Makaleler


Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Yapılan Değişiklikler


Av. Haktan Samet YILĞAN & Av. Ahmet KILINÇ - - 02 Aralık 2024

Özet

07.11.2013 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) 28.11.2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir. TKHK’nın yürürlüğe girmesinden itibaren bugüne kadar 12 defa değişiklik gerçekleştirilmiş olup yazımızın konusunu oluşturan son değişiklik 24.10.2024 tarih ve 7529 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Değişiklik Kanunu) ile yapılmıştır.

Değişiklik Kanunu ile TKHK’nın dışında 23.10.2014 tarih ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 04.04/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Değişiklik Kanunu, bazı hükümleri daha sonra yürürlüğe girmek üzere, 30.10.2024 tarih ve 32707 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu çalışmada öncelikle genel olarak TKHK hükümlerine değinilerek Değişiklik Kanunu kapsamında yapılan düzenlemelere yer verilecektir. Akabinde ise değişiklik gerçekleştirilen kanunlarda Değişiklik Kanunu ile gerçekleştirilen değişikliklere değinilecektir.

Anahtar Kelimeler

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketici kredisi sözleşmeleri, konut finansmanı sözleşmeleri, doğrudan satış sistemi, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler.

1.TKHK’da Yapılan Değişiklik ve Eklemeler

Değişiklik Kanunu kapsamında TKHK’nın temel olarak aşağıdaki maddelerinde değişiklik ve eklemeler yapılmış olup, yazımızın bu bölümünde gerçekleştirilen değişiklik ve eklemelere değinilecektir.
-    Tüketici kredisi sözleşmeleri
-    Diğer hususlar
-    Konut finansmanı sözleşmeleri
-    İş yeri dışında kurulan sözleşmeler
-    Doğrudan satış sistemi
-    Yaptırım Hükümleri
-    Uzlaşma

1.1.Tüketici Kredisi Sözleşmelerine İlişkin Yapılan Değişiklikler

TKHK’nın “Tüketici kredisi sözleşmeleri” başlıklı 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, tüketici sözleşmelerinin yazılı kurulmadıkça geçerli olmayacağı öngörülmüş olup, Değişiklik Kanunu ile bu sözleşmelerin mesafeli olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir.
TKHK’nın tüketici kredisine ilişkin hükümleri altında “Diğer hususlar” başlıklı 31’inci maddesinin ilk fıkrasında belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması halinde kapanacağı düzenlenmiş olup, Değişiklik Kanunu ile yazılı talebin yanı sıra kalıcı veri saklayıcısı  aracılığıyla talep edilebileceği ibaresi eklenmiştir.

1.2.Konut Finansmanı Sözleşmelerine İlişkin Yapılan Değişiklikler

TKHK’nın “Konut finansmanı sözleşmeleri” başlıklı 32’nci maddesinin ikinci fırkasında, konut finansmanı sözleşmelerinin yazılı kurulmadıkça geçerli olmayacağı öngörülmüş olup, Değişiklik Kanunu ile bu sözleşmelerin mesafeli olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir.
TKHK’nın konut finansmanına ilişkin hükümleri altında “Diğer hususlar” başlıklı 39’uncu maddesinin ilk fıkrasında belirli süreli konut finansman sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması halinde kapanacağı düzenlenmiş olup, Değişiklik Kanunu ile yazılı talebin yanı sıra kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla talep edilebileceği ibaresi eklenmiştir.

1.3.İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmelere İlişkin Değişiklikler

TKHK’nın “İş yeri dışında kurulan sözleşmeler” başlıklı 47’nci maddesinin yedinci fıkrasında sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, doğrudan satışlar, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat, satış yapacaklarda aranacak nitelikler ile diğer uygulama usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiş olup, bu maddeden “doğrudan satışlar” ibaresi çıkarılmıştır.

1.4.    Doğrudan Satış Sistemine İlişkin Değişiklikler

TKHK’ya eklenen “Doğrudan satış sistemi” başlıklı 47/A maddesinde doğrudan satış sisteminin oluşturulması öngörülmüştür. Buna göre doğrudan satış sistemi, doğrudan satış şirketi tarafından oluşturulan ve iş sözleşmesi ile istihdam edilmeyen, bağımsız temsilci, distribütör, danışman ve benzeri isimlerle komisyon, prim, teşvik ve ödül gibi menfaatler karşılığında faaliyet gösteren doğrudan satıcıların tüketicilere mal veya hizmet pazarladığı satış sistemi olarak tanımlanmıştır.
Değişiklik Kanunu kapsamında yapılan değişiklikle, doğrudan satış sisteminin elde edilecek kazancın ağırlıklı olarak sisteme yeni doğrudan satıcılar kazandırılması ve bu sayede ortaya çıkan menfaatlerin dağıtılması üzerine kurulmaması, mal veya hizmetin tüketicilere satışını esas alması ve yönetmelikle belirlenen diğer ilkelere uygun olması gerekmektedir. Ayrıca sistem kapsamında mal veya hizmet satın alan tüketici 30 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin 30 günlük bu süre içinde doğrudan satıcı ya da satış şirketine yöneltilmiş olması yeterli olması öngörülmüştür.

