Türkiye'de Yeşil Finansın Yeni Yol Haritası: Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029) Üzerine Bir Değerlendirme
Saliha GÖKKAYA - K. Mehmet GÜLBURUN - - 03 Ağustos 2026
Özet
İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda finansal kaynakların çevresel açıdan sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilmesi, kamu politikalarını öncelikli alanlardan biri hâline gelmiştir. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029), Türkiye'de yeşil finans mimarisinin geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı; söz konusu Strateji Belgesi'ni sürdürülebilirlik raporlaması, güvence denetimi ve yeşil finans ekosistemi perspektifinden analitik bir değerlendirmeye tabi tutmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmış; ilgili politika belgesi, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS 1 ve TSRS 2), 7552 sayılı İklim Kanunu ve ulusal/uluslararası mevzuat çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmada, Strateji Belgesi'nin yeşil finansı salt enstrüman çeşitliliği boyutunda ele almadığı; TSRS’lerin yanı sıra, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından taslak olarak yayımlanıp kamuoyu görüşüne açılan Sürdürülebilirlik Güvence Denetimi Standardı (SGDS 5000), veri altyapısı, düzenleyici çerçeve ve piyasa mekanizmalarını bütünleştiren yapısal bir ekosistem kurguladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede, stratejinin başarıya ulaşmasında sürdürülebilirlik güvence denetiminin kalite ve kapasitesinin artırılması, güvenilir veri üretim altyapısının kurulması ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sağlanmasının kritik önem taşıdığı değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler
Yeşil finans, sürdürülebilirlik raporlaması, güvence denetimi, TSRS, SGDS 5000, yeşil finans ekosistemi.
1. Giriş
İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, doğal kaynakların tükenmesi ve çevresel bozulma gibi küresel sorunlar; ülkeleri ekonomik büyüme anlayışlarını ve kalkınma politikalarını yeniden gözden geçirmeye yöneltmiştir. Düşük karbonlu ve iklim dirençli bir ekonomiye geçiş, yalnızca çevresel hedeflerin belirlenmesini değil, bu dönüşümü destekleyecek finansal kaynakların da etkin biçimde harekete geçirilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle son yıllarda iklim politikaları ile finansal sistem arasındaki ilişki giderek güçlenmiş; sürdürülebilir yatırımların finansmanı ulusal ve uluslararası politika gündeminin öncelikli konularından biri hâline gelmiştir.
Yeşil finans, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir faaliyetlere yönelik yatırımların finansmanını teşvik etmeyi ve finansal kaynakların bu alanlara yönlendirilmesini amaçlayan bir yaklaşımı ifade etmektedir. Bu yönüyle yeşil finans, geleneksel enstrümanların ötesine geçerek yatırım kararlarında iklim ve çevreyle ilişkili risk ve fırsatların dikkate alınmasını, sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin desteklenmesini ve finansal sistemin düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine yapısal katkı sağlamasını hedeflemektedir.
Paris Anlaşması, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları gibi uluslararası girişimler, sürdürülebilir finansın geliştirilmesine yönelik çalışmalara önemli ivme kazandırmıştır. Bu süreçte birçok ülke; yeşil finans stratejileri, sürdürülebilir finans taksonomileri ve iklim finansmanına yönelik düzenlemeler geliştirirken; sürdürülebilirlik raporlaması ve bu raporlamaya ilişkin güvence uygulamaları da yatırım kararlarının güvenilir bilgiye dayanmasını sağlayan temel unsurlar arasında yer almaya başlamıştır.
Türkiye'de de son yıllarda sürdürülebilir finans alanında önemli politika ve düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Paris Anlaşması'nın onaylanması, 1. ve 2. Ulusal Katkı Beyanlarıyla 2030 ve 2035 sera gazı emisyon azaltım hedeflerinin ve 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi'nin açıklanması, On İkinci Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Programlarda yeşil dönüşüme yönelik hedeflere yer verilmesi ve İklim Kanunu'nun yürürlüğe konulması bu sürecin önemli kilometre taşlarını oluşturmaktadır. Bu politika çerçevesinin finansal boyutunu ise Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026–2029) oluşturmaktadır.
