Makaleler


Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik: Taslaktan Nihai Metne, Getirilen Yenilikler ve Hukuki Değerlendirmeler


- - 12 Ekim 2026

 

Özet

15 Ağustos 2026 tarihli ve 33341 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”), kısa süreli motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetini ilk kez müstakil ve kapsamlı bir düzenleme çerçevesine kavuşturarak sektörde yeni bir hukuki dönemin başlangıcını oluşturdu. Daha önce farklı mevzuat düzenlemeleri, idari uygulamalar ve yargı kararları çerçevesinde yürütülen tüketiciye yönelik kısa süreli motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetleri böylece bütüncül bir düzenleme altına alındı. Yönetmelik, yetki belgesi, asgari filo şartları, taşıt yaşı ve kilometre kriterleri, ön bilgilendirme ve sözleşme yükümlülükleri, depozito, hasar ve arıza, sigorta ve güvence mekanizmaları ile dijital platformlara ilişkin düzenlemeler başta olmak üzere sektörün temel faaliyet alanlarını yeniden şekillendirmektedir.

Bu çalışmanın temel amacı, Yönetmeliğin getirdiği kuralların, motorlu kara taşıtı kiralama sektöründeki uygulamalar bakımından ne ifade ettiğini ve önümüzdeki dönemde hangi hukuki ve operasyonel gereklilikleri beraberinde getirebileceğini ortaya koymaktır. Yönetmelik ile getirilen düzenlemeleri, taslak ile nihai metin arasındaki önemli farklılıkları da gözeterek inceleyecek, işletmeler bakımından ortaya çıkan başlıca uyum alanlarını ile düzenlemeleri değerlendireceğiz.  

 

Anahtar Kelimeler

Motorlu kara taşıtı kiralama, kısa süreli kiralama, yetki belgesi, tüketicinin korunması, haksız ticari uygulamalar.

 

 

 

1. Giriş

1Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik.

2Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik.

3Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik. 

Motorlu kara taşıtı kiralama sektörü, özellikle turizmin bir tamamlayıcısı ve Türkiye’de önemli bir ekonomik faaliyet alanı olmasına rağmen sektörü doğrudan düzenleyen müstakil bir ikincil mevzuat düzenlemesinden yoksun olarak uzun zamandır faaliyet göstermekteydi. Bu durum, sektörün kendine özgü operasyonel ihtiyaçlarının farklı mevzuat hükümleri arasında yer almasına ve özellikle tüketici ile işletme arasındaki ilişkilerde uygulama birliğinin sağlanamamasına neden olmaktaydı.

Ticaret Bakanlığı tarafından taşınmaz ticareti1, motorlu kara taşıtı ticareti2 ve kuyum ticareti3 gibi alanlarda yürütülen düzenleme çalışmalarının ardından motorlu kara taşıtlarının kiralanması faaliyetinin de müstakil bir düzenlemeye kavuşturulması yönünde çalışma başlatılmış4; Eylül 2025'te Antalya'da gerçekleştirilen çalıştay ile sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasına yönelik önemli bir adım atılmıştır.5 10 Şubat 2026 tarihinde yönetmelik taslağının kamuoyu ve ilgili paydaşların görüşüne sunulmasıyla süreç yeni bir aşamaya taşınmıştır. Tüketici, sigorta, otomotiv ve diğer sektör ilgililerinin birlik ve derneklerinin yanı sıra özellikle Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER) bünyesinde sektör temsilcileri ve bizim de içerisinde yer aldığımız hukukçuların katılımıyla taslak metin kapsamlı şekilde değerlendirilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde, sektörün operasyonel ihtiyaçları ile hukuki değerlendirmeler birlikte ele alınarak taslak metne ilişkin çeşitli değişiklik ve düzenleme önerileri Ticaret Bakanlığına sunulmuştur.

Bu sürecin ardından Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik, 15 Ağustos 2026 tarihli ve 33341 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmek üzere hukuk sistemimizdeki yerini almıştır.6 Taslak metnin kamuoyu ile paylaşılmasından nihai metnin yayımlanmasına kadar geçen süreçte bazı düzenlemeler önemli ölçüde değişmiş, bu durum mevzuat metninin hazırlanmasında uygulamaya yönelik sektörün tecrübesinin ve katkısının da ne denli önem arz ettiğini göstermiştir.

Bu çalışmada öncelikle taslak ve nihai metin arasındaki önemli farklılıklar üzerinden düzenlemenin hukuki yaklaşımı değerlendirilecek, devamında kiralama sektörüne özgü ilk Yönetmelik olma niteliğini taşıyan bu düzenlemenin getirdiği yükümlülüklerin sektör bakımından anlamı ve bunlarla ilgili hukuki değerlendirmeler ele alınacaktır.

