
Geçmiş Yıl Zararlarının Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilmesi Sorunu
Halil Yürüdü - - 03 Nisan 2025
Özet
Yurt içi asgari kurumlar vergisi, 7524 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen 32/C maddesi kapsamında yürürlüğe girmiştir. Ancak, bu düzenleme kapsamında geçmiş yıl zararlarının vergiden düşülüp düşülemeyeceği belirsizdir. 23 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde geçmiş yıl zararlarının indirilemeyeceği açıklanmış ve örneklerle desteklenmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu düzenlemeyi 32/C maddesindeki “indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz” ifadesine dayandırmaktadır. Ancak, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi zarar mahsubunu düzenlediğinden, bu Tebliğ’in hukuki dayanağı tartışmalıdır. Danıştay 3. Dairesi, Tebliğ’in bazı hükümlerinin yürütmesini durdurarak, düzenlemenin hukuka aykırı olabileceğine hükmetmiştir. Nihai karar süreci devam etmekte olup, bu süreç tamamlanıncaya kadar geçici vergi döneminde geçmiş yıl zararları mahsup edilebilecektir.
Anahtar Kelimeler
Geçmiş yıl zararları, yurt içi asgari kurumlar vergisi, Kurumlar Vergisi Kanunu, 7524 Sayılı Kanun, Danıştay 3. Dairesi-E.2024/5700 sayılı karar.
1. Giriş
Yurt içi asgari kurumlar vergisi, 7524 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na (KVK) eklenen 32/C maddesi kapsamında getirilmiştir. (28.07.2024 kabul tarihli kanun, 02.08.2024 tarihli 32620 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanmıştır.)
Bu düzenlemenin temel amacı, kurumların çeşitli istisna ve indirimlerden yararlanarak fiilen ödedikleri kurumlar vergisinin çok düşük seviyelerde kalmasını engellemektir. Devletin, asgari bir vergi yükümlülüğü getirerek vergi adaletini sağlamak ve vergi tabanını genişletmek istediği belirtilmiştir.
Kanun’un öngördüğü sistemde, belirli istisna ve indirimler düşülebilse de kurumlar vergisinin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının en az %10’u olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenleme ile vergi planlaması yoluyla çok düşük vergi ödeyen şirketlerin önüne geçilmesi ve vergisel teşviklerin kapsamının daraltılması hedeflenmiştir.
Kanun düzenlemesi pek çok soru işaretini de beraberinde getirmiştir. Bunların başında hak kazanılmış ancak kazanç yetersizliği nedeniyle kullanılamayan ve sonraki dönemlerde kullanılması beklenen istisna ve indirimlerin akıbetinin ne olacağı sorusu gelmektedir. Bunların kullanımına devam edilecek midir?
2. Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisinin Mevzuat İçeriği
7524 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.
“Yurt içi asgari kurumlar vergisi
MADDE 32/C- (1) 32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz.
(2) Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken birinci fıkrada belirtilen kurum kazancından aşağıdaki istisna ve indirimler düşülür:
a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip oldukları taşınmazlardan elde edilen kazançlar dışında (d) bendinde sayılan istisna kazançlar,
b) 10 uncu maddenin birinci fıkrasının; (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler,
c) 16/12/1999 tarihli ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında vergiden istisna edilen kazançlar,
ç) 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kazanç istisnası ile kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapılabilen Ar-Ge ve tasarım indirimleri.
(3) Birinci fıkra kapsamında hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden, 32 nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca indirimli oran uygulaması nedeniyle alınmayan vergi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan vergi indirilir ve ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisi belirlenir.
(4) Bu madde hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır.
(5) İlk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde hükümleri uygulanmaz.
(6) Bu maddede yer alan indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı ibaresi, hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesiyle bulunan tutarı ifade eder.
(7) Birinci fıkrada yer alan oranı; sektörler, faaliyet konusu, iş kolları ya da üretim alanları itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
Birçok kanun maddesine dayandığı için kanun maddesini anlaşılabilir olması açısından tablo şeklinde aşağıdaki gibidir.