Söz konusu strateji belgesi; yeşil finans piyasalarının geliştirilmesine yönelik bir yol haritası sunmanın yanında sürdürülebilirlik raporlamasının yaygınlaştırılması, güvenilir sürdürülebilirlik bilgilerinin oluşturulması, güvence mekanizmalarının güçlendirilmesi ve iklimle ilgili finansal risklerin finansal sisteme entegrasyonu bakımından da önemli hedef ve eylemler içermektedir. Bu yönüyle Strateji, salt yeni finansman enstrümanlarının piyasaya arz edilmesini değil, sürdürülebilir finans ekosisteminin kurumsal ve hukuki altyapısının inşa edilmesini hedefleyen kapsamlı bir politika belgesi niteliğindedir.
2. Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planının Genel Çerçevesi
2.1. Stratejinin Hazırlanma Gerekçesi ve Politika Çerçevesi
İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesi, yalnızca çevre politikalarının etkinliğine değil, aynı zamanda finansal sistemin bu dönüşümü destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılmasına da bağlıdır. Bu doğrultuda son yıllarda birçok ülke, finansal kaynakların düşük karbonlu, iklim dirençli ve çevresel açıdan sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilmesini sağlayacak ulusal sürdürülebilir finans ve yeşil finans stratejileri hazırlamıştır. Türkiye'nin hazırladığı Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı da bu küresel dönüşümün ulusal düzeydeki en somut adımlarından biridir.
Strateji Belgesi; Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşları, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, finans sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar ve diğer paydaşların geniş katılımıyla şekillendirilmiştir. Belge, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm hedeflerini destekleyecek finansal mimarinin oluşturulmasına yönelik politika ve eylemleri bütüncül bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı, tek başına oluşturulmuş bağımsız bir politika belgesi olmayıp, ülkenin son yıllarda yapılandırdığı iklim, kalkınma ve sürdürülebilirlik makro politikalarının finansal ayağını tamamlayan stratejik bir dokümandır. Bu yönüyle Strateji, Paris Anlaşması kapsamında sunulan Ulusal Katkı Beyanı, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi, İklim Kanunu, On İkinci Kalkınma Planı (2024–2028), Orta Vadeli Program (2026–2028), Türkiye Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile diğer ulusal üst politika belgelerinde belirlenen hedeflerin finansman boyutunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Belgede yeşil finans, dar bir çerçevede sadece çevresel yatırımların fonlanması olarak ele alınmamaktadır. Aksine finansal sistemin bütünüyle iklim değişikliği kaynaklı risk ve fırsatları gözeten, sürdürülebilir ekonomik faaliyetleri ödüllendiren ve uzun vadeli kalkınmayı destekleyen bir yapıya büründürülmesi hedeflenmektedir. Bu dinamik yaklaşım, finans sektörünün kaynak tahsisi süreçlerinde çevresel ve iklimle ilişkili parametreleri çok daha sistematik ve zorunlu biçimde dikkate almasını öngörmektedir.
Strateji Belgesi'nin hazırlanmasında uluslararası sürdürülebilir finans uygulamaları ve küresel standartlar da temel alınmıştır. Bu kapsamda Avrupa Birliği'nin sürdürülebilir finans politikaları, uluslararası iklim finansmanı pratikleri, sürdürülebilir finans taksonomileri, küresel sürdürülebilirlik raporlama standartları ve iklimle bağlantılı finansal risklerin yönetimine ilişkin güncel gelişmeler, belgenin içeriğini şekillendiren temel referans kaynakları arasında yer almaktadır. Böylece Türkiye'nin yeşil finans altyapısının uluslararası normlarla tam uyumlu biçimde güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
Bu çerçevede Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı; finansal sistemin sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda dönüşümünü rehber edinen, kamu ve özel sektör arasındaki koordinasyon bağlarını sıkılaştıran ve yeşil yatırımların finansmana erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan stratejik bir kılavuz niteliği taşımaktadır.
2.2. Stratejinin Vizyonu, Amacı ve Temel İlkeleri
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029), Türkiye'de sürdürülebilir finans mimarisinin tahkim edilmesini ve finansal sistemin yeşil dönüşümü destekleyecek şekilde yapılandırılmasını temel vizyon olarak benimsemektedir. Bu vizyon doğrultusunda Strateji Belgesi'nin ana gayesi; yeşil finans piyasalarının gelişimini desteklemek, sürdürülebilir yatırımların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve iklim finansmanını güçlendirecek kurumsal ve düzenleyici altyapıyı inşa etmektir. Belirlenen amaçlar çerçevesinde; Türkiye Yeşil Taksonomisi'nin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik raporlaması ile güvence sisteminin güçlendirilmesi, sürdürülebilir finans veri altyapısının oluşturulması, kurumsal kapasitenin artırılması ve yeşil finans ürünlerinin çeşitlendirilmesine yönelik dinamik politika ve eylemler öngörülmektedir.