4Nazım Can IŞIKTAÇ/ Sedat TARLACI, Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik ile İlgili Güncel Gelişmeler, filo ve rent a car Dergisi, Sayı: 145, Sayfa: 54-56, Mart-Nisan 2026, (Çevrimiçi) https://tokkder.org/wp-content/uploads/2026/04/filoverac145.pdf, s. 54, E.T. 20.09.2026.  

5Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, 2025 Eylül Aylık Bülteni, (Çevrimiçi) https://icticaret.ticaret.gov.tr/data/65cb70d813b876e190ae9467/Eyl%C3%BCl%202025.pdf, s. 6.

6Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik.

 

2. Taslaktan Nihai Metne: Düzenlemenin Şekillenme Süreci

Yönetmeliğin nihai halini anlamanın en sağlıklı yollarından biri, taslak metin ile yayımlanan nihai metni birlikte değerlendirmektir. Zira nihai düzenlemenin bazı hükümlerinde, taslak aşamasındaki daha katı veya uygulamada güçlük yaratabilecek yaklaşımların yeniden ele alınarak değiştirildiği görülmektedir. Söz konusu değişikliklerin, esas itibarıyla oto kiralama sektörünün ilettiği değerlendirme ve öneriler de gözetilerek sektörün uygulamadaki ihtiyaç ve işleyişiyle uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlendiği görülmektedir. Söz konusu değişikliklerden bazıları şunlardır:

2.1. Taşıt Yaşı ve Kilometre Kriterlerinde Güncelleme

Taslak metinde kiralamaya konu taşıtlar bakımından daha düşük yaş ve kilometre sınırları öngörülmüşken, nihai Yönetmelik metninde bu kriterlerin küçük ve orta ölçekli işletmeler ile sektörün gerçekleri dikkate alınarak yeniden düzenlendiği görülmektedir. Nihai metinde taşıtların altı yaşından büyük olmaması; kilometre bakımından ise elektrikli taşıtlar için 300.000 km, diğer taşıtlar için 180.000 km sınırının uygulanması benimsenmiştir. Klasik taşıtlar ise bu sınırlamadan hariç tutulmuştur. Taslak aşamasında öngörülen daha düşük sınırlarla karşılaştırıldığında bu değişiklik, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler bakımından önem arz etmektedir. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta, idarenin düzenleme amacından vazgeçmesi değil; hizmet kalitesi, taşıt güvenliği ve filo maliyetleri arasındaki dengenin yeniden kurulmuş olmasıdır.

2.2. Asgari Filo Şartlarında Farklılaştırma

Taslak metinde öngörülen on taşıtlık asgari filo kriteri nihai metinde faaliyet gösterilen yerin niteliğine göre

farklılaştırılmıştır. Buna göre nüfusu 30 bini geçmeyen ilçeler ile büyükşehir belediyesi olmayan illerde faaliyet gösterilmesi halinde asgari filo kriteri beş taşıta indirilmiştir. Bu farklılaştırma, özellikle küçük ölçekli işletmeler bakımından düzenlemenin ekonomik yükünü azaltan bir değişiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.

2.3. Taşıt İçi Kamera Zorunluluğunun Nihai Metinden Çıkarılması

Uygulamada ciddi tartışmalara neden olabilecek taslak metindeki düzenlemelerden bir diğeri taşıt içi kamera ve kayıt sistemlerine ilişkin yükümlülüktü. Tüketiciler yönünden özel hayatın gizliliği ve kişisel veriler bakımından, sektör açısından ise teknik, mali ve kişisel verilerin korunması bakımından önemli sonuçlar doğurabilecek bu düzenleme nihai metinde yer almamıştır. Bu değişiklik, taşıt içi kamera ve kayıt sistemlerinin kullanımından doğabilecek teknik ve operasyonel güçlükler ile kişisel verilerin korunması ve temel hak ve özgürlükler bakımından ortaya çıkabilecek hukuki risklerin dikkate alındığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