Bununla birlikte, doğrudan satıcılardan, sisteme dâhil olmaları veya sistemde kalmaları için tüketiciye satışı öngörülen mal veya hizmeti içermeyen yenileme, paket, ücret, aidat ve benzeri isimler altında herhangi bir bedel veya borç altına sokan belge alınması yasaklanmıştır. Doğrudan satış şirketinin belirlediği miktar ya da tutarda mal veya hizmet satın alınmasının doğrudan satıcının sistem içindeki seviyesini belirlememesi gerektiği düzenlenmiştir.
Doğrudan satış şirketinin sermaye şirketi olması, yönetmelikle belirlenen diğer koşulları sağlaması gerektiği ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen hususlarda tüketicinin bilgilendirilmesini, talep ve bildirimlerini iletebilmesini sağlayan bir sistem kurmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Son olarak, şirketin doğrudan satıcının ve tüketicinin hak ve yükümlülükleri, kapsam dışı sözleşmeler, mal veya hizmet satışı, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelik ile belirleneceği belirtilmiştir.

1.5.Yaptırıma İlişkin Değişiklikler

TKHK’nın “Yaptırım hükümleri” başlıklı 77’nci maddesinin on ikinci fıkrasında; yine aynı Kanun’un 61’inci maddesinde düzenlenen “ticari reklamlar”a ilişkin yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam veren, reklam ajansı ya da mecra kuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme ya da idari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası verebileceği düzenlenmiştir.  Değişiklik Kanunu ile ticari reklamlara ilişkin 61’inci maddeye aykırılığın gerçekleşme şekline bağlı olarak uygulanacak idari para cezaları belirlenmiştir. İdari para cezalarına ilişkin aykırılıklar ve idari para cezası sınırları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Bent

Aykırılık

İdari Para Cezası Sınırları

a

Yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmesi

110.000 TL – 1.100.000 TL

b

Ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmesi

2.210.000 TL – 22.200.000 TL

c

Süreli yayınlar ile gerçekleşmesi

Niteliğine göre a ve b bentlerinde belirtilen cezaların yarısı

ç

Yerel düzeyde veya uydu üzerinden yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmesi

60.000 TL – 600.000 TL

d

Ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmesi

600.000 TL – 6.000.000 TL

e

Uydu üzerinden yayın yapan televizyon kanalı veya internet aracılığı ile gerçekleşmesi

600.000 TL – 6.000.000 TL

f

Kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmesi

280.000 TL – 2.800.000 TL

g

Diğer mecralar aracılığı ile gerçekleşmesi

60.000 TL – 600.000 TL

Ayrıca Reklam Kurulunun ihlalin niteliğine göre yukarıda alt ve üst sınırları belirtilen idari para cezalarını uygularken aykırılığın haksızlık içeriği, aykırılık dolayısıyla elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğü ile aykırılığı gerçekleştirenin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususları dikkate alarak yaptırım kararlarını birlikte veya ayrı ayrı verebileceği düzenlenmiştir.

Değişiklik Kanunu ile TKHK’nın 62’nci maddesinde düzenlenen “haksız ticari uygulamalar”a ilişkin yükümlülüklere aykırılık durumunda Reklam Kurulu tarafından uygulanacak idari para cezalarının sınırları yeniden düzenlenerek alt sınır beş bin Türk Lirasından altmış bin Türk Lirasına, aykırılık ülke genelinde gerçekleşmesi durumunda ise değişiklik öncesi elli bin Türk Lirası olarak uygulanan idari para cezasının ise altı yüz bin Türk Lirasından altı milyon Türk Lirasına kadar uygulanabileceği şeklinde değişiklik gerçekleştirilmiştir.