Belgede benimsenen stratejik yaklaşım, yeşil finansı yalnızca bankacılık veya sermaye piyasalarıyla sınırlı yapısal bir alan olarak değerlendirmemektedir. Aksine; kamu kurumları, düzenleyici ve denetleyici kuruluşlar, finansal aktörler, reel sektör, yatırımcılar, akademi ve uluslararası kuruluşların eş güdüm içinde hareket ettiği katılımcı bir ekosistem modellenmektedir. Bu yönüyle Strateji, yeşil dönüşümün başarısının salt fonlama miktarının artırılmasına değil; finansal sistemin tüm paydaşları arasında ortak bir kurumsal kültür ve koordinasyonun sağlanmasına bağlı olduğunu kabul etmektedir.
Strateji Belgesi'nin dikkat çeken bir diğer yönü, yeşil finans uygulamalarının güvenilir, karşılaştırılabilir ve uluslararası standartlarla uyumlu bilgiye dayanmasını esas almasıdır. Bu kapsamda sürdürülebilirlik raporlamasının yaygınlaştırılması, raporlanan verilerin güvence süreçleriyle desteklenmesi, çevresel verilerin standardizasyonu ve Türkiye Yeşil Taksonomisi'nin oluşturulması, yeşil finans piyasalarının sağlıklı ve istikrarlı gelişimi açısından kurucu unsurlar arasında değerlendirilmektedir.
Belge ayrıca, kamu kaynaklarının tek başına yeşil dönüşümün finansmanında yeterli olmayacağı gerçeğinden hareketle, özel sektör yatırımlarının mobilizasyonunu öncelikli hedeflerden biri olarak kabul etmektedir. Bu nedenle yeşil tahvil ve yeşil sukuk gibi sürdürülebilir finansman araçlarının geliştirilmesi, sürdürülebilir bankacılık uygulamalarının yaygınlaştırılması, uluslararası iklim fonlarından daha etkin yararlanılması ve özel sermayenin yeşil yatırımlara yönlendirilmesini sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesi öngörülmektedir. Bu yaklaşım doğrultusunda Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı, yeşil finansı münferit politika araçlarından oluşan bir uygulama alanı olarak değil, makroekonomik dönüşümü destekleyen bütünleşik bir politika çerçevesi olarak konumlandırmaktadır.
2.3. Stratejik Amaçlar ve Hedefler
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı, Türkiye'de yeşil finans altyapısının kurulması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve piyasaların derinleştirilmesi amacıyla üç temel stratejik amaç belirlemiştir. Bu amaçlar altında toplam on bir hedef ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik çok sayıda eylem tanımlanmıştır. Strateji Belgesi'nde ayrıca her bir eylem için sorumlu ve ilgili kuruluşlar, uygulama takvimi, beklenen çıktılar ve performans göstergeleri belirlenerek uygulamanın izlenmesine yönelik sistematik bir çerçeve oluşturulmuştur.
Tablo 1. Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı'nın Stratejik Amaçları ve Hedefleri
|
Amaç |
Hedefler |
|
Amaç 1. Şeffaf ve ölçülebilir bir yeşil finans ekosistemi için gerekli altyapının oluşturulması |
1.1. Yeşil finansı teşvik edecek sektörel düzenleyici çerçevelerin oluşturulması. 1.2. Danışmanlık, doğrulama ve güvence sistemleri gibi yeşil finans ekosistemini destekleyen altyapının oluşturulması. 1.4. Ortak raporlama şablonu standartlarının oluşturulması. |
|
Amaç 2. Yeşil finans alanında kurumsal kapasite ile insan kaynağının güçlendirilmesi |
2.1.İnsan kaynağı kapasitesinin artırılması. 2.3. Düzenleyici ve denetleyici otoriteler ile ilgili sektörlerin iklim risklerini yönetme kapasitesinin geliştirilmesi. |
|
Amaç 3. Yeşil finansın gelişimine yönelik piyasa mekanizmalarının oluşturulması |
3.1. Yeşil finans ürün ve araçlarının yaygınlaştırılması. 3.3. Yeşil finans ürün ve araçlarının geliştirilmesine yönelik teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi. |
Tablo 1'de özetlenen stratejik mimari incelendiğinde, eylemlerin birbirini tamamlayan ve zincirleme etki yaratan bütünsel bir mantıkla kurgulandığı görülmektedir.