2.4. Kiracı Tarafından Belirlenen Adreste Taşıt Teslimi ve İadesi

Taslak metinde, kiralamanın yapıldığı iş yerinin bulunduğu il sınırları içerisinde kiracı tarafından belirlenecek bir adreste taşıtın teslim edilmesi ve iade alınması imkanının kiracıya ücretsiz olarak sunulması öngörülmekteydi. Taslak metnin herhangi bir ücret öngörmeksizin işletmelere böyle bir hizmet sunma yükümlülüğü getirmesi, özellikle farklı bir adrese teslim ve iade taleplerinin yoğun olduğu dönemlerde işletmeler bakımından ilave personel, taşıt ve operasyon maliyetleri doğurabilecek nitelikteydi. Nihai metinde ise söz konusu taşıt teslim ve iade işlemlerinin kiracının belirlediği adreste gerçekleştirilmesi hizmetinin sunulup sunulmaması işletmelerin inisiyatifine bırakılmakla birlikte, bu hizmetin ücret karşılığında sunulabilmesine de imkân tanınmıştır. Böylece, kiracının taşıtı farklı bir adreste teslim alma veya iade etme yönündeki talebinin karşılanmasından kaynaklanan ilave operasyonel maliyetlerin hizmet bedeline yansıtılabilmesinin önü açılmış; işletmeler bakımın- dan taslak düzenlemede öngörülen operasyon ve maliyet yükünün daha dengeli şekilde yönetilmesi mümkün hale gelmiştir.

2.5. Kasko ve İşletme Güvencesi Yaklaşımı

Taslak metinde gündeme gelen, ZMM sigortası asgari teminat limitlerinin en az iki katı tutarında ihtiyari mali mesuliyet teminatına sahip zorunlu kasko poliçesi bulunmayan taşıtların kiralanamayacağına ilişkin düzenleme kaldırılmış, bunun yerine kasko zorunluluğu nihai metinde işletmeler bakımından daha esnek bir güvence modeline dönüştürülmüştür. Yönetmelikte, kiracının mali sorumluluğunun kasko veya işletme tarafından oluşturulacak güvence mekanizmasıyla karşılanmasına imkân tanınmıştır. Böylece aynı sonuca ulaşmayı hedefleyen ancak farklı operasyonel modellerin kullanılmasına imkân sağlayan bir yapı oluşturulmuştur. Ayrıca kasten veya ciddi güvenlik riski oluşturan trafik kuralı ihlali sonucunda taşıta zarar verilmesi gibi haller kapsam dışına çıkarılarak bu gibi hallerde işletmelerin, kiracının hasar kaynaklı mali sorumluluklarını güvence altına alma yükümlülüğünün olmadığı açıkça belirtilmiştir.

2.6. Kış Lastiği Talebinin Şarta Bağlanması

Taslak metindeki mevsim şartlarının gerektirmesi halinde kiracıya kış lastiği temin edilmesine ilişkin yükümlülük, nihai metinde, kiralama başlangıcından en az iki gün önce kiracının bu talebini işletmeye bildirmesi şartına bağlanmıştır. Söz konusu değişiklik, özellikle bayram ve resmî tatil gibi kiralama talebinin yoğunlaştığı dönemlerde kış lastiği taleplerinin operasyonel açıdan daha öngörülebilir şekilde planlanmasına ve mevcut stokların kiralama talepleri doğrultusunda daha etkin yönetilmesine imkân sağlamıştır.

2.7. Geçiş Sürelerinin Uzatılması

Taslak metinde öngörülen yürürlük ve geçiş takviminin sektörün hazırlık süresi bakımından yeterli olmadığı yönündeki değerlendirmeler de süreç içerisinde gündeme getirilmiştir. Bu doğrultuda Yönetmeliğe uyum için geçiş süreleri uzatılmış; nihai metinde Yönetmeliğin yürürlük tarihi 1 Ocak 2027 olarak belirlenmiş, halihazırda motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetinde bulunan işletmelerin yetki belgesi alabilmesi için 1 Temmuz 2027’ye kadar, asgari taşıt şartlarını sağlamaları için ise 1 Ocak 2028’e kadar süre tanınmış, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilan platformları veya aracı platformlar ile işletmeler arasında kurulan sözleşmelerin Yönetmeliğe uygun hale getirilmesi için ise 1 Temmuz 2027’ye kadar süre tanınmıştır. Böylece yükümlülükler bakımından kademeli bir geçiş sistemi oluşturulmuştur.

 

3. Kapsam ve Kiralama Türlerinin Ayrılması

Yönetmelik hazırlanırken kiralama faaliyetlerinin operasyonel farkları gözetilmiş ve Yönetmeliğin kapsamı bu doğrultuda sınırlandırılmıştır. Yönetmelik, bütün taşıt kiralama modellerini tek bir çatı altında toplayıp düzenlememiştir. Uzun süreli kiralamalar, kiracısı tüketici niteliğinde olmayan kısa süreli kiralamalar, paylaşımlı kiralamalar ve kamp taşıtı kiralamaları Yönetmeliğin kapsamı dışında bırakılmıştır.