Asgari kurumlar vergisi matrahından düşülen istisnalar: |
İstisna |
İstisna Dışı |
İndirim |
İndirim Dışı |
|
1 |
İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-a) |
+ |
|||
2 |
Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ç) |
+ |
|||
3 |
Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar hariç) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d) |
+ |
|
||
4 |
Risturn kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-i) |
+ |
|||
5 |
Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-j) |
+ |
|||
6 |
Varlık kiralama işlemlerinden elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-k) |
+ |
|||
7 |
Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden sağlanan kazanç istisnası (4490 sayılı Kanun madde 12) |
+ |
|||
8 |
Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun geçici madde 3) |
+ |
|||
9 |
Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun geçici madde 2) |
+ |
|||
|
Asgari kurumlar vergisi matrahından düşülen indirimler |
||||
1 |
213 sayılı Kanunun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-g) |
+ |
|||
2 |
1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre korumalı işyeri indirimi (5520 sayılı Kanun madde 10/1-h) |
+ |
|||
3 |
Ar-Ge ve tasarım indirimi (5746 sayılı Kanun madde 3 ve 3/A) (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/c) (5520 sayılı Kanun madde 10/1-a) |
+ |
|||
Asgari kurumlar vergisi matrahından düşülemeyen istisnalar |
|||||
1 |
Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-b) |
X |
|||
2 |
Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-c) |
X |
|||
3 |
Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d) |
X |
|||
4 |
Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-e) |
X |
|||
5 |
Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya TMSF'ye borçlu durumda olanların taşınmaz veya iştirak hisselerinin satış kazancı istisnası |
X |
|||
6 |
Yurt dışı şube kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-g) |
X |
|||
7 |
Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-h) |
X |
|||
8 |
Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ı) |
X |
|||
9 |
Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesinde yönetici şirketlere ilişkin kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/A) |
X |
|||
10 |
Sınai mülkiyet hakları satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/B) |
X |
|||
11 |
Kur korumalı mevduat ve katılım hesaplarından elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun geçici madde 14) |
X |
|||
12 |
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç istisnası (193 sayılı Kanun geçici madde 76) |
X |
|||
13 |
Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda istisna (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/a) |
X |
|||
14 |
Özel Kanunlarda yer alan ve asgari vergi matrahına dâhil edilmesi gereken diğer istisnalar |
X |
|||
15 |
KV kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan yatırım fon ve ortaklıklarının istisna kapsamında taşınmazlarından elde ettikleri kazançları, |
X |
|||
16 |
Yatırım fon ve ortaklıklarının, ticari mal niteliğinde olanlar dahil sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançlar |
X |
|||
Asgari kurumlar vergisi matrahından düşülemeyen indirimler |
|||||
1 |
Sponsorluk harcamalarında indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-b) |
X |
|||
2 |
Bağış ve yardımlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-c) |
X |
|||
3 |
Eğitim ve sağlık tesisleri ile yurt inşaatlarına ilişkin bağış ve yardımlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-ç) |
X |
|||
4 |
Kültür ve turizm amaçlı bağış ve yardımlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-d) |
X |
|||
5 |
Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına yapılan bağışlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-e) |
X |
|||
6 |
Kızılay Derneği ile Yeşilay Cemiyetine yapılan nakdi bağış ve yardımlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-f) |
X |
|||
7 |
Yurt dışına verilen yazılım, mühendislik, eğitim ve sağlık hizmetleri kazanç indirimi (5520 sayılı Kanun madde 10/1-ğ) |
X |
|||
8 |
Nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi (5520 sayılı Kanun madde 10/1-ı) |
X |
|||
9 |
İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların elde ettiği kazançlarda indirim (5520 sayılı Kanun madde 10/1-i) |
X |
|||
10 |
Yatırım indirimi istisnası (193 sayılı Kanun mülga madde 19, geçici madde 61 ve geçici madde 69) |
X |
|||
11 |
Teknogirişim sermaye desteği indirimi (5746 sayılı Kanun madde 3/5) |
X |
|||
12 |
Teknokent sermaye desteği indirimi (4691 sayılı Kanun geçici madde 4 ) |
X |
|||
13 |
Özel Kanunlarda yer alan ve asgari vergi matrahına dâhil edilmesi gereken diğer indirimler |
X |
3. Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkartılan 23 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Tebliği
Yurt içi asgari kurumlar vergisini düzenleyen Kanun’un 7. maddesinde bu Kanun’un uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Nitekim Maliye Bakanlığı 28 Eylül 2024 tarihli 32676 No’lu Resmî Gazete ‘de yayımlanan 23 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ yayınlamıştı.
Ancak, Maliye Bakanlığının bu tebliği uygulamaya yön vermekle birlikte, kafaları karıştıran bir açıklama içermektedir. Söz konusu tebliğde, asgari kurumlar vergisi uygulamasında geçmiş yıl zararlarının dikkate alınamayacağına ilişkin açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir. Geçmiş yıl zararlarının asgari kurumlar vergisi hesabında dikkate alınamayacağı hususu, Tebliğ’in aşağıda belirtilen bölümlerinde yer almaktadır.