Birinci stratejik amaç kapsamında; Türkiye Yeşil Taksonomisi'nin oluşturulması, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nın (TSRS) yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirlik güvence sisteminin geliştirilmesi gibi yapısal adımlar öngörülmektedir. Bu doğrultuda veri altyapısının geliştirilmesi ve ortak raporlama şablonu standartlarının oluşturulması yoluyla, piyasada güveni zedeleyen yeşil aklama (greenwashing) uygulamalarının önlenmesi ve finansal süreçlerin uluslararası normlarla uyumlu hale getirilmesi hedeflenmektedir.
İkinci stratejik amaç, sürecin operasyonel ayağını oluşturan nitelikli insan kaynağının ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine odaklanmaktadır. Kamu kurumlarından reel sektöre kadar geniş bir yelpazede planlanan eğitim ve farkındalık faaliyetleri, sürdürülebilirlik raporlaması ile iklim risklerinin yönetimi konularında piyasaya teknik yetkinlik kazandırmayı amaçlamaktadır.
Üçüncü stratejik amaç ise ekosistemin finansal derinliğini artırmaya yöneliktir. Yeşil finans enstrümanlarının çeşitlendirilmesi, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin (ETS) işlevsel hale getirilmesi ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi bu amacın omurgasını oluşturmaktadır. Böylece özel sermayenin yeşil yatırımlara kanalize edilmesi için piyasa temelli finansman mekanizmaları işlerlik kazanacaktır.
Strateji Belgesi'nde eylemlerin sorumlu kuruluşlar, takvim ve performans göstergeleriyle somutlaştırılması, metni soyut bir temenni belgesi olmaktan çıkarıp izlenebilir ve hesap verebilir sonuç odaklı bir eylem planına dönüştürmektedir.
3. Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planının Sürdürülebilirlik Raporlaması, Güvence Denetimi ve Yeşil Finans Açısından Analizi
3.1. Sürdürülebilirlik Raporlamasının Yeşil Finans Ekosistemindeki Rolü
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı'nın dikkat çeken yönlerinden biri, sürdürülebilirlik raporlamasını yalnızca işletmeler açısından yerine getirilmesi gereken bir mevzuat yükümlülüğü olarak değil, yeşil finans ekosisteminin temel bilgi altyapısı olarak ele almasıdır. Strateji Belgesi'nde Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nın (TSRS) yaygınlaştırılması, ortak raporlama şablonlarının geliştirilmesi ve sürdürülebilirlik verilerinin güvenilirliğinin artırılmasına yönelik hedeflere yer verilmesi, bu yaklaşımın somut göstergeleridir.
Yeşil finans uygulamalarının etkin biçimde işlemesi; yatırımcılar, kredi kuruluşları, sigorta şirketleri ve diğer finansal piyasa aktörlerinin işletmelerin iklim ve sürdürülebilirlik performansına ilişkin güvenilir, karşılaştırılabilir ve karar almaya elverişli bilgilere ulaşabilmesine bağlıdır. Finansal kaynakların çevresel açıdan sürdürülebilir faaliyetlere yönlendirilebilmesi için işletmelerin sera gazı emisyonları, iklim riskleri, geçiş planları, enerji kullanımı ve diğer sürdürülebilirlik göstergelerini ortak standartlar çerçevesinde açıklamaları büyük önem taşımaktadır.
Bu yönüyle sürdürülebilirlik raporlaması, yalnızca şeffaflığı artıran bir açıklama aracı değil; aynı zamanda yeşil finans piyasalarının sağlıklı işlemesini sağlayan temel bilgi mekanizmasıdır. Nitekim yeşil tahvil, sürdürülebilirlik bağlantılı kredi, sürdürülebilir yatırım fonu ve benzeri finansman araçlarının geliştirilmesi, yatırım kararlarının güvenilir sürdürülebilirlik verilerine dayanmasını gerekli kılmaktadır. Yeterli ve homojen veri bulunmadığında ise sermayenin gerçekten çevresel fayda sağlayan faaliyetlere yönlendirilmesi güçleşmekte, yeşil finans piyasalarının etkinliği zayıflamakta ve yeşil aklama (greenwashing) riski artmaktadır.