Bu ayrım önemlidir zira Yönetmelik, bütün motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetlerini aynı hukuki rejime tabi tutmak yerine, farklı iş modellerinin kendilerine özgü özelliklerini dikkate alan bir yaklaşım benimsemiştir. Böylece operasyonel kurgusu, risk dağılımı ve sözleşmesel yükümlülükleri farklı olan kiralama modelleri ayrıştırılarak Yönetmeliğin dışında bırakılmış, uygulamada doğabilecek karmaşaların önüne geçilmiştir. Buna göre Yönetmeliğin esas itibarıyla, kiracısı tüketici olan kısa süreli kiralama ilişkilerini düzenlediği söylenebilecektir.

Öte yandan “motorlu kara taşıtı” kavramının da Yönetmelik bakımından özel olarak tanımlandığı görülmektedir. Tescil belgesinde M1, M1G, N1 ve N1G sınıfında bulunan taşıtlar Yönetmelik kapsamında motorlu kara taşıtı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle yalnızca kiracı ve kiralama süresi değil, kiralamaya konu taşıtın niteliği de Yönetmeliğin kapsamına dahil olunup olunmadığının tespiti açısından önem arz etmektedir.

7Bkz. Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik m. 4/1-ğ.

8Bkz. Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik m. 4/1-s.

Ayrıca mevzuatımızda ilk defa pozitif bir hukuk normu ile kısa ve uzun süreli kiralama tanımı ve ayrımı yapılmıştır.

Kısa süreli kiralama, “aynı kiracıya tek seferde veya kesinti bulunmayan dönemler halinde en fazla yirmi dokuz gün süreyle verilen motorlu kara taşıtı kiralama hizmeti”7 olarak; uzun süreli kiralama ise “aynı kiracıya tek seferde veya kesinti bulunmayan dönemler halinde otuz gün veya daha uzun süreyle verilen motorlu kara taşıtı kiralama hizmeti”8 olarak tanımlanmıştır. İşleten sıfatının geçişi bakımından da önem arz eden bu kısa ve uzun süreli kiralama ayrımı, daha önce yargı kararları üzerinden somut olay özelinde değerlendiriliyor, bu durum uygulamada zaman zaman belirsizlik yaratıyordu. Yönetmelik en azından kendi uygulama alanı bakımından açık bir eşik getirmiştir. Bununla birlikte Yönetmeliğin kapsamında dahil olunup olunmayacağının değerlendirilmesi bakımından aynı kiracıyla yapılan ayrı sözleşmelerin hangi durumlarda kesintili hangi durumlarda kesintisiz olarak kabul edileceği, kesintisiz uzun süreli kira sözleşmelerinin erken feshi gibi durumlarda Yönetmeliğin kapsamında dahil olunup olunmayacağı gibi meselelerin uygulamada ayrıca tartışılması mümkündür.

 

4. Yetki Belgesi: Kiralama Faaliyetinin Yeni Ön Koşulu

Yönetmeliğin getirdiği en önemli yeniliklerden biri şüphesiz yetki belgesi zorunluluğudur. Yönetmeliğin 5 ile 9’uncu maddesi arasında düzenlenen yetki belgesine ilişkin usul ve esaslar uyarınca motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetinde bulunabilmek için artık belirli asgari şartları karşılayıp yetki belgesi almak zorunlu hale getirilmiştir. Yetki belgesi Ticaret Bakanlığı Bilgi Sistemi üzerinden alınacak ve işletme bazında düzenlenecektir. Yetki belgesi sistemi, sektörün kayıt altına alınmasının ötesinde, işletmelerin belirli bir kurumsal kapasiteye sahip olmasını da hedeflemektedir. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olma, ilgili meslek odasına kayıt, iş yerine ve filodaki asgari taşıt sayısına ilişkin belirli gereklilikler, kiralama sorumlusu ve danışmanları bakımından mesleki yeterlilik

belgesine sahip olma gibi şartlar birlikte değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin sektörün kurumsallaştırılmasını hedeflediği görülmektedir.

Bu noktada düzenlemenin önümüzdeki dönemde ortaya çıkaracağı temel hukuki meselelerden biri de yetki belgesi bulunmaksızın yapılan işlemlerin hukuki sonuçlarının nasıl değerlendirileceği olacaktır. Özellikle sözleşmenin geçerliliği ile idari yaptırım arasındaki ayrımın uygulamada dikkatle gözetilmesi gerekecektir. Başka bir ifadeyle, idari düzenleme ile getirilen yetki belgesi şartının özel hukuk sözleşmesinin geçerliliğine etkisi ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

 

5. Tüketici ile İşletme İlişkisinde Yeni Denge

Yönetmeliğin en yoğun düzenleme getirdiği alan kiralama sürecinin tüketici açısından şeffaflaştırılmasıdır. Ön bilgilendirme, rezervasyon, kira sözleşmesi, depozito, taşıt teslimi ve iadesi, hasar ve arıza gibi aşamalar belirli standartlara bağlanmıştır.