32.5.4. Asgari kurumlar vergisi uygulaması ve hesaplaması;
“Beyannamelerde indirim konusu yapılan geçmiş yıl zararları asgari kurumlar vergisi matrahından düşülmeyecek ve asgari kurumlar vergisinin hesaplanmasında dikkate alınacaktır.”
32.5.6. Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında kurum kazancından düşülmeyen istisna ve indirimler;
“Asgari vergi hesabında, geçmiş yıl zararları da kurum kazancından düşülmeyecek ve asgari vergi hesaplamasında dikkate alınacaktır.”
şeklinde olup Tebliğ’in bu maddesi altında aşağıda verilen örneklerde geçmiş yıl zararlarının indirilemeyeceği belirtilmektedir.
Örnek 3: (C) A.Ş.’nin 2025 hesap dönemine ilişkin ticari bilanço karı 4.000.000 TL, kanunen kabul edilmeyen gideri 800.000 TL’dir. Mükellef kurum aynı hesap döneminde 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmüne istinaden; 2.000.000 TL iştirak kazancı istisnasından, 800.000 TL iştirak hissesi satış kazancı istisnasından ve 4691 sayılı Kanun kapsamında 500.000 TL teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnasından yararlanmıştır. Adı geçen Kurum ayrıca, 100.000 TL Ar-Ge indirimi ile nakdi sermaye artışı nedeniyle hesapladığı 200.000 TL nakdi sermaye faiz indirimi tutarını beyanname üzerinden indirim konusu yapmıştır. Şirketin beyanname üzerinden indirim konusu yapabileceği geçmiş yıl zararı ise 400.000 TL’dir.
Buna göre, anılan kurumun asgari kurumlar vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
|
Kurumlar Vergisi |
Asgari Kurumlar Vergisi |
Ticari bilanço karı (a) |
4.000.000 |
4.000.000 |
KKEG (b) |
800.000 |
800.000 |
İstisnalar -İştirak kazancı istisnası 2.000.000 TL (c)
istisnası 800.000 TL (ç)
|
3.300.000 (c + ç + d) |
2.500.000 (c + d) |
Geçmiş yıl zararı (e) |
400.000 |
0 |
İndirimler
|
300.000 (f + g) |
100.000 (f) |
Kurumlar vergisi matrahı |
[(a + b) – (c + ç + d + e + f + g)] 800.000 |
[(a + b) – (c + d + f)] 2.200.000 |
Hesaplanan kurumlar vergisi |
(800.000 x %25) 200.000 |
(2.200.000 x %10) 220.000 |
Ödenecek kurumlar vergisi |
220.000 |
Örnek 5: (E) A.Ş.’nin 2025 hesap dönemine ilişkin ticari bilanço karı 15.000.000 TL, kur korumalı mevduat hesaplarından elde edilen kazanç istisnası 5.000.000 TL ve geçmiş yıl zararları 5.000.000 TL’dir. Şirketin 2/8/2024 tarihinden önce aldığı yatırım teşvik belgesi kapsamında 2025 hesap dönemine ilişkin verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde bu yatırımı dolayısıyla 2.000.000 TL matraha indirimli kurumlar vergisi uygulama hakkı bulunmakta olup indirimli vergi oranı ise %5’tir.
Buna göre, anılan kurumun asgari kurumlar vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
|
Kurumlar Vergisi |
Asgari Kurumlar Vergisi |
Ticari bilanço karı (a) |
15.000.000 |
15.000.000 |
İstisnalar - Kur korumalı mevduat hesaplarından elde edilen kazanç istisnası (b) |
5.000.000 (b) |
0 |
Geçmiş yıl zararları (c) |
5.000.000 |
0 |
Kurumlar vergisi matrahı (ç) |
(a – b – c) 5.000.000 |
15.000.000 (a) |
Teşvik belgesine istinaden indirimli orana tabi matrah üzerinden hesaplanan vergi (d) |
(2.000.000 x %5) 100.000 |
|
Teşvik belgesine göre alınmayan vergi (e) |
(2.000.000 x %20) 400.000 |
|
Genel orana tabi matrah üzerinden hesaplanan vergi (f) |
(3.000.000 x %25) 750.000 |
|
Hesaplanan kurumlar vergisi |
(d + f) 850.000 |
[(15.000.000 x %10) –e] 1.100.000 |
Ödenecek kurumlar vergisi
|
1.100.000
|
(E) A.Ş.’nin, 1.500.000 TL olarak hesaplanan asgari kurumlar vergisinden, 32/A maddesi kapsamında teşvik belgesine göre alınmayan 400.000 TL verginin düşülmesi neticesinde asgari kurumlar vergisi 1.100.000 TL olacaktır. Bu tutar (E) A.Ş.’nin, beyanına göre 850.000 TL olarak hesaplanan kurumlar vergisinden yüksek olduğundan, hesaplanan kurumlar vergisi 1.100.000 TL olarak dikkate alınacaktır.