Haksız ticari uygulamalarda da ticari reklamlarda hüküm altına alınan Reklam Kurulunca idari para cezaları uygulanırken aykırılığın haksızlık içeriği, aykırılık dolayısıyla elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğü ile aykırılığı gerçekleştirenin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususları dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Ayrıca aykırılığının reklam yoluyla gerçekleştirilmesi halinde yukarıda belirtilen ticari reklamlara ilişkin aykırılıklara uygulanan yaptırımların uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 

Değişiklik Kanunu ile TKHK’nın 75’inci maddesinde düzenlenen “denetim”e ilişkin belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere yedi gün içinde bilgi ve belgelerin doğru olarak verilmesi veya yerinde inceleme imkânının sağlanması ihtar edileceği, ihtara rağmen aykırılığın devamı hâlinde seksen bin Türk Lirasından (2024 yılı için 282.603,00 TL) az olmamak üzere aykırılığın gerçekleştiği tarihten bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası verileceği, bir önceki mali yıl gayrisafi gelirinin oluşmaması hâlinde, oluşan en son tarihli gayrisafi geliri dikkate alınacağı, gayrisafi gelirin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda ön ödemeli konut satışlarında altı milyon Türk Lirası, diğer satışlarda bir milyon Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir. Değişiklik öncesi dikkate alınan mali yıl gayrisafi geliri “tespitten önceki mali yıl” sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelir olarak uygulanırken değişiklik sonrası aykırılığın “gerçekleştiği tarihten bir önceki mali yıl” sonunda şeklinde değiştirilmiştir.

Ayrıca on beşinci fıkraya, gayrisafi gelirini beyan etme yükümlülüğü bulunmayanlar hakkında elli bin Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı hükmü eklenmiştir.
Değişiklik Kanunu ile on beşinci fıkranın son cümlesinde bulunan “Aykırı fiilin bir yıl içinde tekrar edilmesi hâlinde idari para cezası iki misli olarak uygulanır.” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır. 

1.6.Uzlaşmaya İlişkin Değişiklikler

TKHK’nın “Uzlaşma” başlıklı 77/A maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Reklam Kurulu tarafından verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, Bakanlık tarafından verilen idari para cezaları ile valilikler tarafından verilen idari para cezalarına karşı bu madde kapsamında uzlaşma talebinde bulunulabilir.” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.

2.TKHK Dışındaki Kanunlarda Yapılan Düzenlemeler

2.1. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da Gerçekleştirilen Değişiklikler

Değişiklik Kanunu ile 05.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 23.10.2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (6563 sayılı Kanun) kapsamında değişiklikler gerçekleştirilmiştir. 

Değişiklik Kanunu’nun 9’uncu maddesi ile 6563 sayılı Kanun’un “Elektronik ticaret lisansı” başlıklı Ek 4’üncü maddesinin yedinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Değişiklik lisans ücretinin hesaplanmasına ilişkin olup hesaplama kapsamı dışındaki satışlar ve hesaplamadan indirilecek hususlar belirlenmiştir.

Değişiklik neticesinde lisans ücreti hesaplanırken; elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ve ekonomik bütünlük içinde bulunduğu elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret pazar yerleri üzerinden yurt dışına yapılan satışlar hesaba dâhil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminin, ETBİS verileri kullanılarak hesaplanan elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların net işlem hacimleri toplamının yüzde yirmisinden fazla olmaması şartıyla, izleyen takvim yılında gerçekleştirilen;

i.    Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ve ekonomik bütünlük içinde bulunduğu elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret pazar yerleri üzerinden yurt dışına yapılan satış tutarlarının,
ii.    Yatırımların proje bazında desteklenmesine dair mevzuat uyarınca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yatırım teşvik belgesi alınarak gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarının
iki katının o takvim yılına ilişkin net işlem hacminden indirileceği düzenlenmiştir. 

Ayrıca yukarıda belirtilen haddin aşılıp aşılmadığının tespitinde yüzde on beşin altındaki had aşımları dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir.
Değişiklik Kanunu’nun 10 uncu maddesi ile 6563 sayılı Kanun’un “İntibak süreci” başlıklı geçici madde 2’ye beşinci ve altıncı olmak üzere iki adet yeni fıkra eklenmiştir. Eklenen fıkralarla 2024 ve 2025 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplamasına ilişkin belirlemeler düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 2024 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplanmasında ek 4’üncü maddenin yedinci fıkrasının (b) bendinin alt bentlerinde belirtilen tutarların dört katı elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminden indirileceği, 2025 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplanmasında, ek 4’üncü maddenin yedinci fıkrasının (b) bendinin alt bentlerinde belirtilen tutarların üç katı elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminden indirileceği düzenlenmiştir.