Yönetmelik, kira ilişkisini daha sözleşme öncesinden başlayarak düzenlemektedir. Buna göre işletmenin kira sözleşmesi kurulmadan önce kiracıya hizmetin ve taşıtın temel nitelikleri, bedeller, tarafların hak ve yükümlülükleri, kiralama tarihleri, teslim bilgileri ve fesih koşulları gibi hususları içeren bir ön bilgilendirme yapması gerekmektedir. Benzer şekilde kira sözleşmesinde bulunması gereken asgari hususlar da yine Yönetmelikte açık bir şekilde sayılmıştır. Bu yükümlülükler sektör için belirli standardı mecbur kılmaktadır ve işletmelerin mevcut kira sözleşmelerini yalnızca hukuki açıdan değil, operasyonel açıdan da yeniden ele alınmasını gerekli kılmaktadır.

Başka bir ifadeyle Yönetmelik, kiralama sürecindeki “ön bilgilendirme – rezervasyon – kira sözleşmesi – teslim – iade” zincirinin işletme tarafından bir bütün olarak yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Özellikle ön ödemeli rezervasyonlar bakımından getirilen kurallar, işletmenin ticari planlaması ile tüketicinin korunması arasında yeni bir denge oluşturmaktadır.

Rezervasyonun iptali veya değiştirilmesi, teslim edilen taşıtın vaat edilen segmentte olmaması ve iade süresindeki gecikmeler bakımından tüketici lehine çeşitli kurallar getirilmiştir.

Yönetmelik, taşıt teslimi ve iadesine ilişkin de ayrıntılı düzenlemeler barındırmakta ve işletmeler açısından önemli operasyonel yükümlülükler getirmektedir.

Rezervasyonda belirtilen segmentte taşıtın teslim tarihinde mevcut olmaması halinde, ek bedel alınmaksızın eş değer veya üst segment taşıt tahsis edilmesi; bunun mümkün olmaması durumunda daha alt segment taşıt tesliminin ancak kiracının onayıyla gerçekleştirilmesi gerekecektir. Onay vermemesi durumunda rezervasyon kiracı tarafından bedelsiz olarak iptal edilebilecektir.

Ayrıca, mevcut hasar ve arızaların taşıt teslimi ve iadesinde gösterileceği belgelerin düzenlenmesi zorunlu tutulmuştur. Bu belgeler hasar ve arıza kaynaklı ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından kritik öneme haiz olacağından, işletmelerin teslim ve iade prosedürlerini buna uygun olarak güncellemesi büyük önem taşıyacaktır.

Bu çerçevede, rezervasyon sistemleri ile filo yönetiminin daha sıkı biçimde entegre edilmesi ve teslim-iade süreçlerinin standartlaştırılması hem Yönetmeliğe uyum hem de olası uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem kazanmaktadır.

Yönetmelik, kilometre aşımı ve bazı ek maliyetler bakımından da kiracı lehine asgari standartlar getirmektedir. Buna göre Yönetmelik, kiralama süresine göre belirlenen bir asgari kilometre sınırı getirmiştir. İşletmeler kilometre aşımını bu asgari sınırlara uyarak belirleyebilecektir. Ayrıca, taşıt iadesinde bir saate kadar olan gecikmeler için kiracıdan bedel talep edilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

Geçiş ücretleri ve enerji tamamlama gibi ek maliyetler bakımından ise tahsil edilecek bedellerin sözleşmede açıkça belirtilmesi ve belgelendirilmesi gerekecektir. Böylece Yönetmelik, yalnızca temel kira bedelinin değil, kiralama sürecinde ortaya çıkabilecek ek maliyetlerin de önceden öngörülebilir ve şeffaf bir şekilde belirlenmesini amaçlayan bir çerçeve ortaya koymaktadır.

Bu düzenlemelerin önemli bir sonucu, işletmelerin yalnızca kira sözleşmelerini değil, rezervasyon sistemlerini, internet sitelerini, çağrı merkezi süreçlerini, satış ve operasyon personelinin uygulamalarını da Yönetmeliğe göre yeniden yapılandırmasının gerekecek olmasıdır. Dolayısıyla uyum yalnızca hukuk departmanının hazırlayacağı yeni bir sözleşme metniyle tamamlanabilecek nitelikte değildir.