Peki Kanun’da açık bir şekilde asgari kurumlar vergisi hesaplamasında geçmiş yıl zararlarının indirilmesini engelleyen bir unsur olmamasına rağmen 23 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Tebliği’nde bunu hem açıklama hem de örnekler vermek yöntemiyle engelleme nereden gelmekteydi.
Acaba Kanun maddesinde zımnen bir açıklama mı vardı? Hazine ve Maliye Bakanlığı geçmiş yıl zararının mahsubunu Kanun’un hangi maddesine dayandırmakta idi?
Hazine ve Maliye Bakanlığının geçmiş yıl zararlarının indirimini, 7524 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen madde 32/C- (1) maddesindeki “İndirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz.” lafzına dayandırmaktadır. Ancak kurumlar vergisi kanununda istisnalar ve indirimler yukarıda detayı verildiği üzere 5. ve 10. maddelerde düzenlenmekteydi. Geçmiş yıl zararlarının indirimi Kurumlar Vergisi Kanunu madde 9 ‘da “Zarar Mahsubu” adı altında düzenlemekteydi. Eğer Kanun maddesi görüşülürken yasama organının böyle bir iradesi var ise, yani geçmiş yıl zararlarının da indirimini engelleyecek ise, bunun Kanun maddesinde açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğler, idari düzenleyici işlemler arasında yer alır. Bu tebliğlerin hukuki niteliği, Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilir.
4. Maliye Bakanlığı Tebliğlerinin Hukuki Dayanağı
4.1.Yetki Kaynağı:
- Anayasa’nın 124. maddesi, bakanlıkların kendi görev alanlarıyla ilgili yönetmelikler ve düzenlemeler yapabileceğini belirtir.
- 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gibi temel kanunlar, Maliye Bakanlığı’na belirli konularda tebliğ çıkarma yetkisi vermektedir.
4.2. Normlar Hiyerarşisindeki Yeri:
- Tebliğler, kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasını açıklayıcı ve yönlendirici nitelikte düzenleyici işlemlerdir.
- Kanunlara ve yönetmeliklere aykırı olamazlar ve bunları değiştiremezler.
- Normlar hiyerarşisinde kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin altında yer alırlar.
4.3. Bağlayıcılığı:
Yargısal Denetim: Tebliğler, idari işlemler olduğu için Danıştay tarafından iptal davasına konu olabilir. Eğer bir tebliğ, kanuna veya Anayasa'ya aykırı ise mahkemeler tarafından iptal edilebilir.
Vergi Uygulamaları: Vergi tebliğleri, özellikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na dayanarak çıkarıldığından, vergi mükellefleri için bağlayıcıdır. Ancak, mükellefler tebliğin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorlarsa vergi mahkemelerinde iptal davası açabilirler.
Vergi hukukunda kanunilik ilkesi, vergilerin ancak kanunla konulabileceğini, değiştirilebileceğini veya kaldırılabileceğini ifade eder. Anayasa'nın 73. maddesi, vergilendirme yetkisinin yasama organına (TBMM) ait olduğunu açıkça belirtir.
• Vergi yükümlülüğünün doğması, vergi oranları, matrah, indirimler ve istisnalar kanunla belirlenmelidir.
• İdari düzenlemeler (tebliğ, yönetmelik vb.) sadece kanunun uygulanmasını açıklamak için çıkarılabilir. Yeni bir yükümlülük getiremezler.
Ancak, Maliye Bakanlığı zaman zaman tebliğlerle kanunun öngörmediği veya kanunda olmayan düzenlemeler getirebilmektedir. İşte burada yetki aşımı (ultra vires) sorunu doğmaktadır.
Asgari Kurumlar Vergisi’nde geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmeyeceği ile ilgili olarak yetki aşımı olup olmadığı konusunu Danıştay nezdinde inceleyerek karara bağlanmaktadır.