2.2.213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda Gerçekleştirilen Değişiklikler

Değişiklik Kanunu ile 10.01.1961 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında değişiklikler gerçekleştirilmiştir. 
Değişiklik Kanunu’nun 11’inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme” başlıklı mükerrer 298’inci maddesinin (A) fıkrasına yeni bir bent eklenmiştir.

Değişiklik ile kanun kapsamındaki muhasebe standartları uyarınca yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutarların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucunda oluşan ve bu hesabın alt hesabında izlenen düzeltme farkları, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterileceği ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacağı, düzenlenmiştir.

Ayrıca özel fon hesabında bulunan bu tutarların, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınacağı,
Eklenen bent uyarınca özel fon hesabında izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve bu hesaplarda izlenen tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmayacağı, 
Yatırım döneminde veya iktisadi kıymetin aktifleştirilmesinden sonra işin bırakılması veya özel fon hesabında izlenen söz konusu tutarların bir kısmının veya tamamının başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, bu bent uyarınca dönem kazancında dikkate alınmayan tutarların; işin bırakıldığı veya özel fon hesabının kısmen veya tamamen bu bent hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum kazancının tespitinde dikkate alınacağı
düzenlenmiştir.

Değişiklik Kanunu’nun 12’nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun geçici 33’üncü maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri” ibaresi “, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri, tasfiye ve iflas hallerindeki şirketler, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere yeni cümleler eklenmiştir.
-    Değişiklik Kanunu ile gerçekleştirilen eklemelere göre bahsi geçen fıkra hükümleri; tasfiye halindeki şirketler açısından kurumların tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminden, iflas halindeki şirketler açısından ise iflasın açıldığı tarihin içinde bulunduğu hesap döneminden itibaren uygulanacağı,
-    Bu tarihten önce geçici vergi dönemlerine ilişkin yapılmış olan enflasyon düzeltmesine yönelik geriye dönük herhangi bir düzeltme yapılmayacağı,
-    Tasfiyeden vazgeçilmesi ya da iflasın kaldırılması durumunda, tasfiyeden vazgeçilen tarihin veya iflasın kaldırılmasına ilişkin mahkeme karar tarihinin içinde bulunduğu geçici vergi döneminden itibaren enflasyon düzeltmesi uygulanacağı,
-    Tasfiyeden vazgeçilmesi veya iflasın kaldırılması hallerinde, bu fıkra uyarınca dönem kazancında dikkate alınmayan tutarlar tasfiyeden vazgeçildiği veya iflasın kaldırıldığı dönem kazancının tespitinde dikkate alınacağı
düzenlenmiştir.

2.3.3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda Gerçekleştirilen Değişiklikler

Değişiklik Kanunu ile 17.04.1990 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 04.04.1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na ek madde eklenmiş ve Kıyı Kanunu’nun 8 numaralı ekindeki kroki ile liste güncellenmiştir.
Değişiklik Kanunu ile Kıyı Kanunu’na ek madde 6 eklenmiş olup, madde hükmü: “Ekli (8) numaralı kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, yer seçim kararına uygun olarak imar planı kararıyla Organize Sanayi Bölgesi kurulabilir. Bu alan 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4’üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında devredilir ve devredilemeyecek alanlarda ise aynı usul ve esaslarla kullanma izni verilir.” şeklindedir.  Değişiklik Kanun’u ile Kıyı Kanunu’na ekli (8) numaralı kroki ile liste eklenmiştir. 

3.Yürürlülük Hükümleri 

Değişiklik Kanunu’nun 14’üncü maddesi uyarınca, bu Değişiklik Kanunu’nun
a)TKHK’da değişiklik yapan 5’inci ve 6’ncı maddesi ile 7’nci maddesiyle değiştirilen TKHK’nın77’nci maddesinin on yedinci fıkrasının yayımından dokuz ay sonra,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda değişiklik yapan 11’inci ve 12’nci maddeleri 01.01.2024 tarihinden, özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2024 yılında başlayan hesap döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) Diğer hükümlerinin yayımı tarihinde,
yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Değişiklik Kanun’unun 15’inci ve son maddesi ile bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı’nın yürüteceği düzenlenmiştir.

Kaynakça

www.mevzuat.gov.tr
www.resmigazete.gov.tr

Yazar: Av. Haktan Samet Yılğan & Av. Ahmet Kılınç

Kaynak: Lebib Yalkın Aylık Mevzuat Dergisi Aralık Sayısı

E-Bültenimizi İnceleyin