 

6. Depozito Uygulaması ve Kambiyo Senedi Yasağı

Taşıt kiralama ilişkilerinde uyuşmazlık konusu olan teminat uygulamaları da Yönetmelik’in 14. maddesiyle sıkı kurallara bağlanmıştır. Buna göre depozito, altı (6) gün ve daha kısa süreli kiralamalarda azami üç (3) günlük kira bedeli; yedi (7) ila yirmi dokuz (29) günlük kiralamalarda ise azami yedi (7) günlük kira bedeli ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca çek, senet, teminat mektubu ve kefaletname gibi belgelerin bu amaçla alınması yasaklanmış; depozitonun kredi kartı, banka kartı ya da ön ödemeli kart üzerinden ön provizyon veya blokaj şeklinde alınabileceği düzenlenmiştir. Depozitonun da kural olarak sözleşmesinin sona ermesinden ve taşıtın iadesinden itibaren yedi (7) gün içinde iade edilmesi gerekecektir.

Bu düzenleme yalnızca tüketiciyi koruyan bir hüküm olarak değil, geçmiş uyuşmazlıkların önemli bir bölümünün kaynağını ortadan kaldırmaya yönelik bir müdahale olarak da okunmalıdır. Nitekim taşıt kiralama ilişkisi kapsamında alınan senetlerin daha sonra kira sözleşmesinden bağımsız bir kambiyo senedi gibi takibe konu edilmesi geçmişte yargı kararlarına da yansımıştır.9 Yeni düzenleme, bu tür uyuşmazlıkların sonradan çözülmesi yerine, teminatın alınma aşamasında önden engellenmesi yolunu tercih etmektedir.

9Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2799, K. 2021/386, T. 25.01.2021.

 

7. Hasar ve Arıza Durumları İçin Yeni Yükümlülükler

Yönetmelik'in 16. maddesi, hasar/arıza iddialarında keyfiliği sona erdirecek önemli bir adım atmıştır. Buna göre kiracıdan hasar veya arıza bedeli talep edilebilmesi için hasarın ve onarım maliyetinin yetkili ve bağımsız ekspertiz raporu ile belgelendirilmesi gerekli kılınmıştır. Değer kaybı nedeniyle kiracıdan herhangi bir bedel talep ve tahsil edilebilmesi için ise ilam niteliğinde bir karar olması gerekecektir.

Taşıt teslim ve iade belgeleri ise uyuşmazlıklarının merkezine yerleştirilmiştir. Buna göre taşıt teslim ve iade belgeleri düzenlenmeyen yahut taşıt iade belgesinde belirtilmeyen hasar ve arızalar için de kiracıdan herhangi bir bedel talep ve tahsil edilemeyecektir. Böylece kira ilişkisinin başlangıcında taşıtın hangi durumda teslim edildiğinin ve iade sırasında hangi farklılıkların bulunduğunun açık biçimde belgelenmesi, artık yalnızca iyi bir operasyonel uygulama olmaktan çıkarak hukuki uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebilecek bir gereklilik haline gelmektedir. Bu nedenle fotoğraf ve video kayıtlarının niteliği, teslim ve iade tutanaklarının içeriği, kilometre ve yakıt seviyelerinin kayıt altına alınması, hasarın ne zaman tespit edildiğinin belirlenmesi ve ekspertiz sürecinin bağımsızlığı önem kazanacaktır.

Yönetmelik, ayrıca hasar ve arıza durumlarına yönelik kiracı lehine belirli standartlar da getirmiştir. Buna göre kira süresi içinde meydana gelen ve sürüş, taşıt veya can güvenliğini etkileyen hasar ve arızalarda işletmenin gerekli desteği sağlaması gerekecektir. Arızanın kiracıdan kaynaklanmadığının açıkça anlaşılması halinde mümkün olan en kısa sürede eş değer bir ikame taşıt tahsis edilmesi, bunun sağlanamaması halinde ise kalan kira süresine ilişkin bedellerin iadesi söz konusu olacaktır. Ayrıca hasar ve arıza bildirimleri için işletmelerin, internet tabanlı veya telefon aracılığıyla sürekli ve erişilebilir bir bildirim altyapısı kurmaları da zorunlu hale getirilmiştir.