Strateji Belgesi'nin bu yaklaşımı, Türkiye'de yürürlüğe giren güncel sürdürülebilirlik raporlama düzenlemeleriyle de tam bir uyum içerisindedir. Özellikle TSRS'nin uygulamaya başlanmasıyla birlikte işletmelerin iklimle ilgili risk ve fırsatlarını, yönetişim yapılarını, stratejilerini, risk yönetimi süreçlerini ve performans göstergelerini uluslararası standartlarla uyumlu biçimde raporlamaları öngörülmektedir. Böylece sürdürülebilirlik raporlaması, yalnızca düzenleyici otoritelerin bilgi ihtiyacını karşılayan bir sistem olmaktan çıkmakta; finansal piyasalarda kaynak tahsisini doğrudan şekillendiren stratejik bir bilgi altyapısına dönüşmektedir.
Bu çerçevede değerlendirildiğinde, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı'nın sürdürülebilirlik raporlamasına verdiği önem yerinde ve isabetlidir. Bununla birlikte, raporlama yükümlülüğünün genişletilmesi tek başına yeterli değildir. Açıklanan bilgilerin kalite, tutarlılık ve karşılaştırılabilirliğinin sağlanması; raporlama süreçlerinde dijital veri altyapısının geliştirilmesi ve açıklamaların bağımsız güvence mekanizmalarıyla desteklenmesi, Strateji Belgesi'nde öngörülen hedeflere ulaşılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
3.2. Güvence Denetimi: Yeşil Finans Ekosisteminde Güvenin Sağlanması
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı'nda sürdürülebilirlik güvence sisteminin güçlendirilmesi, yeşil finans ekosisteminin temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmaktadır. Strateji Belgesi, sürdürülebilirlik raporlamasının yaygınlaştırılmasını tek başına yeterli görmemekte; raporlanan bilgilerin doğruluğunu, güvenilirliğini ve karşılaştırılabilirliğini destekleyecek kurumsal güvence altyapısının oluşturulmasını da temel öncelikler arasında değerlendirmektedir. Bu yaklaşım, sürdürülebilirlik bilgilerinin finansal karar alma süreçlerinde rasyonel biçimde kullanılabilmesi için doğrulanmış bilgi üretiminin vazgeçilmez olduğu anlayışına dayanmaktadır.
Bu kapsamda Strateji Belgesi'nde TSRS'nin kullanımının yaygınlaştırılması, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) verilerine ilişkin asgari denetim kriterlerinin belirlenmesi, Sürdürülebilirlik Güvence Denetimi Standardı (SGDS 5000)'in yayımlanması ile sürdürülebilirlik güvence denetimlerini yürütecek denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesi ve lisanslı denetim kuruluşlarının sayısının artırılmasına yönelik hedeflere yer verilmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Strateji Belgesi'nin sürdürülebilirlik raporlaması ile güvence denetimini birbirini tamamlayan iki temel yapı taşı olarak ele aldığı görülmektedir.
Sürdürülebilirlik raporlarında açıklanan karbon yoğunluğu, enerji tüketimi, iklim riskleri, geçiş planları ve diğer kurumsal göstergeler; finansal piyasa aktörlerinin karar alma süreçlerinde giderek daha fazla ağırlık kazanmaktadır. Ancak bu nicel ve nitel verilerin finansal kararlarda kullanılabilmesi, doğruluk ve güvenilirliklerinin bağımsız bir güvence süreciyle desteklenmesine bağlıdır. Bu nedenle güvence denetimi; piyasadaki bilgi asimetrisini azaltan, yatırımcı güvenini sağlayan ve finansal kaynakların gerçekten sürdürülebilir faaliyetlere yönlendirilmesini destekleyen kurumsal bir güvence mekanizması niteliği taşımaktadır.