Nitekim konunun yargıya götürülmesi aşamasında Danıştay 3. Dairesine gelen dava dosyası hakkında Danıştay Tebliğ’in Kanun’a aykırı gördüğü bölümler olan geçmiş yıl zararlarının indirimi ve verilen örneklerle ilgili olan kısımları yürütmeyi durdurma kararı almıştır.
5. Danıştay 3. Dairesinin Hukuki Değerlendirmesi ve Kararı
23 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin belirli bölümlerinin yürütmesini durdurma kararı, Danıştay 3. Dairesi tarafından verilmiştir. Yeri gelmişken dairelerin görev dağılımları özellikle vergi davaları yönünden aşağıdaki gibidir.
Danıştay’ın 3,7 ve 9. daireleri, vergi uyuşmazlıkları hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda açılan davaları karara bağlar; ayrıca istinaf hükümlerinin yürürlüğünden sonra bölge idare mahkemeleri vergi dava dairelerince verilen kararları temyizen incelemektedir.
Nitekim Danıştay 3.Dairesinin 2024/5700 Esas No’su ile;
Anayasa’nın 73. maddesi uyarınca, kamu gücüne dayalı yükümlülüklerin kanunla düzenlenmesi zorunludur. Verginin temel unsurları (yükümlü, konu, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil, zamanaşımı, muafiyet ve istisnalar) ancak kanunla belirlenebilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı ise ancak kanunun çerçevesini çizdiği alanlarda, ayrıntıları belirleyici ve tamamlayıcı düzenlemeler yapabilir. Anayasa Mahkemesi kararları, vergilendirmenin esaslı unsurlarının kanunda açık, belirli ve öngörülebilir şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Vergi idaresinin, kanunda açıkça belirtilmemiş vergi matrahını belirleme yetkisinin olmaması gerektiği yönünde kararlar bulunmaktadır. Somut olayda, 7524 sayılı Kanun ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen "Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi" düzenlemesine göre, kurumlar vergisinin belirli istisna ve indirimler düşüldükten sonra hesaplanması öngörülmüştür. Ancak, bu düzenlemede geçmiş yıl zararlarının vergi matrahından düşülmesine dair bir hüküm bulunmamakta ve idareye bu konuda yetki verilmemektedir. Bu durum, vergiye tabi kazancı olmayan mükelleflerin de vergi ödemek zorunda kalmasına neden olmakta ve hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülebilir. Sonuç olarak, yürütmenin durdurulması talebinin kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir, çünkü düzenlemenin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zararlar doğurabilecektir hukuki gerekçesi ile;
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nin "32.5. Yurtiçi asgari kurumlar vergisi" bölümünün, "32.5.4." ve "32.5.6." alt bölümlerinin yedinci paragrafları ile "32.5.6." alt bölümününde yer alan üçüncü ve beşinci örneklerin geçmiş yıl zararlarını ilgilendiren kısımlarının YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, karar vermiştir.
6. Sonuç
Maliye Bakanlığı, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararına karşı Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde itirazda bulunmuştur.
6.1. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun İtirazı Reddetmesi (Muhtemel Senaryo)
• Danıştay’ın ilk kararı hukuka uygun bulunursa, itiraz reddedilir.
• Yürütmeyi durdurma kararı kesinleşir ve iptali talep edilen Tebliğ hükümleri dava sonuçlanana kadar uygulanamaz.
• Bu durumda, Maliye Bakanlığı yeni bir düzenleme yapmak veya ilgili Tebliğ'i değiştirmek zorunda kalabilir.
6.2. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun İtirazı Kabul Etmesi (Düşük Olasılık)
• Eğer DVDK, Maliye Bakanlığı'nın savunmasını haklı bulursa, yürütmeyi durdurma kararı kaldırılabilir.
• Bu durumda, Tebliğ’in ilgili bölümleri yeniden yürürlüğe girer ve davanın esastan görülmesi beklenir.
• Ancak, Danıştay’ın önceki içtihatları ve vergilendirmede kanunilik ilkesi göz önüne alındığında, bu ihtimal daha düşük görünmektedir.
Ancak bu konular kesinleşinceye kadar bir karar çıkmaz ise Danıştayın 2024/5700 Esas No’lu yürütmeyi durdurma kararı çerçevesince “2025 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) Ait Kurum Geçici Vergisinin Beyanında” geçmiş yıl zararlarının mahsup edilebileceğini düşünüyoruz.
Yazar: Halil Yürüdü
Kaynak: Lebib Yalkın Aylık Mevzuat Dergisi Nisan Sayısı