 

8. Kasko ve İşletme Güvencesi

Yönetmeliğin getirdiği bir diğer büyük yenilik ise kiracının veya ek sürücünün hasar kaynaklı mali sorumluluklarının işletme tarafından güvence altına alınmasını zorunlu kılmasıdır. Buna göre kiracının veya ek sürücünün mali sorumlulukları kasko veya işletme güvencesiyle teminat altına alınacaktır. Böylece kiracı veya ek sürücüden onarım masrafı, değer kaybı, onarım süresince oluşabilecek kira kaybı ve benzeri gerekçelerle herhangi bir bedel talep veya tahsil edilemeyecektir. Kiracı ve sözleşmede belirlenen ek sürücünün bu kasko veya işletme güvencesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanması için yalnızca kira bedelinin ödenmesi yeterli olacaktır. Ancak bu güvence sınırsız değildir. Taşıta kasten zarar verilmesi veya alkol/uyuşturucu etkisi altında kullanılması, ağır trafik güvenliği ihlalleri ve yasa dışı faaliyetler gibi haller, işletmenin güvence sağlama yükümlülüğünün kapsamı dışında bırakılmıştır.

 

9. Dijital Platformlara Getirilen Kısıtlamalar ve Yükümlülükler

Yönetmeliğin yalnızca kiralama işletmeleri ile tüketiciler arasındaki ilişkiyi değil, Yönetmeliğin 18. ve 19. maddelerinde ilan ve aracı platformlarla (dijital platformlarla) kiralama işletmeleri arasındaki ticari ilişkiyi düzenlemesi de dikkat çekicidir. Sektörde giderek önem kazanan ilan ve aracı platformlara, işletmelerin yetki belgesini kontrol etme ve ilanlarda belirli bilgileri gösterme yükümlülüğü getirilmiştir. Daha da önemlisi, platformların işletmeler üzerindeki ekonomik gücünü ve haksız ticari uygulamaları sınırlamaya yönelik hükümler getirilmiştir.  İşletmelerin rızaları dışında kampanyalara dahil edilmesi, objektif kriter olmaksızın sıralamada geriye düşürülmesi veya platform tarafından elde edilen verilerin işletmeyle rekabet amacıyla kullanılması gibi uygulamalar haksız ticari uygulama olarak nitelendirilmiş ve bu sayılanlarla sınırlı olmamak üzere dijital platformların haksız ticari uygulamalarda bulunması yasaklanmıştır. Ayrıca platformların tahsil ettikleri kira bedellerini taşıtın kiracıya tesliminden itibaren en geç 5 iş günü içinde işletmeye aktarması gerektiği de düzenlenmiştir. Bu düzenleme, özellikle dijital platformlar ile işletmeler arasındaki ticari ilişkinin daha öngörülebilir hale gelmesi bakımından önem taşımaktadır.

 

10. Bilgi Sistemi ve Dijitalleşen Denetim

Yönetmelikle birlikte Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sisteminin kurulacağı düzenlenmiştir. Yönetmelik taslak aşamasındayken sektör tarafından özellikle bilgi sisteminin pratik, kullanılabilir ve sektörün farklı operasyonel ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanması; mümkün olduğu ölçüde mevcut Kiralık Araç Bildirim Sistemi (“KABİS”) sistemi ile entegrasyonunun sağlanması gerektiği yönündeki görüşler Ticaret Bakanlığına iletilmiştir. Bilgi Sistemi üzerinden yetki belgesine sahip işletmelerin güncel listesine erişilebilecektir. İşletmelerin kiralamaya konu edecekleri taşıtları kiralama işleminden önce sisteme kaydetmeleri gerekecektir. Bu bilgi sisteminin, kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi ve sektörün denetlenebilir hale getirilmesi bakımından en önemli araçlardan biri olması beklenebilir. Bununla birlikte sistemin sektör açısından etkinliği, yalnızca teknik olarak kurulmasına değil, uygulamada işletmelerin kullandığı diğer sistemlerle ne ölçüde entegre edileceğine de bağlı olacaktır.

 

11. Geçiş Hükümleri: Uyum için Tanınan Süreler

Yönetmelik 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek olmakla birlikte, mevcut işletmelerin yeni sisteme geçişini kolaylaştırmak amacıyla farklı yükümlülükler bakımından farklı tarihler belirlenmiştir.  Mevcut işletmelerin yetki belgesi alma yükümlülüğü bakımından 1 Temmuz 2027; asgari taşıt sayısı, taşıt yaşı ve kilometresi ile hibrit/elektrikli taşıt şartları bakımından 1 Ocak 2028 tarihine kadar geçiş imkânı tanınmıştır. Platformlara ilişkin bazı yükümlülükler bakımından da kademeli geçiş öngörülmüştür.  Özellikle filo kriterleri, mesleki yeterlilik, sözleşmeler, depozito uygulamaları, hasar tespit süreçleri ve dijital platform sözleşmeleri bakımından uyum çalışmalarının şimdiden başlatılması, işletmelerin son dönemde yoğunlaşacak operasyonel yükünü azaltacaktır.