Strateji Belgesi'nde SGDS 5000'e yönelik hedeflere yer verilmiş olması da bu yaklaşımın somut göstergelerinden biridir. Nitekim KGK tarafından uluslararası standartlarla uyumlu olarak hazırlanan SGDS 5000, 15 Aralık 2026 tarihinde veya sonrasında başlayan dönemlere ait sürdürülebilirlik bilgilerinin güvence denetimlerinde zorunlu olarak uygulanmak üzere yürürlüğe girecektir. Bu standardın devreye girmesiyle birlikte, mevcut GDS 3410 (Sera Gazı Beyanlarına İlişkin Güvence Denetimleri) standardı yürürlükten kalkacak ve sürdürülebilirlik bilgileri tek, kapsamlı ve uluslararası geçerliliği olan bir denetim normuna kavuşacaktır. Bu kurumsal dönüşüm, Türkiye'de sürdürülebilirlik güvence denetimlerinin kalitesini artırmaya yönelik en radikal ve olumlu adımlardan biridir.
3.3. Yeşil Finans Ekosisteminin Oluşturulması
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı, yeşil finansı salt yeni finansman araçlarının geliştirilmesi perspektifinden değil; düzenleyici çerçeve, sürdürülebilirlik raporlaması, güvence denetimi, veri altyapısı, piyasa mekanizmaları ve teşvik sistemlerini birlikte kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele almakta ve fonksiyonel bir finansal ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle Strateji Belgesi, Türkiye'de yeşil finansın kurumsal altyapısını güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir yol haritası niteliğindedir.
Belgede öngörülen politika ve eylemler incelendiğinde, yeşil finans sisteminin üç temel unsur üzerine inşa edildiği görülmektedir. Bunlardan ilki, güvenilir sürdürülebilirlik bilgilerinin üretilmesine yönelik kurumsal altyapının oluşturulmasıdır. TSRS'nin yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik güvence sisteminin güçlendirilmesi, veri paylaşım altyapısının geliştirilmesi ve ortak raporlama uygulamalarının desteklenmesi, yatırım kararlarının asimetrik olmayan şeffaf verilere dayanmasını sağlayacak öncelikli adımlardır.
İkinci unsur, yeşil finans piyasalarının etkin işleyişini sağlayacak düzenleyici ve kurumsal mekanizmaların tasarımıdır. Bu kapsamda Türkiye Yeşil Taksonomisi'nin geliştirilmesi, yeşil varlık oranı uygulamaları, sürdürülebilirlik derecelendirme sistemleri, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin (ETS) hayata geçirilmesi ve iklim finansmanına ilişkin politika çerçevesinin oluşturulması, finansal piyasalarda ortak bir taksonomik dil oluşturmayı amaçlamaktadır. Böylece yatırımcıların gerçekten sürdürülebilir faaliyetleri diğer yatırımlardan kolayca ayırt edebilmesi ve sermaye akışının doğru projelere kanalize edilmesi mümkün kılınacaktır.
Üçüncü unsur ise, kamu kaynaklarının kısıtlı olduğu gerçeğinden hareketle özel sermayenin yeşil yatırımlara yönlendirilmesini sağlayacak piyasa mekanizmaları ve teşviklerin geliştirilmesidir. Yeşil tahvil ve sukuk ihraçlarının desteklenmesi, sürdürülebilir bankacılık pratiklerinin teşvik edilmesi ve uluslararası iklim fonlarına erişimin kolaylaştırılması bu ayağın ana eksenini oluşturmaktadır. Sonuç olarak bu üç unsurlu yapı, Türkiye'de yeşil dönüşümün finansmanını tekil araçların ötesine taşıyarak kurumsal, yasal ve operasyonel olarak bütünleşik bir ekosisteme kavuşturacaktır.
4. Değerlendirme ve Sonuç
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029), Türkiye'de sürdürülebilir finans alanında bugüne kadar yürürlüğe konulan en kapsamlı makro politika araçlarından biri olup, finansal ekosistemin dönüştürülmesine yönelik stratejik bir rehber niteliğindedir. Belge, finans sektörünü sığ bir enstrüman çeşitliliği perspektifinden arındırarak; yasal mevzuatı, sürdürülebilirlik raporlamasını, kurumsal güvence denetimini, ulusal veri altyapısını ve piyasa bazlı teşvik mekanizmalarını tek bir potada eriten yapısal bir reform ajandası sunmaktadır.
