnekliği sağlamaktadır. Söz konusu değişiklikler yalnızca ölçüm yöntemlerine ilişkin esnekliklerden ibaret olmayıp, kullanılan yöntemlerin, kapsamın ve yapılan tercihlerin daha açık biçimde ortaya konulmasını da gerektirmektedir.
Yeni düzenlemeyle, yetkili bir makam veya işletmenin kote olduğu borsa tarafından zorunlu tutulması halinde, sera gazı emisyonlarının tamamı veya bir kısmı için farklı ölçüm yöntemlerinin ve farklı GWP değerlerinin kullanılmasına imkân tanınmıştır. Finansal faaliyetlerde bulunan işletmeler bakımından Kapsam 3 Kategori 15 emisyonlarının belirli koşullarda finanse edilen emisyonlarla sınırlandırılabilmesi, türev araçlara ilişkin esneklikler ve sektör sınıflandırma sisteminde GICS dışındaki uygun sistemlerin seçilebilmesi de önemli değişiklikler arasında yer almaktadır.
Buna karşılık, getirilen esneklikler daha güçlü açıklama ve gerekçelendirme gereklilikleriyle birlikte uygulanacaktır. Alternatif ölçüm yöntemlerinin açıklanması, Kategori 15 toplam emisyonları ile finanse edilen emisyonların ara toplamının ayrı gösterilmesi ve seçilen sektör sınıflandırma sisteminin gerekçelendirilmesi, bu yaklaşımın temel örnekleridir. Bu nedenle değişiklikleri yalnızca “TSRS 2’nin esnetilmesi” olarak değerlendirmek doğru olmayacaktır. Daha doğru bir ifadeyle, düzenleme belirli alanlarda uygulama esnekliği sağlarken, bu esnekliğin kullanımına ilişkin şeffaflık ve hesap verebilirlik gerekliliklerini de güçlendirmektedir.
İşletmelerin 2027 yılında başlayacak zorunlu uygulama dönemine şimdiden hazırlanmaları önem taşımaktadır. Özellikle karşılaştırmalı bilgilerin belirli durumlarda yeni hükümler önceki dönemde de uygulanmış gibi düzeltilmesi gerekeceğinden, emisyon ölçüm metodolojilerinin, Kategori 15 hesaplamalarının, sektör sınıflandırmalarının ve bunlara ilişkin veri altyapılarının önceden gözden geçirilmesi önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, TSRS 2 değişikliklerinin uygulanmasıyla birlikte konu yalnızca sera gazı emisyonlarının hesaplanmasıyla sınırlı olmayacaktır. İşletmelerin kullandıkları yöntemi ve bu yöntemin seçilme nedenini, ölçümün kapsamını, kapsam dışında bırakılan faaliyetleri ve yapılan tercihlerin karşılaştırmalı bilgilere etkisini açık, tutarlı ve izlenebilir biçimde ortaya koymaları gerekecektir. Bu yönüyle 2027 yılı, TSRS 2 açısından yalnızca yeni bir raporlama döneminin başlangıcı değil, aynı zamanda işletmelerin sera gazı emisyonlarına ilişkin ölçüm, sınıflandırma, veri yönetimi ve açıklama süreçlerini gözden geçirecekleri önemli bir uygulama dönemi olacaktır.
Kaynakça
- International Sustainability Standards Board (ISSB). Amendments to Greenhouse Gas Emissions Disclosures—Amendments to IFRS S2 and the Basis for Conclusions. IFRS Foundation, Aralık 2025.
- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK). TSRS 2’de Yapılan Değişiklikler: Sera Gazı Emisyonlarının Açıklanmasına İlişkin Değişiklikler. 28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete.
- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK). Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standardı 2 – İklimle İlgili Açıklamalar.
Yazar: Saliha GÖKKAYA- K. Mehmet GÜLBURUN
Kaynak: Lebib Yalkın Aylık Mevzuat Dergisi Eylül Sayısı 2026