 

12. Sonuç

Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik, Türkiye’de taşıt kiralama sektörünün ilk kez doğrudan ve bütüncül bir düzenlemeye kavuşmasını sağlamıştır. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte işletmeler tarafından yalnızca sözleşmelerin mevzuata uygun hale getirilmesi değil; idari uyum, filo uyumu, sözleşmesel uyum, operasyonel uyum, dijital uyum gibi farklı başlıklar altında çok boyutlu uyum süreçlerinin tamamlanması gerekecektir.  Bu kapsamda yetki belgesi ve idari kayıtların, taşıt filolarının, sözleşme ve rezervasyon süreçlerinin, taşıt teslim ve iade uygulamalarının, hasar ve ekspertiz prosedürlerinin yanı sıra internet sitesi, mobil uygulama ve diğer dijital süreçlerin de Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gözden geçirilmesi gerekecektir. Bu yönüyle 1 Ocak 2027 tarihi, sektör açısından yalnızca yeni bir düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarih değil; hukuki, idari, finansal, teknik ve operasyonel açıdan yeni bir dönemin başlayacağı tarih niteliğindedir. Taslak metin üzerinde sektör temsilcileri ve hukukçular tarafından yapılan değerlendirmeler, sektörün günlük uygulamalarında karşılaşılan sorunların düzenleyici otoriteye aktarılması bakımından önemli bir işlev görmüştür. Bizim de bu süreçte, gerek taslak metnin hukuki açıdan değerlendirilmesiyle

gerek sektör paydaşlarının operasyonel tecrübelerinin hukuki önerilere dönüştürülmesiyle yönetmelik çalışmalarına katkı sunma imkânımız olmuştur. Nihai metne bakıldığında taşıt yaşı ve kilometre kriterleri, asgari filo sayısı, taşıt içi kamera uygulaması, güvence sisteminin yapısı, geçiş süreleri gibi çeşitli birçok konuda nihai metnin şekillenmesine katkı sağlanmıştır. Bu süreç, sektörün uygulama tecrübesi ile hukuki değerlendirmelerin mevzuat hazırlama sürecine dahil edilmesinin, tüketici ile işletme arasında dengeyi sağlayacak uygulanabilir ve öngörülebilir bir düzenlemenin ortaya çıkması için ne denli önem arz ettiğini ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte, Yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte hukuki tartışmaların sona erdiğini söylemek mümkün değildir. Aksine, yetki belgesi şartlarının özel hukuk ilişkilerine etkisi, depozito ve hasar bedellerinin tahsili, ekspertiz uygulamalarının kapsamı, işletme güvencesinin niteliği, dijital platformların sorumlulukları, Bilgi Sistemi ile diğer sistemler arasındaki veri akışı ve Yönetmelik’in diğer mevzuat hükümleriyle ilişkisi gibi pek çok husus uygulama sürecinde daha da somutlaşacaktır. Bu nedenle Yönetmeliğin başarısı, yalnızca şekli olarak mevzuat uyumunun sağlanmasına değil, öngördüğü şeffaflık ve kurumsallaşma anlayışının sektör işleyişine etkin biçimde yansıtılmasına bağlı olacaktır. Önümüzdeki dönemde uygulamadan elde edilecek tecrübenin ve sektör paydaşlarının katkılarının, Yönetmeliğin yorumlanması ve ihtiyaç duyulması halinde geliştirilmesi bakımından önemli bir işlev göreceği değerlendirilmektedir.

 

Kaynakça

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun.
  • 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun
  • 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun,
  • Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik
  • Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik
  • Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik.
  • Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik
  • Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, 2025 Eylül Aylık Bülteni, (Çevrimiçi) https://icticaret.ticaret.gov.tr/data/65cb70d813b876e190ae9467/Eyl%C3%BCl%202025.pdf, s. 6.
  • Nazım Can IŞIKTAÇ/ Sedat TARLACI, Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik ile İlgili Güncel Gelişmeler, filo ve rent a car Dergisi, Sayı: 145, Sayfa: 54-56, Mart-Nisan 2026, (Çevrimiçi) https://tokkder.org/wp-content/uploads/2026/04/filoverac145.pdf, E.T. 20.09.2026.  
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2799, K. 2021/386, T. 25.01.2021.

 

Yazar: Sedat Tarlacı

Kaynak: Lebib Yalkın Aylık Mevzuat Dergisi Ekim Sayısı 2026

× Popup Görseli

E-Bültenimizi İnceleyin