Strateji Belgesi'nde kurumsal raporlama, güvence denetimi ve sürdürülebilir finans mimarisi ekseninde öne çıkan temel müdahaleler şu şekildedir:
• Türkiye Yeşil Taksonomisi Mevzuatının Yürürlüğe Konulması: Sürdürülebilir yatırımların sınıflandırılmasında ortak bir ekonomik dilin oluşturulması,
• Sürdürülebilirlik Güvence Denetimi Standardı (SGDS 5000): Uluslararası standartlarla (IAASB) tam uyumlu SGDS 5000'in ulusal mevzuata kazandırılması,
• TSRS'nin Yaygınlaştırılması ve Standart Raporlama Şablonları Oluşturulması: İşletmelerin finansal olmayan sürdürülebilirlik risk ve fırsat beyanlarının homojen ve karşılaştırılabilir hale getirilmesi,
• Yeşil Aklama (Greenwashing) ile Mücadele: Piyasada bilgi asimetrisini ve dezenformasyonu önleyecek kurumsal bariyerlerin örülmesi,
• Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin (ETS) Uygulamaya Alınması: Karbon fiyatlandırması yoluyla piyasa temelli dönüşümün finansal olarak teşvik edilmesi.
Belge, şeffaf sürdürülebilirlik verilerinin üretimi ile rasyonel yatırım kararları arasında kopmaz bir bağ kurmaktadır. Bu doğrultuda TSRS, SGDS 5000, Yeşil Taksonomi ve ETS gibi mekanizmalar birbirini tamamlayıcı unsurlar olarak kurgulanmıştır.
Bununla birlikte, öngörülen makro hedeflerin reel ekonomik çıktılara dönüşmesi, yalnızca kâğıt üzerinde kalan yasal düzenlemelerin varlığına bağlı değildir. Ulusal taksonominin başta Avrupa Birliği (AB) Taksonomisi olmak üzere küresel normlarla dinamik biçimde uyumlaştırılması, ETS'nin işlevsel piyasa derinliğine kavuşturulması ve uluslararası standartlara uygun denetim kalite ve kapasitesinin artırılması hayati önem taşımaktadır. En kritik başarı faktörü ise kamu kurumları, finans sektörü ve reel sektör arasındaki koordinasyon bağlarının güçlü tutulmasıdır. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerinin merkezinde yer alan KOBİ'lerin bu yeni kurumsal raporlama ve yeşil dönüşüm ekosistemine entegre edilebilmesi için teknik rehberlik, finansal teşvik ve kapasite geliştirme eğitimleriyle desteklenmesi bir zorunluluktur.
Yeşil finans piyasalarının sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde derinleşmesi, doğrulanmış ve asimetrik olmayan bilgi akışına bağlıdır. Bu nedenle kurumsal sürdürülebilirlik raporlaması ve bağımsız güvence denetimleri, işletmeler için salt birer mevzuat yükümlülüğü olarak görülmemeli; uluslararası sermayeyi ülkeye çeken, yatırımcı güvenini inşa eden ve dezenformasyonu engelleyen stratejik kaldıraçlar olarak konumlandırılmalıdır.
Sonuç olarak Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029), Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi'nin ve sürdürülebilir kalkınma vizyonunun finansal sacayağını ortaya koymaktadır. Strateji kapsamındaki eylem planlarının kararlılıkla uygulanması, Türkiye'de güvenilir kurumsal bilgilerin üretildiği, bağımsız güvence denetim mekanizmalarıyla piyasa güveninin sağlandığı ve finansal kaynakların sürdürülebilir projelere etkin biçimde kanalize edildiği bir yeşil finans ekosisteminin inşasına öncülük edecektir.
Kaynakça
· Hazine ve Maliye Bakanlığı. (2026). Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029).
· Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu. (2023). Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Hakkında Kurul Kararı. https://www.kgk.gov.tr
· Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu. (2025). Sürdürülebilirlik Güvence Denetimi Standardı (SGDS) 5000 “Sürdürülebilirlik Güvence Denetimlerine İlişkin Genel Hükümler” Taslak Metni Kamuoyu Görüşü Duyurusu. https://www.kgk.gov.tr
· T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (2023). On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028).
· T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (2025). Orta Vadeli Program (2026-2028).
· T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2021). Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Paris Anlaşması. https://www.csb.gov.tr
· T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2024). Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Taslağı. https://iklim.gov.tr/taslaklar-i-2124
· T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2025). 7552 Sayılı İklim Kanunu. Resmî Gazete (Sayı: 32951)
Yazar: Saliha Gökkaya - K. Mehmet Gülburun
Kaynak: Lebib Yalkın Aylık Mevzuat Dergisi Ağustos Sayısı 2026
